ZOR DEPLASMANDA ALINAN ÜÇ PUAN

Trabzonspor devre arasında Oulai ile Onuachu’nun yokluğunda yaşadığı Afrika Kupası kâbusu ile onlardan eksik çalışmayla ikinci yarı hazırlıklarını sürdürdü. Karşısında son haftalarda yükselen performansıyla Kocaelispor vardı. İkinci yarının ilk maçı zor bir deplasmanla başlıyordu.

Oulai sahada yer alırken üçüncülük maçında tam zaman alan Onuachu’nun yorgun ve jet lag durumu kadroda yer alamamasına sebep oldu.

Sakatlıktan kurtulan elimizdeki tek ve yerli futbolcu olarak sahada yer alan Mustafa Eskihellaç, takım kaptanı olarak maça başladı.

Oyun beklenildiği gibi zorlu ve mücadeleci bir ortamda başladı. Ancak ikili mücadelelerde Kocaelispor’un üstünlüğü vardı. Beş dakikalık artan baskı sonrası Kocaelispor golü bularak öne geçti.

43. dakikada devre berabere biter düşüncesi hakim iken soldan Olaigbe’nin ortasında mükemmel yükselen, satılması gündemde olan Felipe Augusto’nun vurduğu kafa gol olunca Trabzonspor derin bir nefes alarak soyunma odasına gitti.

Kocaelispor her dönen topa sahip olması sebebiyle Trabzonspor, kalesinde zor anlar yaşadı. Onana’nın kurtardığı toplarda oyunda dengeyi kurdu. Ancak çakılı oyun Trabzonspor’un hücumda çoğalamamasına neden oldu.

Kadro kurmakta zorlanan Trabzonspor’da kaptan olarak sahaya çıkmış Mustafa Eskihellaç’ın gördüğü sarı kart sonrası cezalı duruma düşmesi haftaya Kasımpaşa maçında oynayamayacak olması işleri zora soktu.

Afrika Kupası yorgunu Oulai ile Bouchouari değişikliği gerçekleştirildi. Gelecek hafta düşünülerek Mustafa-Cihan değişikliği ile devam edildi. Daha sonra futbolu bırakması istenen Nwakaeme -Olaigbe’nin yerine oyuna girdi.

Dakikalar 90 ve uzatmaları gösterirken bugüne kadar attığı her golde görsel estetik yaşatan Ernest Muçi, soldan aldığı topla içeri doğru hareketlenerek çok kısa mesafeden zor ve düzgün vuruşla golü bulurken Trabzonspor’un zirve yarışına devam etmesini sağladı.

Trabzonspor ekonomik dengeleri koruyarak eksik yerlere transfer yapmak isterken diğer yandan elindeki futbolcuları çıkarmaya çalışıyor. Takımın sanki başkası yokmuş gibi günah keçisi ilan edilen Arif Boşluk, Konyaspor’a; elindeki tek genç yıldız Ümit Milli Takım kaptanı ve hiç şans verilmeyen Arda Öztürk, Eyüpspor’a kiralanırken; beklentilerin altında kalan Serdar Saatçi satın alma opsiyonu ile gönderildi.

Geleceğin yıldızı olarak Trabzonspor’a transfer edilen ancak teknik adamın önyargısından kurtulamayan Danylo Sikan; Anderlecht takımına alındığı bedelin altında zararına satıldı. Aynı Mendy’nin Sevilya örneğinde gördüğümüz gibi son pişmanlık fayda getirmeyecek.

Sakat olduğu bilinirken alınan ve bugün gönderilmek istenen ancak sakat olmasına rağmen transfer bedelinin tamamını isteyen Stefan Saviç, Trabzonspor’un elinde patladığı görülüyor. Edin Vişça’nın durumu da bundan farklı değil.

