TRABZONLU SANATÇIDAN “SONAY SUBLİMİNALART” SERGİLERİ

Trabzonlu kadın sanatçılardan Sonay Kars Aslantürk, bireysel düşünceyle kendi bilinçaltı sanatı olarak yarattığı “Subliminalart” yoğun ilgi görüyor.

Trabzonlu kadın sanatçılardan Sonay Kars Aslantürk, bireysel düşünceyle kendi bilinçaltı sanatı olarak yarattığı “Sonay Subliminalart” sergisinin 13. cüsüne hazırlanıyor.

Trabzon merkez Ortahisar ilçesinde doğan, ilköğretimini bu kentte tamamlayıp 1982’de Trabzon Lisesi’nden mezun olan Sonay Kars Aslantürk, bu ismi tamamen kendi bireysel düşüncesiyle oluşturduğunu belirterek: “Geçmişte Jack Gustov adlı sanatçının tarzına biraz benzediğini söylediler. Merak edip araştırınca ve görünce inanın ben de çok şaşırdım. Bu isim ve tanımlama tamamen benim hayal ürünümdür.’’ dedi.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Matematik Bölümü’nde de eğitim-öğretim alan, Trabzon Pazarkapı Mahallesi’nin tanınmış esnaflarından, rahmetli Galip Kars’ın yetişkin evlatlarından biri olan Aslantürk, evlilik hayatından sonra yerleştiği İstanbul’da mandala sanatının çalışmalarını başlatırken, bugüne kadar açtığı bireysel ve ortak 12 sergiye imza attı.

Doğa sporları; (Alpinizm, Hiking, Trekking, Kamp) yoga, yüzme, bahçe peyzajı ve koşmanın kendisine iyi geldiğini hatırlatan Kars, zaman zaman memleketi Trabzon’a gelmeyi ve eski günleri yad etmeden de yapamadığını hatırlattı.

Mandala sanatını; Trabzon’da “Doğduğum günde, doğduğum şehirde”, Silivri’de “Yaşadığım şehir”, Antalya ve İzmir’de IAFF, Ankara’da Gesam ile karma sergi de Ortaköy’de Hüsrev Kethuda, Silivri’de Oğuz Aral Sergi Salonu’nda, Art Contact’ta ve geçtiğimiz yıl içerisinde; İstanbul Lütfü Kırdar’da, iki kez Büyükçekmece’de “Yaşadığım şehir”, Gesam ile Makedonya’nın Üsküp’de olmak üzere, eserlerini sergileme imkanı bulan 61 yaşındaki Sonay Kars, bu sanatla olan ilişkisini şöyle değerlendirdi: “Bir süre almış olduğum karakalem çizim derslerinin ötesinde, yavaşlamak ve içsel yaratıcı akışa açılmakla ilgili olan mandala sanatı ile geçtiğimiz pandemi döneminde karşılaşmamla yoğunlaştı. Mandalayı kendime yakın hissettim. Özgürce çalışma platformum acaba içsel yaşanmışlıklarımı ifade edebilir miyim? Farkındalığı ile yeşerdi. Böylece benim için anlam taşıyan imgeleri, hem geometrik hem de organik biçimlerle birleştirerek mandala çizimlerimi bu süreçte oluşturmaya başladım.”

Ailesinde üç kardeşten ortancası olan Sonay Kars Aslantürk, “Benim için sanat, dünyayla ve kendinle diyalog halinde olmak.” diyerek, şunları söyledi: “Çalışmalarım, klasik kurallara sadık olmadan çocukluk sembollerimi, yaşanmışlıklarımı, sevdiğim ne varsa özgürce yeni biçimlerde yeniden yaratma fırsatı sağlayarak, içte olanı keşfetmeye odaklanıyor. Mandalalarımı sergileyerek başkalarıyla paylaşmak da bu diyaloğun bir parçası olma arzusu taşıyor. Burada beni çeken şey; çağdaş sanatı amatör katılımcıyla ortaklık içinde var edebildiğince duyduğum inanç ve heyecan.”

