Thomas Reis, denizcilik tabiriyle “tam yol ileri” dedi. Geldiği günden beri elindeki birbirinden değerli oyunculardan kurulu takımı ile başarılı işlere imza atmaya devam ediyor. Trabzonspor’un ilk beş maçlık periyodunda Galatarasay zaferinin ardından Samsunspor ile devam eden, Konferans Ligi’nde Kups’u devre dışı bırakan, son olarak da Beşiktaş maçıyla zirveye giden yolda büyük bir başarıyı kısa dönemde gerçekleştirdi.
Bu başarıda akılcı tutumu, ne istediğini bilen anlayışı, futbolcularla aile ortamı ve güven oluşturması, işinin erbabı olması, “az konuşma çok iş” diyen yapısı, taraftarların istediği futbolu oynatması muhteşem Trabzonspor’u ortaya çıkardı. Bu oyun anlayışı gerek saha içinde gerek saha dışında zevkle izlenen ve takip edilen Trabzonspor’u yarattı.
Beşiktaş son haftalarda gerek Avrupa’da gerek ligde başarılı bir futbol oynuyordu. Trabzonspor’un hızlı top kayıpları Beşiktaş’ın ilk yarıda oyun üstünlüğünün sebebi oldu. Bu sayede sayısız gol fırsatı yakaladı.
Beşiktaş’ın her atağında kalesinde devleşen bir Onana vardı. Yaptığı muhteşem kurtarışlarıyla takım arkadaşlarına büyük güven verdi. Kendisi en az gol yiyen kaleci olurken Trabzonspor da en az gol yiyen takım oldu.
Trabzonspor artık ciddi antrenman yapan bir takım konumunda. Bunu da 122 km koşarak ortaya koydu. Devamlı geçiş oyun oynaması takımın atak gücünü elinde tutmasını sağlarken, oyundan düşmemesini de sağladı.
Trabzonspor top üstünlüğünü Beşiktaş’a bırakırken skor üstünlüğünün kendinde olmasını sağladı. Koşan Trabzonspor oyun zevkini de taraftarlarına izletti. Top tekniği yüksek oyuncuların varlığı Aral ve Muçi işbirliğinde geliştirilen atakta Ozan’ın bitirici vuruşu Trabzonspor’un öne geçmesini sağladı: 1-0. Devre bu sonuçla tamamlandı.
Özellikle geçiş oyunlarında çabuk top kaybının önüne geçilmesi başarılı futbolun kendiliğinden gelişeceği gerçeği ile Trabzonspor daha atak ve gole yakın bir futbol oynayacaktır.
İkinci yarı farklı bir oyun seyrettik. Bu sefer topa hâkim atak gücü, yüksek pozisyon zenginliği içerisinde gol fırsatlarını yakalayan Trabzonspor oldu. Yine Aral ile başlayan ve Franculino ile devam eden atakta “al da at” deyip verdiği pasta Mohamed Salah gereğini yerine getirerek Trabzonspor’un 2-0 net skorunu belirledi.
Trabzonspor’un savunma anlayışında belirgin bir mücadele yaptığını görüyoruz. Özellikle Nwaiwu’nun üstün başarısı güçlü savunmada kendini gösteriyor. Pına’nın çalışkanlığı, Cabral’ın akıllı oyunu, Saviç’in tecrübesi güçlü savunma, az gol yiyen takımın şampiyon olacağı gerçeğini ortaya koyuyor.
Ozan-Tim değişikliği devamında Umut-Franculino ve Cenk-Muçi değişiklikleri kadro zenginliğinin göstergesi oldu. Trabzonspor haftada üç maç oynamakta ve bu maçlarda her futbolcunun oynama şansı var. Bu takım içi rekabetinin gücünün oyuna yansıması anlamını taşıyor. Bu da futbolcuları daha çok çalışmaya teşvik ediyor.
Takım içerisindeki birlik ve beraberlikle taraftarına zevkle izlettiği futbolu ile Trabzonspor kendi karakteristik özelliği olan hırslı, mücadeleci, kazanma arzusu taşıyan futboluyla her geçen gün daha güzel görüntüleri ortaya koyacaktır. Yeter ki dış güçler yakasını bıraksın. Futbol saha içinde oynansın!