Trabzonspor elindekileri çıkarıp yeni transfer yapmak istemesine karşılık var olan parasızlık nedeniyle takıma gol atarak ve uyum sağlayarak oynayan Felipe Augusto’ya 15 Milyon Euro veren olursa elinden çıkaracak. Ne de olsa diğer taraflardan yaptığı zararları da bu şekilde kapatmış olacak.

Galatasaray’ın kaos içine girdiği, Fenerbahçe’nin Federasyon destekli olduğu bir ligde Trabzonspor mücadelesini sürdürmeye devam edecektir.

Her ne kadar Fatih Tekke verdiği demeçte Trabzonspor’un hedefini 1-4 arasında koyarak yükselen beklentileri kontrol altına almak istemiş olsa da su akacak, yolunu bulacaktır.

Kritik haftada alınan üç puanla zirveden kopmadan Trabzonspor, temiz futboluyla, helal puanlarıyla yarışa devam dedi.

Maçtan sonra Trabzonspor Kulübü Başkanı Ertuğrul Doğan’a yapılan saldırıyı kınıyorum. Bu kabul edilemez bir davranıştır. Futbol Federasyonu’nun bu konuda örnek bir ceza vermesini bekliyorum.

KUPASIZ TRABZONSPOR

Trabzonspor’un efsanevi teknik direktörü merhum hocamız, kupaların efendisi Ahmet Suat Özyazıcı, o sezon bütün kupaları aldıktan sonra yaptığı açıklamada “daha alınacak kupa kalmadığı için özür diliyoruz” derken dosta ve düşmana Trabzonspor’un büyüklüğünü anlatıyordu.

Fatih Tekke’nin teknik direktörlüğe geldiği ilk gün yaptığı açıklamada “Şampiyonlar Ligi finalini hayal ediyorum” sözünden kupasız bir döneme geçiş yaptık.

Geçen yıl Gaziantep’te yine Galatasaray ile oynanan kupa maçı, bu sezon anlamsız statüsü ile Süper Kupa maçı, Trabzonspor adına hep üzüntü kaynağı oldu.

Lig dışında Trabzonspor’un bir kupa hedefi olmadığı, Alanyaspor’a evimizde yenildiğimiz maçta deneme yanılma kadrosu ile saha çıkılması en önemli gösterge oldu.

Aslında temel sorun Fatih Tekke’nin her zaman korumaya çalıştığı Trabzonspor’un ekonomik yapısı aslında yapılan yanlış transferlere ödenen paralarla yok olup gidiyor. Yönetim Sikan, Olaigbe, Cihan Çanak, Bouchouari, Serdar, Baniya, Arif, Ozan gibi futbolculara yaklaşık 20 milyon Euro öderken bugün gelinen noktada kiralanma yoluyla elden çıkarılması hangi ekonomik rakamlarla açıklanabilir?

Müzmin sakat Saviç’e oturduğu yerden para ödenmesi, sakatlık artık onun yaşam biçimi olmuş Wakayeme, Antep’teki maçta kaptan olarak geri dönmüş ama ilk on birde yer alamamıştır. Diğer taraftan elimizde tutamadığımız Sevilla’ya kiralık verilen ve harikalar yaratan Mendy bu takımda kalamaz mıydı?

Trabzonspor, Süper Kupa yarı finalinde Galatasaray maçında eksik kadrosuna rağmen çok koşan, sahanın her yerinde kendini hissettiren,  agresif futbol oynayan, mücadele eden kimliği ile oynaması gerekirken, kadro eksikliği, oynayanların yetersizliği kötü bir akşamı Trabzonspor tarihine yazılmasına sebep oldu.

Günah keçisi ilan edip Konyaspor’a kiraya verilen Arif’in yerine Ozan’a muhtaç kalmak, stres kırığını henüz atlatamadığı görülen Bouchouari dahil günün kahramanı denilecek bir tek futbolcu sahada yoktu. Kaleci Onana’nın kafasına göre oyun oynaması bırakın onun bonservisin alınmasını, kale bir an önce Onuralp’e teslim edilmelidir.

