NEFES KESEN MÜCADELE

Trabzonspor son haftalardaki galibiyet serisine Beşiktaş maçını ekleyerek zirve mücadelesinden kopmak istemiyordu. Biletlerin satışa çıkarıldığı on dakika içerisinde tükenmesi müsabakaya taraftarın yoğun ilgisini ve desteğini ortaya koyuyordu. Taraftarın yoğun tezahüratı Trabzonspor’un son haftalarda talep ettiği desteği görülmeye değerdi. Aslında kazanmak için her şey hazırdı.

Trabzonspor oyuna kontrollü bir futbol oynayarak başladı. Fatih Tekke hafta arasında karşılaşacağı sorunu dile getirmişti. Dediği gibi de oldu. “Beşiktaş’ın geçiş futboluna müsaade etmemeliyiz.”

Beşiktaş geçiş futbolunu başarıyla kullanarak girdiği üç pozisyonda üç gol atarak büyük avantaj elde etti. Bu gollerde savunmanın ağır kalması kademe anlayışından yoksun olması yerinde müdahale yapamaması, yenilen gollerde etkin rol oynadı.

Devre son haftaların golcüsü olan Muçi’nin bu haftayı yine boş geçmeyen düzgün net bir vuruşla attığı golle 3-1 Beşiktaş lehine sona erdi.

Trabzonspor geldiği günden beri hiç katkı vermeyen ağzında sakızı ile yürekli arkadaşlarına destek olmayan Kazem Olaigbe’yi neden hâlâ her maçta sahada tutuyor buna bir türlü anlam verilemiyor. Görünen o ki asla Trabzonspor’un futbolcusu olamayacak.

Oyunlarında belirli düşüşleri görülen Olulai, Tim Jabol, Agusto ilk yarı üretken olamadı. Mustafa canla başla yine yüreğini ortaya koyarken, Onana’nın kendine olan üst öz güveni bazen hata yapmasına neden olduğunu gördük.

Ayağa basma özellikle aşil tendonununda kalıcı hasarlar verebilecek müdahalelerde bulunmada El Bilal Ture dışarı atılmasına karşılık aynı müdahalede bulunan Orkun’un sahada tutulması maçın hakemi Ali Şansalan için kabul edilemez kararlardı.

İkinci yarıda Trabzonspor Serdar ile Olaigbe’nin yerine Saviç ve Sikan’ı alarak başladı. Ortaya koyulan tek kale oynanan oyunda “bu ikili ile başlanmış olsaydı ilk devre böyle olur muydu?” sorusunu da beraberinde getirdi.

İkinci yarı Trabzonspor’un oynadığı baskılı, mücadeleci bitmeyen enerjiyle Beşiktaş’ın üstüne giden futbolu, bu ligde en güzel maçların başında yer almasını sağladı. Beşiktaş’ın bir devre boyunca kendi sahasından çıkamaması, sürekli zaman geçirmek için çare araması, zamana oynama düşüncesi Trabzonspor’un baskından kurtulmak için çare araması çaresizliğini gösteriyordu.

Zubkov’un 55. dakikada sağ ayağı vurduğu topun gol olması Trabzonspor’un geri dönüşünü hızlandırdı. Devamında yine 83. dakikada sağ çaprazdan kendine has vurduğu topun gol olması 3-3 skorun ardından galibiyete gideceğine taraftarlarına inandırdı.

Ancak ikinci yarıda Beşiktaş kalecisi Ersin’in zaman çalma hareketlerini görmeyen, oyunun sürekli durması için zaman kazanan futbolcuları görmezden gelen hakem Ali Şansalan’ın oyunun en az 10 dakikadan fazla uzatılması gerekirken yedi dakika ile sınırlandırması niyetini de ortaya koyuyordu.

Bu maç göstermiştir ki geçen hafta haksız olarak sarı kart gören Onuachu ile kırmızı kart gören Wagner Pina’nın oyundan atılması bu hafta onların oynadığında neler olabileceğinin görenlerin Trabzonspor’a vurduğu darbenin karşılığı olmuştur. Beşiktaş’a karşı bu kadar hücum üstünlüğü olduğu maçta Onauchu tarihi gol rekoru kırabilirdi. Ama sahada olmasına izin verilmedi.