Bu arada, Hinduizm ve Budizm’in eski Sanskritçe dilinde “daire” anlamına gelen mandala sanatı, geleneksel olarak çeşitli göksel dünyalardaki kozmosu temsil eden, geometrik bir tasarım veya desen olarak belirtiliyor.

Öte yandan, Turizm ve Kültür Bakanlığı’na bağlı prestijli bir sanat platformu olan, Türkiye Güzel Sanat Eseri sahipleri Meslek Birliği (GESAM) ile İstanbul Sanat ve Antika Fuarı’nda (IAFF) karma sergilerde yer alan bu bireysel sanat dalın da “Sonay Subliminalart” adıyla, kadın sanatçı Aslantürk’ün, önümüzdeki haftalarda 13. sergisini açmak için hazırlıklarını sürdürdüğü öğrenildi. (Trabzon Basın Bülteni)

TRABZONLU SANATÇI ŞAKİR SAĞLAM'DAN "ÇOCUK RESİMLERİNİ OKUMA"

Trabzonlu sanatçı Şakir Sağlam'ın Heyamola Yayınları'ndan çıkan  "Çocuk Resimlerini Okuma" adlı yeni eserinin tanıtım ve imza günü İstanbul / Kemal Türkler Salonu'nda.

28 Şubat 2026 Cumartesi günü saat 14.00'te gerçekleştirilecek programdaki konuşmacılar:

Açılış: Genel Başkan Özkan Atar

Öğrenci: Bilge Nur Elmacı

Öğrenci: Av. Deniz Baş Seçmen

Tanıtım: Şakir Sağlam

 

KEMAL TÜRKLER SALONU

Adres: Birleşik Metal İş Sendikası Genel Merkezi

Bostancı Mahallesi, E80 Yanyol Caddesi No: 2 - Kadıköy / İstanbul

 

Bütün sanatseverler davetlidir.

Trabzon Sanat Tiyatrosu'nda yılın ilk oyunu “Karagöz’ün Gözü Kara”

Kültür/Sanat Servisi- Trabzon Sanat Tiyatrosu, kuruluşunun 34. yılındaki ilk yeni oyununu, senarist ve sanat yazarı Erdem Beliğ Zaman’ın “Karagöz’ün Gözü Kara” adlı oyunuyla açıyor.

Tek perdelik oyunun yönetmenliğini, aynı zamanda tiyatronun da genel sanat yönetmeni olan Necati Zengin üstlenirken; Serkan Serbest-Karagöz, Miraç Bozal-Hacivat, Lale İskenderoğlu-Hacivat’ın Karısı, Süleyman Sırtkaya-Tuzsuz Deli Bekir, A.Songül Nadir-Cepçi Menekşe, Seymen Ali Pervanoğlu-Laz, Nevzat Ofluoğlu-Polis, İlayda Tığsavaş-Yaşlı Kadın ve Mete Aslan- Karagöz’ün Oğlu ile rolleri paylaşan isimler oldular.

Dekorunu Nevzat Ofluoğlu’nun, kostümlerini A. Songül Nadir’in, fotoğraf sorumluluğunu Cemre Can Avcı’nın, ses, efekt ve ışık görevini Aygül Aslan’ın yaptığı “Karagöz’ün Gözü Kara” Trabzon’da ilk kez, Trabzon Sanat Tiyatrosu oyuncuları tarafından sahnelenecek.

TST’nin Genel Sanat Yönetmeni Necati Zengin; “Bu oyun Trabzon’da ilk kez oynanacak. Değerli yazarımıza katkılarından dolayı çok teşekkür ediyoruz. Ama sözde sanat şehri olan Trabzon’da,  tiyatro gruplarının ne prova yapacağı doğru dürüst bir salon ne de oyunlarını sergileyeceği ses akustiği iyi olan bir salon var. Bu oyun için bize sahnesini açan Ortahisar Belediyesi’ne de teşekkür ediyoruz. Neşeli bir oyun seyretmek isteyenler, bu yeni oyunumuzu kaçırmasınlar.” diye konuştu.