Baskıdan kurtulamayan Trabzonspor savunmada kalırken Galatasaray hücum futboluyla tek kale oynadı. Öyle ki zaman 15. dakikayı gösterirken topla oyma oranı yüzde 72’ye karşı yüzde 28’i gösteriyordu.

Trabzonspor savunmasında Pina, Serdar, Batagov, Ozan’ın ağır kalması Galatasaray’ın savunma arkasına attığı her topta etkili olmasını sağladığı gibi golleri de bulmasına yardımcı oldu. Aslında çok iyi oynayan Galatasaray değil, çok kötü oynayan Trabzonspor skoru belirledi.

Zubkov’un, hücumda çoğalamayınca topu ezmek isterken kaptırdığı topun devamında gol olması küçük de olsa ümitlerin yok olmasına neden oldu. Galatasaray rahat oyunun sayesinde beş değişiklik hakkını sonuna kadar kullandı.

Trabzonspor 76. dakikada Olaigbe - Wakayeme değişikliğinin devamında 86. dakikada Pına ve Zubkov’un yerine Cihan-Salih değişikliğini gerçekleştirdi. En acı değişiklik maçın bitimiyle hakemin bitiş düdüğünü çaldığı anda Onuralp’in oyuna girmesi oldu. Bu anlamsız değişiklik neden yapıldı bilinmez ama bu şekilde gençlerin takıma kazandırılamayacağı gibi arkadan gelen gençler için de güven kırıcı bir davranış oldu.

Sikan ile Arda’nın neden oynatılmadığının cevabı bir türlü karşılık bulmadı. Bu kadar kötü olan futbolculardan daha mı kötüler? Hele U-19’da harikalar yaratan geleceğin efsane Necati’si olarak anılan, taraftarın sahada görmek istediği Arda’nın tek bir maçta bile sahada oynatılmaması teknik bir maharet olsa gerek.

Bu kadroyu gördükten sonra yürekli evladımız Mustafa Eskihellaç’ın sakatlıktan bir an önce kurtulmasını, Afrika kupasındaki Onuachu ve Oluai’nin bir an önce dönmesini bekliyoruz. Onları takım içindeki yerini ve önemini daha iyi anladık.

Genel kurulda sorduğum sorulardan biri olarak “Şeffaf bir yönetim olduğunuzu düşünüyor musunuz?” idi.  Ancak bu soru diğer sorularım gibi cevabını bulmadığı gibi yönetimin şeffaf olmadığı görüşünü güçlendiriyor.

Başkan ve yönetimde bulunanlar tam 9 yıldır bu kulübü yönetiyor. Ekonomik olarak tüm yapılanlardan sorumludur. Scout ekibi Oluai transferinden gururla bahsederken Olaigbe, Bouchouari transfer başarısızlıklarında sorumluluk almıyor. Milyon Eurolara transfer edilen futbolcular bedava kiraya veriliyor. Bunlar kulüp hanesine hep zarar olarak yazılıyor.

Borçsuz Trabzonspor hedefi geleceği açısından çok önemlidir. Sonuna kadar desteklenmelidir. Diğer taraftan 5-6-8-10 milyon Eurolar geri dönüşü olmayan yolda hak etmeyen transferlere verilmemelidir. Bahis ve şikenin kol gezdiği futbolda bu futbolculara verilen paralar haramdır.

Trabzonspor kupasız kalabilir ama ona yakışan futboldan ve mücadelen uzak oynayamaz. Bunu taraftarına yaşatma hakkı yoktur.

TRABZONSPOR’DA İLK YARI SONU DEĞERLENDİRME

2024-2025 yılı tarihinde olmadığı şekilde çok kötü geçen sezonun ardından 2025-2026 sezonu merak konusu idi. Takım yapısı tamamen değişmiş, kaptanı gemisini terk etmiş, bir takımın geleceği merak konusu idi.

