• 0537 331 9315
  • ganitabordohaber@gmail.com
Ganita Haber - Kültür - Sanat - Spor Ganita Haber - Kültür - Sanat - Spor
  • HABER
  • KÜLTÜR & SANAT
  • YAZARLAR
  • SÖYLEŞİ
  • MİZAH
  • TURİZM
  • TARİH
  • SPOR
  • BELGESEL
  • İLETİŞİM
ALLAH ALLAH MOHAMED SALAH

ALLAH ALLAH MOHAMED SALAH

Ayhan PALA 20 Eylül 2026

Trabzonspor krizleri yaşadığı bir ortamda Galatasaray maçında tarihi bir zaferle çıkarak geleceğe umutla bakmaya devam ediyor. Kadırga Tv’deki spor programında Galatasaray maçında Trabzonspor’un uzaya fırlatılan roket gibi bir sonuç elde edeceğini dile getirmiştim. Yanılmadım.

Büyük futbolcular büyük maçlarda ortaya çıkar. Mohamed Salah attığı üç gol ve attırdığı bir golle yıldızlarına bir apolet daha taktı. Henüz maçın 3. dakikasında Mustafa’nın ileri attığı pas ile kendi yarı sahamızdan aldığı topu tam 85m sürüp soğukkanlı bir vuruşla gole çevirmesi büyük bir zaferin ilk fragmanı oldu.

Trabzonspor mücadeleci, hırslı ve azimli bir oyun ortaya koydu. Bu oyun anlayışı taraftarı da ateşledi. Orta saha oyundan hiç çıkmadan mücadele eden Melih Kabasakal maç boyunca rakibe baskı kurma top kazanmada öne çıktı. Fabinho hem ikili mücadelelerde başarılı olurken hem de oyunu yönlendirmede başarılı bir performans ortaya koydu. Muçi iyi niyetli mücadele ederken oyununda kendisini daha çok hissettirmesi gerekiyor. Aksi takdirde forma bulmada zorlanabilir. Trabzonspor’un üstün oyunda bundan önce olmayan orta saha üstünlüğün etkisi büyüktü.

Maçın 38.dk’sına gelindiğinde Mohamed Salah’ın verdiği pası jeneriklik bir golle ayak içi vuruşla uzak köşeye atan her geçen gün daha iyi oynayan Savilo geceye damgasını vurdu. Dakikalar devre sonu 43’ü gösterirken Trabzonspor’un gelecek maçlarında direk santrafor oynayacak kalitede olan Franculino kendisinin de vurabileceği topu Salah’a pas verip defans oyundan düşünce gecenin kahramanına gol atmak düştü.

Kalede Onana dosta güven düşmana korku veren duruşu, savunmanın yetersiz kaldığı zamanlarda net kurtarışlarıyla ayakta kalmaya devam ediyor. Pina ve Mustafa çalışkan üretken oyun ortaya koyarken, Nwaiwu savaşçı kimliğini ön planda tuttu. Kaptan Saviç oyun için de bazen gereksiz müdahalelerde karta açık oyun oynarken görevini yerine getirdi.

Dakikalar 80’i gösterirken defans arkasına atılan topla buluşan Mohamed Salah yine uzun mesafeli taşıdığı topu kaleci Uğurcan’ın yanından düzgün bir vuruşla gol yaparken taraftarların unutulmaz gece yaşamasını sağlıyordu. Tarihi bir geceye tarih yazarak damga vurdu.

Çok değil daha dün gelmiş iki gün takımla antrenmana çıkmış Thomas Reis aslında hazır olmayan bir takımı mental olarak hazırladı. Önce Salah ile bir toplantı yaptı. Ona yıldız olduğunu hatırlattı. Takım ile bir araya geldi. Diğer futbolculara maçın önemini zirve yarışının devamlılığını hatırlattı. Doğru ve akılcı oyun planı ile Galatasaray’a tarihi bir hezimet yaşattı.

Demek ki neymiş, bu kadro adam kovdurmazmış, bu kadro adamı şampiyon yaparmış, Verilen milli ara Trabzonspor’a ilaç gibi geldi. Bu arada Thomas Reis takımı hem fiziksel hem de psikolojik olarak hazırlayacak kendi oyun anlayışını benimsetecektir. Taraftarında istediği koşan, mücadele eden, savaşan bir Trabzonspor keyifle izlenecek Şampiyonluğun en büyük adayı olarak zirve yarışında yerini alacaktır.