Beşiktaş kazandığı bir puana sevinirken, Trabzonspor kaybettiği üç puana üzülüyordu. Nefes kesen bir mücadele oldu. Eksik olan bölgelere devre arasında yapılacak takviyelerin ardından artık göze hoş gelen, yılmadan, mücadele eden Trabzonspor ikinci yarısında ligin tozunu atacaktır.

ALTIN DEĞERİNDE ÜÇ PUAN

Trabzonspor zirve mücadelesinde çetin bir dönemeç olan Göztepe maçına çıktı. Bizde bu çetin maçta yerimizi Gürsel Aksel Stadyumu’nda aldık. Müsabaka öncesi hava çok güzel zemin futbol oynamaya müsaitti.

Trabzonspor ve Göztepe taraftarları daha önce Trabzon’da başlamış olan güzel dostluklarını İzmir’de birlikte sürdürüyorlardı. Trabzonspor taraftarları “Trabzon - Göztepe el ele hep beraber Türkiye” tezahüratı ile her iki takımı tribünde el ele bir araya getirirken 35. dakikada beraber Göztepe 61. dakikada ortak Trabzon sesiyle birbirlerini destekliyorlardı.

Güzel ve zorlu bir maç hakemin başlama düdüğü ile başladı. 2. dk Muçi, 8. dk serbest atışta Zubkov, 10. dakikada Onuachu’nın kafa şutu ile Trabzonspor gol aramaya çalıştı. İlk yarı yüksek topa sahip olma oranı Trabzonspor’da iken 45dk Göztepe’nin çok etkili atağında Onana’nın mükemmel kurtarışıyla Trabzonspor nefes alarak soyunma odasına gitti.

İlk yarı akılda kalan Onana’nın kalesini terk etmesi, yaptığı hareketlerle taraftarın yüreğini ağzına getirmesi oldu. Bu konuda onu birinin uyarması gerekir.

İkinci yarı başlamışken defansın arkasına atılan topla buluşan son haftaların yıldızı Ernest Muçi attığı golle Trabzonspor’u 1-0 öne geçirdi. Bu gol uyunun temposunun karışlıklı artmasına neden oldu. Bu bölümde Trabzonspor savunmadan çıkarken kaptırdığı toplarla kendi kalesinde tehlike yaşamaya devam etti.

75. dakikada sahanın yıldızı Ernest Muçi, Zubkov’un kornerden verdiği pası hiç bekletmeden gelişine vurduğu mükemmel şut gol olunca bir anda Trabzonspor 2-0 ile önemli bir üstünlük elde etti. Bu dakikadan sonra Göztepe her şeyini ortaya koyarak Trabzonspor’un üstüne gelmeye başladı.

Hakemin Onuachu’ya verdiği sarı kartın ardından Trabzonspor’da geldiği günden beri mükemmel oyun ortaya koyan Wagner Pına’ya verdiği tartışmalı kırmızı kart hem takımın oyununu bozduğu gibi hem de gelecek hafta oynanacak Beşiktaş maçı öncesi büyük bir darbe vurdu.

Göztepe yediği golün ardından gol atması geri kalan sürenin daha mücadeleci kıran kırana geçmesine neden oldu. Hele bir pozisyonda kale içerisinde arka arkaya etten duvar ören Trabzonsporlu futbolcuların savaşmaları takım olarak bir inanmışlığı ortaya koyuyordu. Bu askıda Onuachu bile stoper mevkisin de oynarken hiç yerini yadırgamıyordu.

Takım bütün olarak her şeyini ortaya koyarken geldiği günden beri hala bir patlama yapamayan Kazeem Olaıgbe’nin Trabzonspor’un oyuncusu olabileceği tartışma konusu olmaya devam ediyor. Onun devamlı oynadığı yerde altı milyon euroluk Sikan uzatmalarda oyuna girecek oyuncu asla değildir.

Tüm olumsuzluklara rağmen çok önemli bir maç olan Göztepe ile yaptığı karşılaşmada kendi sahasından birden fazla gol yememiş takımı yenen Trabzonspor altın değerinde üç puanın sahibi oldu. Zirve inadını Galatasaray’ın aleyhine verilmeyen penaltı, Fenerbahçe’nin beraberliği ile tamamlanan haftada sürdürürdü.