Trabzonspor bu yıla “yeniden yapılanma” adını koydu. Fatih Tekke ile bu süreci başlattı. Büyük paralar ödenerek alınan ve bedava, hatta üzerine paralar verilerek gönderilen futbolcuların yerine yine büyük bedeller ödenerek yeni futbolcular alındı. Ne hikmetse Trabzonspor aldığı yabancılardan çok kendi öz kaynağı olan Uğurcan, Ahmetcan, Yusuf’lardan kulübe gelir elde etti. Ama müsabakalarda tek yerli ve milli Mustafa Eskihallaç dışında oynayan yabancı hayranlığından vazgeçmedi.

Stres kırığı olan, teknik adam kontenjanından transfer edilen Benjamin Bouchouari, kimin önerisiyle alındığı belli olmayan Kazem Olaigbe, bir var bir yok Felipe Agusto, futbolda emeklilik hazırlığı yapan Andree Onana, kiralık gelen ancak katkı veren Ernest Muçi, geleceğin yıldızı olarak erken havaya sokulan Chirst İnao Olulai, Trabzonspor’un sezon başı transferlerini oluşturuyordu.

Kronik sakat Anthony Nwakaeme, Trabzonspor’da her zaman yürekli oynayan, talihsiz sakatlık ile sezonu kapatan Edin Vişça, müzmin sakat Stefan Saviç, büyük ümitlerle alınıp müzmin yedek Danylo Sikan, kadroda bir türlü yer bulamayan Rayyan Baniya, uzun yıllar Trabzonspor’a hizmet edebilecek Wagner Pina,  ortada oynadığı oyunla her zaman “varım” diyen Tim Jabol Folcarelli, Trabzonspor’un elindeki gerçek yıldız Arsenly Batagov ve Oleksandr Zumbov ile karakterli duruşu, forma aşkını her zaman gösteren Ebere Paul Onuachu kadro derinliği aranıyordu.

Geldiği günden beri yüreği ortaya koyan can başla mücadele eden Mustafa Eskihallaç, sanki tek suçlu o imiş gibi günah keçisi ilan edilen Arif Boşluk, eski futbolundan eser kalmamış Okay Yokuşlu, yıldız adayı olarak gelen yıldızı sönen Cihan Çanak, Trabzonspor’a katkı veremeyeceği açık Serdar Saatçi ve Ozan Tufan ile yerli futbolcu kadrosu Trabzonspor’un tutunduğu dal idi.

Gençlerde gelecek vaat eden, uzun yıllar kalede olacağını şimdiden gösteren Onuralp Çevikkan, U-19 yıldızı olmasına rağmen bir forma şansı bile bulamayan Arda Öztürk, genç yaşta bahis belasına bulaşan Salih Malkoçoğlu ve Boran Başkan, Trabzonspor’un geleceğini yansıtıyordu.

Fatih Tekke, elindeki kadro yapısını bilerek doğru bir tespitle hedefini 1-4 arası olarak belirledi. Çünkü bu kadronun devamlılığı konusunda çok emin değildi. Ancak Trabzonspor elindeki kadro ile maç maç giderek 35 puanla ligin ilk yarısını üçüncü olarak tamamladı. Kaybettiği maçlardaki puanlara yandı.

Bu kadro ligin ikinci yarısında da elde ettiği bu başarıyı sürdürebilir mi? İşte orası şüpheli… Devre arası Trabzonspor’un imdadına yetişti. Trabzonspor şimdi yine yanlış yaptığı transferlerin bedelini ödeyerek yeni transferler yapmak zorunda. Sol çizgi, orta saha,  stoper öncelikli transferi yapılması gerekiyor. Hangi kulüp sezon ortasında iyi futbolcusunu serbest bırakır?

