• 0537 331 9315
  • ganitabordohaber@gmail.com
Ganita Haber - Kültür - Sanat - Spor Ganita Haber - Kültür - Sanat - Spor
  • HABER
  • KÜLTÜR & SANAT
  • YAZARLAR
  • SÖYLEŞİ
  • MİZAH
  • TURİZM
  • TARİH
  • SPOR
  • BELGESEL
  • İLETİŞİM
ATA ATAOĞLU SON YOLCULUĞUNA UĞURLANIYOR

ATA ATAOĞLU SON YOLCULUĞUNA UĞURLANIYOR

Manşet 11 Ağustos 2026

TRABZON BİR DEĞERİNİ DAHA KAYBETTİ

Trabzon spor camiasının hatırı sayılır isimlerinden, İdmanocağı ve Trabzonspor Kulübü’nün önemli hafızalarından biri olan Ata Ataoğlu hayatını kaybetti.

2 Ağustos 1967 tarihli Trabzonspor Kulübü üyesi Ataoğlu, bordo-mavili kulüpte uzun yıllar boyunca çeşitli görevlerde bulundu.

Ata Ataoğlu; 16, 17, 18, 19, 20, 22, 23, 24, 25, 26, 27 ve 28. dönemlerde Denetim Kurulu Başkanı, 2. dönem Yönetim Kurulu Muhasip Üyesi ve 3. dönem Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı. Ataoğlu ayrıca 2 Ağustos 1987’den itibaren Divan Kurulu Üyesi olarak Trabzonspor’a hizmet etti.

Orta okulu ve liseyi Trabzon Ticaret Lisesi’nde okuyan Ataoğlu, 1954-1955 döneminde mezun oldu. Ahmet Suat Özyazıcı ile birlikte okulun futbol takımında oynayan Ataoğlu, mezun oluncaya kadar voleybol ve hentbol takımında da görev aldı. Ayrıca İdmanocağı Kulübü’nün unutulmaz futbolcularındandı.

Ata Ataoğlu’nun cenazesi bugün (11 Ağustos 2026 Salı) İskenderpaşa Camii’nde öğle namazının ardından yapılacak dini törenden sonra defnedilecek.

Ailesine, yakınlarına, dostlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz. Ruhu şad olsun.

FINDIK ÜRETİCİSİ: ÜRETİCİ KAN AĞLIYOR İHRACATÇI DÖRT KÖŞE!

FINDIK ÜRETİCİSİ: ÜRETİCİ KAN AĞLIYOR İHRACATÇI DÖRT KÖŞE!

Manşet 16 Temmuz 2026

* ÇİFTÇİ YOKSA YİYECEK YOK,

   YİYECEK YOKSA GELECEK YOK

* GIDA İTHALATI ÇIKMAZ SOKAKTIR.

   ÜLKEMİZİ BU ÇIKMAZDAN KURTARIN.

* DESTEĞİ TOPRAĞA DEĞİL, ÜRÜNE VERİN.

* ÜRETİCİ KAN AĞLIYOR. İHRACATCI DÖRT KÖŞE 

* OYUN REKOLTEDEN BAŞLIYOR

* YETKİLİ VE ETKİLİLERE SESLENİYORUZ

* REKOLTE TESPİTİ HARMANDA BELİRLENSİN. ÜRETİCİNİN YAZILI BEYANI ESAS ALINSIN, ÇELİŞKİLER ORTADAN KALKSIN. NE YAZIK Kİ SESİMİZİ KİMSE DUYMAK İSTEMEDİ 

 

Trabzon İli Fındık Üreticileri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu üyeleri ile Türkiye Ziraat Mühendisleri Odası Trabzon Şubesi Başkan ve Yönetim Kurulu üyeleri, Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nde yaptığı basın toplantısında, fındık üretiminde yaşanan olumsuzlukları dile getirdi.

Sivil toplum örgütü temsilcileri ve fındık üreticilerinin de katıldığı toplantıda üreticilerin sorunlarının dile getirildiği açıklamada şu görüşlere yer verildi:

FINDIĞIN KG/MALİYETİ HESAPLANARAK,

TAVAN DEĞİL, TABAN FİYAT BELİRLENİP AÇIKLANSIN

“Bilimsel veriler ve yaşanan gerçeklerle fındığın kg/maliyet fiyatı belirlenmeli, üreticinin emeğinin karşılığı olarak tavan değil, taban fiyat açıklanmalıdır.

 OYUN YİNE REKOLTEDEN Mİ BAŞLADI?