Haftaya Beşiktaş maçında sakat ve cezalılara rağmen yine 11 yürekli insan saha tarih yazmaya devam edecektir. Onlar inanıyor bizde onlara güveniyoruz.

Bu arada İzmir’de taraftarlarımızın haklı sitemi ile karşılaştık. İzmir’de yaşayan Trabzonspor taraftarları maça gelmek ve takımlarını desteklemek için bilet almak istediklerinde Trabzonspor kulübünün bütün biletlere bloke koyduğunu söylediler. Biz bir yıldır takımımız görmek istiyorduk ama maça gidemedik dediler. Bu yönetimin bir tasarrufumu bilmiyorum. Ancak bunun adil olmadığı açık bir gerçek. Trabzonspor her gittiği ilde onu sevenleri ve bekleyenlerinin olduğu gerçeğini asla unutmamalıdır. Bu konuyu yönetim mutlaka çözmelidir. Trabzonspor maçına gidemeyen çocukların gözyaşlarına şahit oldum. Bu böyle olmamalı. Trabzonspor kulübü deplasmana gittiği illerde onu bekleyen ona destek isteyen taraflarını her zaman korumalıdır. İnanıyorum yönetim bu hassas konuda bir çözüm üretecektir.

İşte bu duygu serzenişleri yaşarken bir kişinin çaresizliğini görünce bende o kişiye damla olurum yardım ederim diye Trabzonspor Genel Sekreteri kıymetli kardeşim, adam gibi adam Sami Karaman’dan yardım istedim. Bu zamanlarda ihtiyaç olduğunda telefonlarını kapatan idarecileri de iyi bilirim. Beni kırmadı. Çaresizliği, çözüme çevirdi. Trabzonspor sevdalısının maça gitmesini sağladı. O bileti alan arkadaş beni dualarıyla sanki cennete gönderdi. Onun mutluluğunu kelimeler ifade edemez. Bu güzel desteği veren Genel Sekreterimiz Sami Karaman’a çok teşekkür ediyorum.

İzmir’de Göztepe maçında davetliydik dedik. Bize locasını açan Beşiktaş Divan Kurulu Başkanı Sayın Teyfik Yamantürk’e; mükemmel misafirperverlik örneği ortaya koyan iş adamı Varol Arsan’a birlikte takımızı desteklediğimiz Abbas Kemal Hamamizade, İbrahim Turan, Muhammet İmamoğlu, Onur Bölükbaşı ve bizi yalnız bırakmayan Divan Başkanlar Kurulu Başkanımız Mahmut Ören’e çok teşekkür ediyorum.

Bu akşamda akılda kalan en güzel şey; stresli bir maçta devamlı sigarasını içen Muhammet İmamoğlu’nun “kazanalım valla bu mereti bırakacağım” deyip benimle iddiaya giren kardeşimin maç sonunda ne var ne yok elinden almam oldu. Ben bu işin takipçisi olacağım.

FIRTINA BİR YOK BİR VAR

Trabzonspor sonuç odaklı futbolunu Konyaspor karşısında da sürdürmeye devam etti. Saviç’in eksikliğini Okay bir türlü tamamlayamadı. Orta sahada Benjamin, Oluai ve Muçi’nin savunma eksiklikleri Konyaspor’a geniş orta sahayı kullanma alanı bırakmasına neden oldu.

Orta sahayı kontrolü altına alan Konyaspor etkili oyunu ile Trabzonspor’a zor anlar yaşattı. Bunların ikisinde yüzde yüz gol pozisyonunda Onana buna geçit vermedi. 16. dakikada buldukları pozisyonun devamında Okay’ın kendi kalesine attığı gol Trabzonspor’un planlarını alt üst etti.

Trabzonspor etkisiz oyununu ilk yarı boyunca sürdürdü. 35. dakikada Muçi’ni kaleciyi geçtiği sırada yapılan müdahale ile düşürülmesinde orta hakemin yakın pozisyonda görmesine rağmen penaltı Var’ın uyarısıyla verildi. Onuachu’nun kaleciyi ters köşe yaptıran vuruşuyla atılan gol devrenin berabere sonuçlanmasına neden oldu.