Galatasaray maçında göstermiş ki yapılan değişiklikler oyuna girenlerin istekli olmaları takım içinde rekabetin oyuna yansıyacağı gerçeğini de ortaya koydu.

Thomas Reis’ın yaptığı konuşmada “az konuşma çok çalışma” tam Trabzonspor teknik adamın karakterini yansıtıyor. Tarihinin en iyi kadrosunu kurmuş Trabzonspor’dan taraftar şampiyonluk bekliyor.

Maçın Hakemi Batuhan Polat için genç ve tecrübesiz bir hakem olduğu söylendi. Ancak görülen o dur ki genç ve tecrübesiz olduğu söylenen hakem nice eyyamcı tecrübelilere taş çıkarırcasına güzel bir maç yönetti. Demek ki hakemliğin tecrübe ile alakası yokmuş, duruş, karakter ve adaletle alakası varmış. Kendini bozmazsa Uluslararasında ülkemizi temsil edebilecek yetenek olabilecektir.

Sonuca endeksli bir futbol anlayışında Galatasaray maçından sonra en rahat uykuyu Başkan Ertuğrul Doğan uyumuştur. Krizlerle boğuşmaktan kurduğu takımın tadını çıkaramıyordu. Şimdi yarınlara daha güvenle bakıyordur.

Bu yıl o sene bu sene Trabzonspor şampiyon olacaktır. Artık krizlerle boğuşan değil rakiplerle savaşan bir Trabzonspor istiyoruz…

KONYASPOR’A CAN SUYU

KONYASPOR’A CAN SUYU

Ayhan PALA 13 Eylül 2026

Trabzonspor geçtiğimiz sezonlarda Konyaspor’un kümede kalmasını sağlamıştı. Son dört maçında sıfır puanla ligin sonuncusu Konyaspor’a can suyu olmaya devam ediyor.

Fatih Tekke’nin istifasının kabul edilmediği andan sonra yönetimin daha sonra ikincisinde kabul etmesi, Hüseyin Çimşir’i takımın başına getirip Konyaspor ve Galatasaray maçlarının sonuçlarına göre teknik direktör almak için beklemesi Trabzonspor’a hem para hem de itibar kaybettirmeye devam ediyor. Bir söz vardır; “Gameti uzatırsan abdest bozulur”. İşte bu sözün gelip tam oturduğu yer de burası!

Bu işin en günahsız insanı Hüseyin Çimşir. Kendi hazırlık dönemini yaptırmadığı, görülen o ki hazırlık dönemini verimli geçirmeyen Trabzonspor’u psikolojik olarak maçlara hazırlıyor. Gençlerbirliği maçı bu anlamda etkili olurken, Konyaspor maçı hüsranla sona erdi. Bir takım nasıl olur da bir hafta önce istek, arzu ve hırs yönünden zirvede iken bir hafta sonra bunlardan eser kalmaz.

Bir takımda yıldızlardan biri kötü olur diğeri kurtarıcı rolünü üstlenir. Bir anda bütün yıldızlar sönerse karanlıkta kalmak kaçınılmazdır. İstikrarını koruyan tek kişi Onana. O da oyun içerisinde davranışsal olarak kontrolünü koruyamamaktadır.

Topla oynama oranında açık ara üstün olan Trabzonspor, rakip kalede etkili olamadı. Birinci dakikada yenilen organize Konyaspor atağı sonrası golden sonra geri dönüş yapılamaması, futbol adına ortaya bir oyun konulamaması, etkisiz bir görüntü ortaya konulması büyük bir hayal kırıklığı yarattı.

Galatarasay maçının kaybedilmesi halinde teknik direktör alınmasının bir anlam getirmeyeceği bir gerçek. Nasıl olsa hedeften uzaklaşmış, şampiyonluk iddiasını kaybetmiş Trabzonspor, elindeki teknik adamla kümede kalır. Boşa para harcamaya gerek yok.

Trabzonspor gündeminde nasıl olsa yönetimin sorumlu olduğu halde sorumluluk almadığı amigo meselesi, onun önceliğidir. Trabzonspor’un sorunu onu yönetememekten geçiyor. Zamanında müdahale etmediği kararlar Trabzonspor’a fatura olarak çıkıyor.