 Çin’in Makao adasında 12-24 Mayıs 2026’da düzenlenen 43. Dünya Kuruyemiş ve Kuru Meyve Kongresi’nde ülkemizdeki fındık piyasasını sarsacak spekülatif bir gelişme yaşandı, yeni sezon için fındık rekolte tahmini 809 bin 940 ton olarak açıklandı. Yine aynı kongrede 2025/2026 sezonu üretiminin 518 bin ton olarak gösterildiğini açıklayan üretici önderleri ve ziraat odaları, bu açıklamaların fındık üreticisinin yok pahasına ürününü almaya yönelik aldatmaca ve oyundan başka bir şey olmadığını belirterek tepkilerini dile getirdiler. Fındık bahçelerinde karşılığı olmayan hayali rakamların hiçbir değeri yoktur. Üreticiyi yanıltıp ürününü elinden değerinin çok altında almaktan başka bir anlam taşımamaktadır. Nerede tek yetkili Tarım ve Orman Bakanlığımız?

Rekolte tespiti harmanda yapılsın, üreticinin beyanı alınsın, çelişkiler yok olsun. Sesimizi kimselere duyuramadık. Fındık geçtiğimiz sezon kuraklık, külleme, kokarca darbesi yedi, fındık üretici çaresiz iklime teslim oldu.

AZ SATTILAR, ÇOK KAZANDILAR TRABZON LİDER 

ÜRETİCİ KAN AĞLIYOR, İHRACATCI DÖRT KÖŞE!

Geçen sezona göre miktarda yüzde 31 düşüş, değerde ise yüzde 17 oranında satış artışı gerçekleşmiş. Az satmışlar, çok kazanmışlar. Piyasanın ateş pahası olduğu günümüzde fındık fiyatları niçin yerlerde sürünüyor, 140-150-170 kg TL ne demek? Şimdiden geçen yılın altına fiyatları çekmek için karanlık oyunların ilk perdesi mi oynanıyor?

Arkadaşlar fındıkta yaşanan fiyat oyununu, çiftçinin ürününün nasıl yok pahasına elinden alındığını yıllardan beri söylüyoruz (Avrupalının yenmeyen fındığının yanında). Fındık baronları fiyatı düşürmek için her türlü (serbest piyasa) yutturmacası ismi altında değerinin çok altında üreticinin ürününü elinden alındığını söylüyoruz.

Arkadaşlar, bizler çok iyi biliyoruz ki bu durum böyle değildir. Üreten çiftçi alın terinin hakkını alamamakta ama aracı, kırıcı, tüccar, ihracatçı, fabrikatör, tedarikçi hepsi kazanmaktadır. Fındığın bakım maliyeti gübre, ilaç, işçilik, nakliye gibi kalemlerdeki artışlar, yaşanan enflasyon, fındığın da maliyetini yükseltmiştir. Bir işçi yevmiyesinin üç bin, üç bin beş yüz TL olduğu günümüzde gerçekçi maliyet hesabı yapılmadan açıklanacak alım fiyatları üreticiyi memnun edemez.

Yaşadığımız süreç, açıklamamızın sloganını ortaya çıkardı: ‘ÇİFTÇİ YOKSA, YİYECEK YOK; YİYECEK YOKSA, GELECEK YOK.’   

Gıda ithalatı, çıkmaz sokaktır. Ülkemizi bu çıkmazdan çıkaralım.

“DESTEĞİ TOPRAĞA DEĞİL, ÜRÜNE VERELİM”    

Dünyada eşi ve benzeri olmayan ‘üretme de seni destekleyeyim’ uygulamasının verim ve kaliteye yararı olmadığı ortaya çıkmıştır. Bu uygulamadan vazgeçilmelidir.  

Ürüne destek verilerek verim ve kalite artırılmalı, süreç izlenmelidir.   

Karadeniz Bölgesi’nin olmazsa olmazı fındık ve çaydır. Geçmiş yıllarda tekelleşen alıcı, üreticinin üzerinde bir balyoz gibi tedbirlerle alımlara müdahale ederek fiyatların düşmesine neden olmaktadır. Fiskobirlik yeniden yapılandırılmalı, tüm üreticiyi kapsamalı, piyasada belirleyici rol oynamalıdır.

Fındık üreticisinin gerçek temsilcileri, tekelleşmeye karşı tavır alırken, üreticinin sırtından geçinenler, yabancı tekele kurtarıcı naraları attılar, o günleri unutmadık. Şimdi ise ‘fındık yabancı tekelin elinde alternatif pazarları tüketti, sıra Türkiye’ye geldi’ diyorlar.

‘Yabancı tekel, Türk fındığına muhtaçtır’ söylemleri ile üreticinin sömürülmesini görmezden geliyorlar.  ‘Fındıkta yabancı tekel’ yok diyenler,  dünya üretiminin yüzde 70’ine sahip olan ülkemiz, işleme ve pazarlamada söz sahibi olamıyorsa, şapkayı önümüze koymalı, gerçek ve kalıcı istikrarlı çözüm üretmeliyiz.”