Genel Kurulda “borçsuz Trabzonspor” sözü veren Başkan ve Yönetim, sürdürülebilir ekonomide bunu nasıl gerçekleştirecek? Trabzonspor’da yapılan tercihler kaynakların doğru kullanılması adına her zaman zarar verici, borç artırıcı nitelikte olmuştur.

Lansmanı yapılan yıllık ekonomik olarak elli milyon üstü gelir getirici projelerin zaman içinde gerçekleştirileceği düşünülürse bugün var olan kaynaklarla elde edilecek sonuçlar bakımından transferlerin çok kolay yapılamayacağı açık bir gerçek.

Futbolun bahis ve şike ile artık temiz ve adil olmadığı yerde Trabzonspor transferde yeni hatalar ve yeni zararlara sebebiyet verecek girişimlerde dikkatli davranmalıdır.

Genel kurulda tek konuşan ve sorular soran biri olarak sorduğum soruların cevabını alamamak benim adıma değil Trabzonspor adına düşündürücüdür. Oysa genel kurul Trabzonspor’un en üst organıdır. Burada yönetimler tüm şeffaflığını ortaya koymalıdır.

Yapılan doğru işler alkışlandığı gibi yapılan yanlışlarda eleştiriyi de kabul etmek yönetim adına olgunluğun göstergesidir. Başkanın kendi şahsına yapılan hakarette bir üyeye karşı genel kurul nasıl tavır ortaya koymuşsa, onursal üyesi olan Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk hakkında yapılan saygısızlığa da aynı tepki yönetim kurulundan beklemek o genel kurul üyelerinin hakkıdır.

Cezalı bir kişinin Trabzonspor tesislerine, lokaline tüzük gereği girmesi yasak iken, kapalı bir tesiste Akyazı Stadyumu’nda bir amigonun açıklama yapmasına kim ya da kimler müsaade etmiştir? Bu izaha muhtaç bir disiplin meselesidir. Bu da yönetim kurulunun uhdesindedir.

Trabzonspor’un değerlerini korumak, maddi ve manevi olarak yönetimin emaneten genel kuruldan aldığı yetkisinin karşılığıdır. Bugün doğru yapmadığınız şey yarın karşınıza yanlış olarak çıkabilir.

İkinci yarıda Trabzonspor kimliği ile futbol oynayan, taraftarını dünyanın her yerinde mutlu eden, futboluyla zevki yaşatan, hedefine ulaşmış takımızla birlikte, bir ikinci yarı diliyorum.

 Yeni yılınız kutlu olsun.

ANKARA HAVASI YARAMADI

Trabzonspor, ligin ilk yarısının son maçında Gençlerbirliği karşısında üç puan alarak devreyi kapatmak istiyordu. Evdeki hesap çarşıya uymadı.

Hafta arası kupadaki deneme yanılma kadrosu ile Alanyaspor’a 1-0 yenilerek kupa hedefini yok saymak teknik bir dehanın futbol hedefini ortaya koyuyordu. Bunun adı “bizim kupa hedefimiz yok” demekti.

Henüz maçın başında 5. dakikada Gençlerbirliği’nin köşe vuruşundan gelen topunda savunmanın seyretmesi aslında maçın gidişatının göstergesi idi.

Stres kırığından kurtulmuş Bouchourai, bir var bir yok Ozan, son haftaların yıldızı Muçi ile kurulu orta saha rakibe baskı yapmayıp, adam takip etmeyince geniş bir alanın Gençlerbirliği tarafından rahat kullanılmasına neden olduğu gibi belki de bugüne kadar ürettiği geçiş oyunları sonrası en fazla pozisyonlara girmesini sağladı.

Halil Umut Meler’in Sikan’ın açık elle hareket halinde itilmesini hakeme karşı aldatma olarak değerlendirip penaltı vereceği yerde sarı kart vermesi tam bir skandal karar oldu. Bu pozisyonu izleyen VAR’ın da bunu görmezden gelmesi hakemlerin hâlâ tüm yaşananlara rağmen düzelmeyeceğinin ispatı oldu.