İkinci yarı bu gergin atmosferde başladı. Hemen ilk dakikalarda Mustafa’nın ısrarlı takibinde kazandığı topu Onuachu’ya vermesi sonunda onun da rakibi boşa çıkaran hamlesi sonucunda net bir vuruşla attığı gol Trabzonspor’un moral oldu.

İki haftadır estetik goller atmaya devam eden Muçi’nin sol çaprazdan kullandığı serbest vuruş golü ile 3-1 lik skor elde edilirken bu gol Trabzonspor’un kendinden daha emin oynamasına fırsat verdi.

Benjamin orta sahada istekli bir oyun ortaya koyarken yerini 71. dakikada yerini Sikan’a bıraktı. Sikan’ın oyuna girdiği andan itibaren Konyaspor defansını rahatsız ettiği gibi gole giden pozisyonda Onuachu’ya pas vermesi takım oyunda bencil davranmadığının en önemli göstergesi oldu. Görülen o ki Sikan bu takımda direk oynamayı hak ediyor.  Milyon euroluk bir futbolcunun yedek oturtturulması doğru bir tercih değildir. Fatih Tekke kenarda Sikan’ın olumlu hareketlerinde onu alkışlayarak teşvik ediyorsa onun saha içinde kaldığı zamanlarda daha büyük işler yapacağından emin olmalıdır.

Hala geldiği günden beri kendini ispatlayamayan Olaigbe-Arif boşluk değişikliği doğru bir zamanda gerçekleştirildi. Muçi-Ozan; Mustafa-Baniya değişikliklerini oyunun son dakikası içerisinde Zubkov-Cihan değişikliği takip etti. Oyuna girenlerin daha katkı vermesi beklenirken son bölümde yine üstünlük Konyaspor’a geçti. Ancak Onana buna geçit vermedi.

Savunmadan çıkarken rakibe kaptırdığı toplar Trabzonspor için sorun olmaya devam ediyor. Onuachu ofsaytta kalma sorununa çözüm bulmalı. Bireysel oyun tercihleri takım oyunu olumsuz etkilemektedir.

Trabzonspor fırtınanın zamansız estiği anlarda denizin dalgası gibi bir var bir oyunu ile kazandığı üç puanla zirve yarışışındaki inadını sürdürdü.

Sonuç olarak iyi oynadığınız maçta kaybettiğiniz üç puan oluyorsa; kötü oynadığınız maçta kazandığınız üç puan daha değerli oluyor.

MUHTEŞEM GERİ DÖNÜŞ

Trabzonspor zirve mücadelesine devam edebilmek için kritik Başakşehir maçında puan kaybetmemek adına maça başladı. Milli Takım arası geri dönüşlerde Trabzonspor futbol adına her zaman sıkıntılı başladığı biliniyordu. O neden bu ara geri dönüş futbolu merak konusu idi…

Saviç’in eksikliğinde Okay’ın onun yerine oynamasına rağmen ortaya koyduğu kötü futbol savunma bloğunda büyük hataların meydana gelmesine neden oldu. 

Müsabakanın hemen başında ilk on birde yer bulan Visca daha henüz 6. dk’da Festy Ebosele’nin yaptığı müdahalede sakatlanma sonrası ayağının kırılması büyük talihsizlik oldu. Hakem Halil Umut Meler’in önce sarı kart gösterip sonra var uyarısıyla kırmızıya dönmesi darbenin büyüklüğünü gösteriyordu. Yapılan mecburi değişiklikle Olaigbe oyuna girdi. Etkisiz oyununu hakemin bitiş düdüğüne kadar sürdürdü.

On kişi kalan Başakşehir oyundan kopmadan mücadelesine devam etti. Buna karşılık Trabzonspor’un etkisiz oyunu, rakibin daha atak bir futbol ortaya koymasına neden oldu. Ceza sahası içinde Okay’ın hava topunda elleri açık yükselmesi penaltı olmasına sebebiyet verdi. Bu Trabzonspor’un oyun planlarını bozdu.