Takım içinde görülen o ki Saviç hükümdarlığı var. Onun oyunda olduğu zamanlarda Trabzonspor geriden hızlı çıkamıyor. Ama o oyun içinde kalmaya devam ediyor. Geçmişten bugüne takımı o yönetiyor izlenimi var. Onauchu bal yapmayan arı gibi istikrarsız bir görüntü çiziyor. Muçi yokları oynuyor. Aral’a bir top verin sadece kendi oynasın. Ozan bulduğu şansı kötü kullanıyor. Fabinho yıldız ama sahada aranıyor. Hepsini toplamak Salah’a düşüyor, o da kötü olunca geri kimse kalmıyor. Elinde kadro var ama biz hâlâ Tim ile Batagov’u bekliyoruz.

Bu anlayış düzelmezse Trabzonspor’un işi zor görünüyor. Harika bir sezona başlamış takımını her alanda destekleyen Trabzonspor taraftarları bunu hak etmiyor!

TASKK’IN YAPISI

TASKK’IN YAPISI

Ayhan PALA 09 Eylül 2026

Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu; yapısını, genel merkez seçimlerini ve Trabzon Amatör Spor Kulüpleri Federasyonunu üç ayrı yazımda ele alacağım.

Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu 29 Ekim 1980 tarihinde Kurucu Başkanı Rıza Sümer önderliğinde Ankara, Bursa, Samsun ve Trabzon illeri federasyonlarının katılımlarıyla Dernekler Kanununa göre kurulmuş bir örgüttür.

Gençlik ve Spor Kulüpleri yönetmeliğine göre bir ilde ASKF kurulabilmesi için en az 15 spor kulübü derneğin bir araya gelmesi gerekir.

Diğer taraftan 7405 sayı ve 22.04.2202 tarihinde kabul edilen Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu yürürlüğe girmiştir. Bu kanunun üst kuruluş madde 12-(1)’de Amatör spor faaliyetlerinde bulunan spor kulüpleri ve spor anonim şirketleri, il sınırları içerisinde en az on beş spor kulübü ve spor anonim şirketinin bir araya gelmesiyle federasyon, en az on beş federasyonun bir araya gelmesiyle konfederasyon kurulabilir. İfadesi yer almaktadır.

Yine aynı kanunun Geçici Hükümleri başlığında Geçici Madde1-(1) Bu kanunun yürürlüğe girmesinden önce kamu yararına çalışan dernek statüsü kazanmış olan gençlik ve spor kulüpleri ile Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonunun kamu yararına çalışma statüsü devam eder ve kamu yararına çalışan derneklere tanınan hukuki haklardan yararlanır. ifadesi yer almaktadır.

Bu maddenin kim tarafından niçin kanuna koyulduğu herkes tarafından bilinmektedir. Spor yasasının çıkarılmasının temel nedeni sporu dernekler statüsünden çıkararak uluslara arası meşruluk kazandırmak içindi. Sivil toplum örgütü olan TASKK’ın işlevsel olarak dernek statüsünde yer alarak sporun içinde olması yasanın 12. maddesine aykırı çelişkili bir durum oluşturmaktadır. 1980 yılında dernek statünde kurulan TASKK’ın kendini güncellemesi tüzük ile değil kanun ile kendine işlevsellik kazandırması gerekiyor.

UEFA ve FİFA nezdinde bağımsız olması gereken ve 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevlerindeki kanun, futbolu ayrı yapılanmıştır. Gençlik ve Spor bakanlığı ise kendine bağlı 65 federasyonla ayrı bir yapıyı bulundurmaktadır.

Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu Futbol Federasyonu seçimlerinde 15 diğer branş federasyonlarında 2 delege ile temsil edilmektedir. TASKK bugüne kadar Futbol Federasyonu seçimlerinde lobi görevi yaparak oy potansiyelini yönetim içinde yer almak için kullanmıştır.

Ta ki İbrahim Hacıosmanoğlu’nun “siz kimsiniz Futbolun patronu benim demesine kadar.” Bir zamanlar hem genel müdür hem de TASKK temsilcisi olarak Futbol Federasyonu Yönetimine giren kişinin aldığı maaşta kayıtlarda mevcuttur.

İllerde futbolun yönetimi Futbol Federasyonun atadığı İl temsilcileriyle yürütülmektedir. Parayı Futbol Federasyonu göndermektedir. Buna karşılık ASKF’ların yasaya da uygun olarak hukuki karşılığı mevcut değildir. Ancak bu organizasyonları ASKF’lerin yaptığı düşünülmektedir.

Diğer taraftan TASKK’ın Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı olarak her hangi yaptırımı da söz konusu değildir. Katkı vermediği branşlarda genel kurullarda temsil edilmenin dışında.