     Bu ödüllü eserini tiyatro dünyasına kazandıran Erdem Beliğ Zaman, aynı zamanda Nefes gazetesindeki köşesinde sanat yazıları yazmaya ve senaryo çalışmalarına da devam ediyor.

    Ortahisar Belediyesi Nikah Salonu’nda, yarın akşam (26 Ocak), saat: 20.00’de, ilk kez ‘perde’ diyecek olan tek perdelik ve 70 dakika süresi olan bu oyun için, uzun bir süreden beri devam eden çalışmalarını tamamlayan “Karagöz’ün Gözü Kara” ekibi, söz konusu oyunu önümüzdeki şubat ayının 3, 9, ve 10. günlerinde de sahneye koyacak.

    “Karagöz’ün Gözü Kara”nın, önümüzdeki aylarda Trabzon’un bazı ilçelerinde ve komşu illerde de sergilenmesi bekleniyor. (Trabzon Basın Bülteni)

AKSM’DEN UNUTULMAZ TÜRK SANAT MÜZİĞİ KONSERİ

Akçaabat Kültür Sanat ve Müzik Derneği tarafından düzenlenen Türk Sanat Müziği konseri, izleyicilerden tam not aldı. Şef Özdemir Hafızoğlu yönetimindeki koro, disiplinli yapısı ve uyumuyla dikkat çekti.

Akçaabat Kültür Sanat ve Müzik Derneği (AKSM), 16 Ocak 2026 Cuma günü düzenlediği Türk Sanat Müziği konseriyle sanatseverlere unutulmaz bir gece yaşattı. Şefliğini bestekâr Özdemir Hafızoğlu’nun yaptığı konser, izleyiciler tarafından büyük beğeni topladı.

Yüzlerce yıllık bir geleneğin temsilcisi olan koro programında, disiplin ve uyum daha ilk eserden itibaren kendisini hissettirdi. Konser boyunca bu ciddiyet ve profesyonellik istikrarlı şekilde devam etti. Sunumundan koristlerine, solistlerinden saz ekibine kadar tüm unsurların bir bütünlük içinde hareket ettiği programda hiçbir ses ya da enstrüman öne çıkmadı.

Adeta bir ressamın tuvaline işlediği tablo gibi ilerleyen konser akışı, “birlikten kuvvet doğar” sözünü adeta sahneye taşıdı. İzleyiciler de bu ortak duyguyla salondan ayrıldı.

Koronun sergilediği birlik ve dayanışma ruhu, sahnedeki sanatçılara da yansıdı. Konser sonrası bazı koristlerle yapılan sohbetlerde, ekip ruhunun ve ortak hedeflerin ne denli güçlü olduğu gözlemlendi. Katılımcılar, bu koronun gelecekte çok daha büyük organizasyonlara imza atacağına olan inançlarını dile getirdi.

Konseri izlemek üzere Bursa’dan gelen doktor ve güftekâr Hüsamettin Olgun da memnuniyetini ifade ederek, koronun ileride çok daha büyük başarılara ulaşacağını belirtti. Olgun, Şef Özdemir Hafızoğlu için yazdığı şiiri sahnede okuyarak kendisine hediye etti.

Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim her ne kadar programa katılamasa da gönderdiği mesajla hem salonu hem de koro üyelerini mutlu etti. Sanata verilen bu tür desteklerin, geleceğe yapılan en değerli yatırımlardan biri olduğu vurgulandı.

Konser sonrası konuşan Şef Özdemir Hafızoğlu ise sanatın toplumsal önemine dikkat çekerek, “Kültürü ve özellikle sanatı kaybederseniz, yerine koyabileceğiniz hiçbir şeyiniz kalmaz. Bizler bu bilinçle, riyasız ve menfaatsiz şekilde Türk müziğine hizmet etmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. Hafızoğlu ayrıca basının toplum için yol gösterici bir güç olduğunu vurgulayarak desteklerinden dolayı teşekkür etti. (Trabzon Basın Bülteni)