Gökhan Gedikli: “19 Mayıs Türk milletinin büyük uyanışının gerçekleştiği gündür”

Gökhan Gedikli: “19 Mayıs Türk milletinin büyük uyanışının gerçekleştiği gündür”

Manşet 19 May 2026

Türk-İş Trabzon İl Başkanı Gökhan Gedikli, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Gökhan Gedikli mesajında: “19 Mayıs 1919 günü, Türk Milletinin büyük uyanışının gerçekleştiği,  işgalci güçlere karşı başkaldırının başladığı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Ya istiklal, ya ölüm!’ sloganıyla millet egemenliğine dayanan, tam bağımsız bir devlet kurma kararının yaşama geçirildiği büyük gündür.

Bu duygu ve inançla, gençlerimizin ve tüm ulusumuzun Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Bu vesileyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bu cennet vatan uğruna canını feda etmiş bütün şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize minnet ve şükranlarımı sunuyorum” dedi.

19 MAYIS’IN RUHU EMPERYALİZME KARŞI DİRENİŞTİR!

19 MAYIS’IN RUHU EMPERYALİZME KARŞI DİRENİŞTİR!

Manşet 18 May 2026

19 Mayıs 1919, emperyalist işgale ve teslimiyet politikalarına karşı halkın bağımsızlık iradesinin ayağa kalktığı tarihsel bir dönüm noktasıdır. Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’da yaktığı kurtuluş meşalesi; tam bağımsızlık, halk egemenliği ve özgür bir gelecek mücadelesinin başlangıcı olmuştur.

Bugün 19 Mayıs’ın tarihsel anlamı yalnızca törenlerle değil; bağımsızlık idealine sahip çıkmakla anlam kazanır. Çünkü gençliğin ve halkın geleceği ağır bir ekonomik, siyasal ve toplumsal kuşatma altındadır.

Gençler işsizlik, yoksulluk, güvencesizlik ve geleceksizlik içinde yaşamaya zorlanmaktadır. Üniversite mezunu gençler iş bulamamakta; milyonlarca genç düşük ücretli ve güvencesiz çalışmaya mahkûm edilmektedir. Barınma sorunu, yüksek kiralar ve hayat pahalılığı gençliğin yaşamını kuşatmaktadır.

Eğitim hakkı ise piyasacı politikalarla paralı hale getirilmekte; nitelikli, bilimsel ve kamusal eğitime erişim her geçen gün daha fazla daraltılmaktadır. Çocuklar ve gençler laik eğitimden uzaklaştırılırken; eğitim sistemi gerici ve piyasacı uygulamalarla şekillendirilmektedir.

Özellikle MESEM uygulamaları adı altında çocuk emeğinin sömürülmesi kabul edilemez bir noktaya ulaşmıştır. Çocukların okul sıralarında olması gerekirken ucuz iş gücü olarak çalıştırılması; eğitim hakkının ve çocukluk hakkının açık ihlalidir.

Örgün eğitim dışında kalan öğrenci sayısındaki artış da ülkenin geleceği açısından büyük bir yıkım anlamına gelmektedir. Yoksulluk ve eşitsizlik nedeniyle eğitimden koparılan her çocuk, aynı zamanda toplumun geleceğinden koparılmaktadır.

Gençlerin örgütlenme ve ifade özgürlüğü üzerindeki baskılar ise giderek ağırlaşmaktadır. Demokratik haklarını kullanan öğrenciler, gençler ve akademisyenler soruşturmalarla, baskılarla ve gözaltılarla susturulmak istenmektedir. Oysa özgür düşüncenin olmadığı yerde bilim de demokrasi de gelişemez.

Üniversiteler siyasal iktidarın vesayetinden kurtarılmalı; bilimsel özerklik ve demokratik üniversite anlayışı esas alınmalıdır. Kayyum anlayışı üniversitelerin değil, baskıcı yönetim anlayışının göstergesidir.

Bugün laiklik mücadelesi de gençliğin özgür geleceği açısından yaşamsal önemdedir. Laiklik; çocukların ve gençlerin dogmalardan değil bilimden yana eğitim almasının güvencesidir. Eğitimde laiklikten uzaklaşılması, aklın ve bilimin tasfiyesi anlamına gelmektedir.

Tam da bu nedenle 19 Mayıs’ın bağımsızlık ruhunu savunmak; emperyalizme, savaş politikalarına ve dışa bağımlılığa karşı mücadeleyi büyütmeyi gerektirir.

Ne yazık ki bu yıl NATO’nun kuruluş yıl dönümünün Türkiye’de kutlanacak olması, 19 Mayıs’ın anti-emperyalist ruhuyla açık bir çelişki oluşturmaktadır. Halkların iradesine karşı darbelerle, savaş politikalarıyla ve emperyalist müdahalelerle anılan bir askeri örgütün meşrulaştırılması asla kabul edilemez.