Spor yasasına uygun olarak spor kulüpleri iki başlık altında örgütlenmelidir. Birincisi yeni yasanın 12. maddesine uygun olarak Türkiye Futbol Spor Kulüpleri Konfederasyonu. İkincisi de Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı 65 federasyonu kapsayan Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu olarak örgütlenmesi gerekir.

Türkiye Okul Sporları Federasyonu Başkanlığını yaparken o dönem okul takımlarımız deplasmana gidecek para bulamıyorlardı. Tarihi bir imza atıldı. 3 Kasım 2010’da dönemin Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ile dönemin Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak arasında. Okul Sporları, Federasyon koordinesinde; Gençlik ve Spor Bakanlığına devrediliyordu. Bu tarihi imza okullarımızın kaynak sorununu çözüyordu. Çünkü Spor okulda başlar.

Geçiş yönetmeliğini ben hazırlarken bakanlık mali işler daire başkan vekili Güven Çakıcı da bütçesini hazırlıyordu. Derken kapı açıldı, içeri o dönem genel müdür yardımcısı Mehmet Kocatepe nezaretinde, o dönem TASSK Başkanı Mehmet Baykan ile Ankara ASKF Başkanı Trabzonlu hemşerim girdi. Kıymetli Genel Müdür yardımcısı “ Aha başkan burada mali işlerde burada derdinizi onlara anlatın” dedi

O dönem TASSK Başkanı Mehmet Baykan, “Okul sporları yönetmeliğini hazırlıyorsunuz bizde TASSK olarak bu işin içinde olmak istiyoruz” dedi. Ben de cevap olarak “hiçbir katkınız olmadığı okul sporlarında Türkiye’nin her ilinde her maç 2-4 yöneticiniz harcırah alacak diye sizi bu yönetmeliğe yazamam” TASSK’ın yapısal olarak amatöre ve okul sporlarına hizmet ettiğini düşünmüyorum” dedim.

Dünyada spor yönetimi yetkisiz yetkililerle değil bizzat işin içinde olan yetkili mevzuatlarda karşılığı olan sivil toplum örgütleriyle yönetilmektedir. Türkiye’nin dünyayı yeniden keşfetmesine ihtiyaç yoktur. Bu doğruları kendi ülkesinde uygulaması yeterlidir.

TASKK’In bugünki yapılması bir yönetmeliğe dayanmaktadır. Kanuna göre illerden yeniden yapılanmaya ve Futbol federasyonu mevzuatı içerisinde kabul görmeye ihtiyacı vardır. Makamlar kimseye kalıcı değildir. Önemli olan ülkemize kalıcı ve gençlik için doğru hizmetler yapabilmektir.

TRABZONSPOR’DA GOLLÜ BAŞLANGIÇ

TRABZONSPOR’DA GOLLÜ BAŞLANGIÇ

Ayhan PALA 08 Eylül 2026

Geçen sezonun ilk devre maçında şampiyonluğa oynayan Trabzonspor, Gençlerbirliği’nden ağır darbe almıştı. Ardından sezonun son maçında kendi sahasında Gençlerbirliği’ne yenilerek onların kümede kalmasını sağlamıştı.           

UEFA Ligi’nden elenmiş, Amedspor takımına yenilmiş ve Fatih Tekke istifa etmiş, kriz ortamında yine bir Gençlerbirliği maçına çıktı Trabzonspor!  Bu maçın sonu büyük merak konusu idi.

Takımın başında daha önce takım kaptanlığı ve teknik direktörlük yapmış Hüseyin Cimşir bulunuyordu. Diğer taraftan yönetim, teknik direktör arayışlarını sürdürmeye devam ediyor.

Trabzonspor, Fatih Tekke dönemine göre Gençlerbirliği maçında istekli, azimli ve hırslı oyun ortaya koydu. Aslında değişen yalnız teknik direktördü. Oyuncularda bir değişiklik yoktu.

Hüseyin Cimşir yaptığı basın toplantısında, “elimizde sihirli değnek yoktu. Sadece bir antrenman yapabildik. Daha çok psikolojik olarak takımla teori üzerinde çalıştık. Onların öz güvenlerini güçlendirdik” dedi.

Bu söylem bir haftada bu kadar değişim gösteren Trabzonspor’un Fatih Tekke ile futbolcular arasında kopukluğun açık göstergesi oldu. Görünen o ki futbolun sadece fiziksel yönü olmadığı, psikolojik yönün daha ağır bastığı, iletişim eksikliğinin Trabzonspor’a zarar verdiğini ortaya çıkardı.