Müsabakanın iki kahramanından biri olan yerlinin yerlisi Mustafa; kişisel mücadele sonucunda kazandığı topu Agusto’ya verince onunda etkili vuruşu sonucu Trabzonspor eşitliği yakaladı. Devamında Agusto’nun Onuachu’ya pas vermeyip bencil davrandığı pozisyon sonrası Trabzonspor Batagov’un kademe ve topa geç kalması sonucu yediği golle devreyi 2-1 mağlup kapatarak soyunma odasına gitti.

Trabzonspor kolektif futbol yerine bireysel oynayınca bu oyunda da Zubkov ve Agusto’nun bireysel ve bencil oyun anlayışı takım oyununu olumsuz engelledi. Kötü futboluna devam ettiği bir ortamda ceza sahası içinde elle oynamayı var’da onaylayıp gelen penaltı Trabzonspor’a umut oldu. Bugün her pozisyonda nedeni bilinmez hep ofsaytta düşen Onuachu net bir vuruşla eşitliği sağladı.

Trabzonspor on kişi oynayan Başakşehir’e karşı üstünlük kuramadı. Tim’in sakatlanması sonrası mecburi değişiklikle oyuna giren Muçi 76. dk attığı golle oyunu 3-2 duruma getirdi. Tam maç böyle tamamlanacak derken 90+1’de Başakşehir tartışmalı bir ofsayt golü ile eşitliği 3-3 yakaladı.

Müsabakanın böyle biteceği düşünüldüğü sırada 90+10dk geldiği günden beri eleştirinin odağında olan ve Fatih Tekke tarafından korunduğu söylenen Muçi attığı muhteşem golle hem kendisi maçın yıldızı olurken hem de Fatih Tekke’yi ipten aldı.

Oyunun son bölümlerinde dahi Agusto-Ozan değişikliğini yaparken bile Sikan’ı düşünmeyen Fatih Tekke’nin nedeni bilinmez inadına bir anlam verilemedim. Geldiği günden beri hiç varlık gösteremeyen Oligbe’ye fırsat veren Teknik adamın Sikan’a hiç şans tanımaması altı milyon Euro’ya transfer edilen futbolcunun yeteneğinin yok sayılması, Trabzonspor ekonomisi için ciddi bir kayıp olarak görülüyor. Sanırım yaklaşan mali genel kurulda en fazla sorulacak soruların başında bu geliyor.

Trabzonspor’un ligde zirve yarışından geri kalmaması için sakatlıkları buna bağlı geri dönüşlerin de geç olabileceği düşünülürse transfere ihtiyacı var. Sürdürülebilir ekonomi yapısını bozmadan bunun gerçekleştirilmesi gerekir. Hiç oynamadan takıma katkı vermeden oturdukları yerden para kazananların bu takımda tutulmaması gerekir.

Sonuç olarak kritik Başakşehir maçını tüm olumsuzluklara rağmen kazanan Trabzonspor muhteşem geri dönüşle haftayı kayıpsız kapatarak zirve inadını sürdürdü. Bir gerçek var ki futbol da her zaman şans yanında olmayabilir. Fatih Tekke’nin söylemleriyle “ problemlerin ve eksikliklerimizin farkındayız” o zaman çözümü bulmuş bir Trabzonspor’u taraftar bekliyor…

TRABZON VE ATATÜRK İLE TRABZONLULAR

Son günlerde Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e hakaret edenlerin gündem oluşturduğunu görüyoruz. Sakarya meydan muhaberesinde ve Samsun’da milli mücadelenin başladığı ilk günlerde Trabzon evlatları her zaman Atatürk’ün yanında olmuş ve yaptıkları kahramanlıklarla onun övgüsünü kazanmıştır.

Türk tarihine, sonsuza dek batmayacak bir güneş gibi doğan Mustafa Kemal Atatürk; “Beş sene önce ilk kez Samsun'a ayak bastığım zaman bana kalp gücü veren yurttaşlarımın ilk safında Trabzonluların bulunduğunu asla unutmayacağım.” diyerek, Anadolu tarihi ve coğrafyasında her zaman kendine özgü bir yeri ve önemi olan Trabzon ve Trabzonlular için söylediği özgü dolu sözleri sonsuza dek tarih sayfasına bir onur belgesi olarak kaydediyordu.