Türkiye’nin ihtiyacı savaş politikaları değil; halkların kardeşliği, demokrasi, özgürlük ve bağımsızlıktır. Gençlerimizin geleceği emperyalist ittifaklarda değil; ancak eşitlikçi, demokratik ve tam bağımsız bir ülkede kurulabilir.

Bizler Eğitim Sen Trabzon Şubesi olarak;

Gençliğin geleceğinin sermayeye, piyasaya ve emperyalist politikalara teslim edilmediği,

Çocukların çalıştırılmadığı,

Bilimsel, laik ve kamusal eğitimin herkes için eşit hak olduğu,

Üniversitelerin özgür olduğu,

Hukukun üstünlüğünün ve demokrasinin egemen olduğu,

Savaşa değil barışa kaynak ayrılan,

Tam bağımsız, laik ve demokratik bir Türkiye için mücadeleyi sürdüreceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı; bağımsızlık, özgürlük, laiklik ve demokrasi mücadelesini büyütme kararlılığıyla kutluyor, başta gençler olmak üzere tüm halkımızı eşit ve özgür bir gelecek mücadelesinde birleşmeye çağırıyoruz.18.05.2026

Muhammet İkinci

Eğitim Sen Trabzon Şube Başkanı

19 MAYIS’IN AYDINLIĞINDA CUMHURİYET’E VE GENÇLİĞE SAHİP ÇIKIYORUZ

19 MAYIS’IN AYDINLIĞINDA CUMHURİYET’E VE GENÇLİĞE SAHİP ÇIKIYORUZ

Manşet 18 May 2026

19 Mayıs 1919; umutsuzluğun değil direnişin, teslimiyetin değil bağımsızlığın tercih edildiği; millet iradesine dayanan çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı tarihi bir dönüm noktasıdır. Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak yaktığı kurtuluş meşalesi, yalnızca bir bağımsızlık mücadelesini değil; aklın ve bilimin rehberliğinde yükselen laik, demokratik ve çağdaş bir Cumhuriyet idealini de tüm yurda yaymıştır.

Atatürk’ün 19 Mayıs’ı gençliğe armağan etmesi, Türk gençliğine duyduğu büyük güvenin ve geleceği gençlerin çağdaş düşüncesine emanet ettiğinin en güçlü göstergesidir. Çünkü gençlik; yalnızca yarının yöneticileri değil, aynı zamanda Cumhuriyet değerlerinin, özgürlüğün, eşitliğin ve aydınlanmanın taşıyıcısıdır. Bu nedenle gençlerin laik, bilimsel, çağdaş ve nitelikli eğitim olanaklarıyla yetişmesi, ülkemizin geleceği açısından yaşamsal öneme sahiptir.

Bizler Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Trabzon Şubesi olarak; Cumhuriyetimizin temel değerlerine sahip çıkmayı, kız çocukları başta olmak üzere tüm gençlerin eğitim hakkını savunmayı, fırsat eşitliği ve toplumsal cinsiyet eşitliği için mücadele etmeyi tarihsel bir sorumluluk olarak görüyoruz. Eğitimde laiklikten, bilimsellikten, kamusallıktan ve çağdaş yaşam ilkelerinden ödün vermeden çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Bugün bizlere düşen görev; Atatürk’ün emanet ettiği Cumhuriyet’i ve onun aydınlanma devrimlerini korumak, gençlerimizin özgür düşünen, sorgulayan, üreten bireyler olarak yetişmesini sağlamaktır. İnancımız odur ki; Cumhuriyet’e ve onun değerlerine sahip çıkan gençler var oldukça, Türkiye’nin aydınlık yarınları da daima var olacaktır.

Bu duygu ve düşüncelerle; başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm kurtuluş kahramanlarımızı, şehit ve gazilerimizi saygı, minnet ve özlemle anıyoruz.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun.

Metin Serdar

ÇYDD Trabzon Şube Başkanı

  1. TRAZON BAROSU DOĞA VE HUKUK ORMANI
  2. “Çocuklarımız aydınlık yarınlarımızın güvencesidir”
  3. 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN
  4. BAŞKAN AHMET KAYA'DAN İKİ YILIN HESABI

Sayfa 1 / 2

  • 1
  • 2
© 2025 Ganita Bordo Haber . Tüm Hakları Saklıdır. Pruva Media
Ganita Haber - Kültür - Sanat - Spor Ganita Haber - Kültür - Sanat - Spor
  • HABER
  • KÜLTÜR & SANAT
  • YAZARLAR
  • SÖYLEŞİ
  • MİZAH
  • TURİZM
  • TARİH
  • SPOR
  • BELGESEL
  • İLETİŞİM
  • 0537 331 9315
  • ganitabordohaber@gmail.com