Diğer yandan “bu takım, bu kadro adam kovdurur” diyen teknik karakterden, bu kadroyu kurduğu için Başkan Ertuğrul Doğan’a teşekkür eden teknik karaktere geçiş oldu. Trabzonspor Hüseyin Cimşir ile mi yola devam edecek, yoksa yeni bir teknik direktörü takımın başına getirip Hüseyin Cimşir’i yardımcı antrenör mü yapacak? Bunu zaman gösterecek. Bizim âcizane tavsiyemiz. Daha önce Trabzonspor’da görev almamış bir teknik adam tercihi! Ama biliyoruz ki Başkan Ertuğrul Doğan sağ gösterip sol vurmayı seviyor.

Gençlerbirliği maçında Paul Onauchu’nun haftalardır süren golsüzlük orucunu bozarak iki muhteşem golle geri dönmesi oldu. Ayrıca penaltıda topu öpüp Mohamed Salah’a vermesi alkışlandı. Görülen o ki Hüseyin Cimşir, Mohamed Salah’a saha içinde liderlik vererek özgür oynamasını istemiş. Bu düşünce Trabzonspor’un oyununa hareketlilik getirmiş. Oyunu sonuna kadar oynama isteği Trabzonspor’un karakteristik yapısını da güçlendirmiş.

Yeni son dakika transferi sakatlıktan yeni çıkmış, Franculino Dju iyi bir kumaş olduğunu, gelecekte Trabzonspor’a büyük katkılar sağlayacağını ortaya koydu. Girdiği 3-4 net pozisyonda güçsüzlük nedeniyle başarılı olamazken attığı golle gelecek adına büyük ümit verdi.

Kaleci Onana’nın kurtardığı topların sayısına bakacak olursak defansın biraz daha güven vermesi gerekiyor. Pina’dan Aral Şimşir’e kadar herkes elinden gelen çabayı gösterdi. Oyuna giren futbolcular da bunlara katkı verince Trabzonspor akşamki kriz maçından yüzünün akıyla çıktı. 5-0 Net bir skorla bunu elde etti.

Trabzonspor üç kategoride yapacağı mücadelede geniş kadroyu dinamik tutmak adına beş değişiklik hakkını sonuna kadar kullandı. Oyuna giren futbolcular da her an ilk on bir için hazır oldukları çabayı gösterdiler.

Trabzonspor şampiyonluğun en büyük adayıdır. Yeter ki içinden yarattığı krizlerle boğuşmasın. Güçlü takım, kadro değeri yüksek futbolcular bunu sağlayacak kapasiteye sahiptirler. Akyazı Stadı’nda bu sene dolu olarak Trabzonspor’u destekleyen taraflar sezon boyunca takımın yanın olacağı bir gerçek. Artık Trabzonspor’un hedefi 1-4’lük değildir. Hedef şampiyonluktur.

Başkan Ertuğrul Doğan gelecek yıl yapılacak genel kurula şampiyon başkan olarak girmek istiyorsa bunu teknik direktör seçimiyle ortaya koymalıdır.  Trabzonspor çok para harcamıştır. Artık kaybedecek zamanı yoktur!

FATİH TEKKE BIRAKMALI

FATİH TEKKE BIRAKMALI

Ayhan PALA 01 Eylül 2026

Trabzonspor; gerek transferlerde, gerek ekonomide, gerek forma ve kombine satışında tarihinin en başarılı günlerini yaşıyor. Tüm bunlara rağmen krizlerle boğuşuyor. İstediği başarıyı bir türlü sağlayamıyor.

Geçen yıl geçiş planı olarak adlandırılan sezonda 1-4’lük olarak ortaya konulan hedef tutturulmuş, Türkiye Kupası alınarak sezon kapatılmıştı. Bu sezon Fatih Tekke’nin kontrolünde yıldız transferler yapılarak güçlü bir kadro kuruldu. Ancak daha işin başında UEFA Ligi’nden elenmek, üçüncü haftada Amedspor’a yenilmek ve gelecek için oynanan oyunun ümit vermemesi taraftarlarda büyük hayal kırıklığı yarattı.