 Gazi Mustafa Kemal Atatürk, “Sakarya büyük kanlı savaşına üçüncü tümen ile yetişen Trabzon evlatlarının savaş alanında gösterdikleri öz verili çabaların kıymetli anısı, bilincimde sürekli kalacaktır. Bu yurtsever halka ve o kıymetli kahraman evlatla sahip bulunan bu değerli yurdumuzu; Ermenistan’a bağlı bir bölge veya Pontus krallığı yapma hayal ve istekleri ile tehditleri ne kadar korkunç bir girişimdi. Kuşkusuz bu korku sonsuza kadar hayal olmuştur.

Efendiler...

  Vatanın birliğini, özgürlük ve bağımsızlığını sağlayan ulusumuzu Cumhuriyet idaresine ulaştıran devrimlerimi; ekonomik bollukla mutluluğumuzu ve dünya uygarlığında kendimize yaraşan düzeye erişmemizi sağlayacaktır. Halkı zeki, üretken, girişimci ve çalışkan olan Trabzon’umuzu; kısa bir süre sonra ülkenin iç kesimlerine demiryolu ile bağlanmış, güzel bir rıhtım ve limana kavuşmuş olarak görmek en önde gelen dileğimdir. Trabzon; Türk camiasında Cumhuriyet’in zengin, sağlam ve duyarlı en önemli güven kaynaklarından biridir. Cumhuriyet’in bu niteliklere sahip bir kenti, hiç kuşkusuz bayındırlık ve gelişmeyi sağlamak için gerekli araçlara sahip olacaktır.

Sözlerimi bitirirken, saygıdeğer Trabzonlulara sevgi ve saygılarımla, gösterdikleri içten sevgi ve bağlılık gösterilerinden dolayı teşekkürlerimi sunmama aracılık etmenizi rica ederim.”

 Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk Trabzon’a 3 kez ziyaret gerçekleştirmiştir.

1. Ziyaret 15-17 Eylül 1924, Atatürk’ün Trabzon’a ilk gelişidir. Yeni Türkiye Cumhuriyetinin temellerinin atıldığı dönemdir. 16 Eylül 1924 tarihinde ziyaret ettiği tarihi Trabzon Lisesi Spor Yurdu defterine “Bedeni İdman, Fikri İdmanla Muvazi gitmelidir” sözünü yazmıştır. Atatürk köşkünde konakladı. Daha sonra bu köşk Atatürk’ün hatırasına müze olmuştur. Vasiyetini de burada yazmıştır.

2. Ziyaret 27-29 Kasım 1930-Bu geliş Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın kapanmasından hemen sonradır. Ülke siyaseti bu dönemde hareketlidir.

3. Ziyaret 10-12 Haziran 1937, Atatürk’ün Trabzon’a son ziyaretidir. Çiftliklerini millete bağışlama hareketidir. Modern Türkiye Cumhuriyeti ve aydınlanma dönemidir.

  Bu ziyaretlerinde Muhterem halkın gösterdiği muhabbetten çok memnunum sözü; Trabzon halkının her daim Atatürk’e olan muhabbetinin ve Atatürk’ün de Trabzon halkına olan muhabbetin belgesi olmuştur.

Çanakkale Savaşı’nda Şanlı Trabzon Lisesi öğrencileri 1916 yılından itibaren 3 yıl mezun vermediler. Mezuniyet defterine gittiler ama geri dönmediler yazılıyordu

Trabzon’un evlatları Atatürk’e bağlı, cumhuriyet değerlerine saygılı, milli değerleri koruyarak, her zaman sahip onun yolunda yürümeyi ilke edinmiştir.

Trabzon insanı; siyasi görüşü ne olursa olsun Atatürk’e saygılı ve bağlı, dini inançlarında hassas, bayrak, vatan sevgini her zaman önde tutan, milli marşımıza duyarlı her zaman gür bir sesle okuyan kadim bir millettir.

Bugün gelinen noktada bu değerlerimize saygısızlığı bir özgürlük olarak görüp yapılan saygısızlık asla kabul edilemez. Bu şanlı Trabzon tarihine ihanettir. Kaldı ki bunu yapanlarda asla Trabzonlu olamazlar.