Ferencvaroş maçı sonrası canlı yayında istifa ettiğini açıklayan Fatih Tekke, kendi başına yaptığı işlere bir yenisini ekledi. Aslında onu her ortamda destekleyen ve öven Başkan Ertuğrul Doğan’ı yok sayması kabul edilebilir bir davranış değildi. Başkan her zamanki gibi Fatih Tekke’ye sahip çıktı, istifasını kabul etmedi. Aslında istifa tek taraflı müessesedir. Başkanın kabul etmemesi kendini ve yönetimini de zora soktu. Şimdi Fatih Tekke, “ben istifa ettim, onlar kabul etmedi” derse sorumluluk kimin olmuş oluyor?

Fatih Tekke, verdiği mesajlarda kafa karışıklığı yaratırken, toplumun da kafasının karışmasına neden oldu. “Bu takım, bu kadro adam kovdurur” derken ironi mi yaptı yoksa kendi güvensizliğini mi ortaya koydu bilinmez. Ama bir gerçek var ki Trabzonspor, dünya çapında bir takım kurdu. Taraftar hâlâ şu sorunun cevabını arıyor: “Bu takım futbol oynamıyor mu, yoksa Fatih Tekke bu takımı oynatamıyor mu?”

Amedspor maçı Trabzonspor için tarihine geçen en kötü maçlarından biri oldu. Onana maçın adamı, hayatında belki en fazla kurtarışı bu maçta yaptı. Durarak oynayan bir Trabzonspor’u da görmüş olduk. Geri pas ve riskli oyun tercihinin devamlı olmasına bir anlam verilemediği gibi taraftarların streslerinin artmasının nedeni oldu. Bloklar arası geçiş yok, baskılı oyun yok, hızlı hücum yok, rakipten dönen toplara müdahale yok, futbol adına hiçbir şey yok, sadece kahır mektubu var.

Fatih Tekke’nin bu ruh haliyle takımı şampiyon yapması zor görülüyor. Oysa şampiyonluk için bütün şartlar oluşmuş vaziyette, bir 6 numara eksiği aranmasına rağmen elinde hazır bulunan antrenmanlara çıkardığın Mendy’e bir kez bile şans verilmemesinin izahı yok!..

TFF Bakanı İ. Hacıosmanoğlu daha önce yaptığı açıklamada “Trabzonspor, Diyarbakırspor’la oynadığı maçta hakem inisiyatifini Diyarbakırspor’dan yana kullansın” demişti. Atilla Karaoğlan ve “Var”sız hakemi bu talimatını yerine getirmiş görünüyor. “Penaltıda rakip takım oyuncusu sahayı erken ihlal ederse aleyhine en direk vuruş veriliyor” kuralı yok sayılmış, iptal edilmesi gereken gol iptal edilmemiştir. Öyle ya talimata göre hareket eden hakemler piyasada kol geziyor. Bu hakem de başkanından “aferin” almıştır. Daha çok görev alarak ödüllendirilecektir.

Fatih Tekke’nin takımın başında başarılı olacağını beklemek hayalden başka bir şey değildir. Entübe edilen bir hasta ne zaman ayağa kalkarsa takım da ancak o zaman ayağa kalkabilir. Görülen bir gerçek; takım aynı, taktik aynı, duruş aynı, usta aynı, farklı bir sonuç beklemek sadece hayal kırıklığından başka bir şey olmayacak. Trabzonspor bu seneyi de kaybedecektir.

Başkan ve yönetim istifayı kabul etmeyerek gelecek adına büyük bir sorumluluk aldı. Bu işin sonu yönetimin geleceğinin belirlenmesinde önemli rol oynayacak. Son pişmanlık fayda getirmeyecek. Fatih Tekke bırakmalı, hem teknik adamlık geleceği için hem de Trabzonspor’un geleceği için!..

  1. TRABZONSPOR VE FATİH TEKKE İSTİFASI
  2. ÇANKIRI VE TUZ FESTİVALİ
  3. MOHAMED SALAH VE ŞAMPİYON TRABZONSPOR
  4. TRABZONSPOR’UN KURULUŞ YILDÖNÜMÜ

Sayfa 1 / 5

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
© 2025 Ganita Bordo Haber . Tüm Hakları Saklıdır. Pruva Media
Ganita Haber - Kültür - Sanat - Spor Ganita Haber - Kültür - Sanat - Spor
  • HABER
  • KÜLTÜR & SANAT
  • YAZARLAR
  • SÖYLEŞİ
  • MİZAH
  • TURİZM
  • TARİH
  • SPOR
  • BELGESEL
  • İLETİŞİM
  • 0537 331 9315
  • ganitabordohaber@gmail.com