Tam devre bitti derken Wagner Pina’ın ortasında Felipe Agusto kafa golü ile devrenin 2-1 bitmesini sağladı. Saviç sakatlanınca mecburi Serdar değişikliği gerçekleştirildi.

İkinci yarının hemen başında 50. dakikada Muçi’nin ortasında Felipe Agusto beraberliği getirdi. Hemen bir dakika sonra oynadığı maçlarda bir türlü istenileni ortaya koyamayan Arif müdahalede geç kalınca Gençlerbirliği 3-2 öne geçti.  Kısa biz zaman sonra 57. dakikaka Göktan’ın kornerden ortasında başından beri tel tel dökülen savunma seyredince Gençlerbirliği 4-2 öne geçti.

Kendi kadrosunda düşünmeyip Gençlerbirliği’ne kiralık verilen Göktan Gürbüz ortaya koyduğu oyunla maçın yıldızı olurken onu kiralık verenlere iyi bir ders veriyordu.

65. dakikada Zubkov rakip ile bire bir mücadelesinde elde ettiği penaltı Muçi ile gole dönüşünce Trabzonspor biraz olsun ümitlenir gibi oldu. Sikan-Olaigbe ve Arif-Cihan değişikliği geldi. Özellikle Cihan’ın daha önce hiç oynamadığı sol çizgide oynatılması kadro çaresizliğinin en önemli göstergesi oldu.

    Kaleci Onana’nın son haftalardaki laubali davranışları, bu maçta gelen bütün yan toplarda kalesinden çıkmaması yediği goller önümüzdeki maçlar için ne mesaj veriyor onu zaman gösterecek.

    Trabzonspor, Onuachu, Tim Jabol, Mustafa Eskihallaç’tan eksik bir kadrosunun yokluğunda  maçı kazanabilmesi için üstün mücadele gücünü ortaya koyamayınca çaresiz bir futbol ile yediği dört golle hedeften uzaklaştı.

    Aslında Fatih Hoca için cevap hazır: “Bizim şampiyonluk gibi bir hedefimiz yoktu. Biz 1-4 arası için oynuyoruz”. Yani “hedeften şaşmadık”.

    Trabzonsporlu futbolcularda fiziksel ve mental düşüş açıkça görülmekte. Sür-antre oldukları belirgin bir şekilde saha içinde oynadıkları oyuna yansıyor. Devre arası imdada yetişti. Takviyenin yapılmaması halinde bu kadro derinliğinin ligi götüremeyeceği açık bir gerçek.

    Yapılan transferlerde özellikle Bouchouari ile Olaigbe’ye verilen 10 milyon Euro para daha önce üstüne para verilip gönderilen futbolculardan farklı olmayacak gerçeğini ortaya koyuyor.

    Bu futbolcuların referansları kim, kim öneriyor, kim aldırıyor? Ondan sonra da genel kurul salonlarında “kulübe verdiğiniz transfer zararlarını alt alta topladınız mı?” sorusu cevapsız kalıyor.

    Taraftarın görmek istediği futbol ile sahada oynanan futbol birbirine tezat oluşturuyor. Trabzonspor devre arasını iyi değerlendirmeli. Gidecek ve kalacak futbolcular belirlenmeli. Kendini geliştiremeyecek durumda olan futbolcular da elde tutulmamalı.

    Trabzonspor, Ankara havasından çıkıp kendi havasına kavuşmalı…

NEFES KESEN MÜCADELE

Trabzonspor son haftalardaki galibiyet serisine Beşiktaş maçını ekleyerek zirve mücadelesinden kopmak istemiyordu. Biletlerin satışa çıkarıldığı on dakika içerisinde tükenmesi müsabakaya taraftarın yoğun ilgisini ve desteğini ortaya koyuyordu. Taraftarın yoğun tezahüratı Trabzonspor’un son haftalarda talep ettiği desteği görülmeye değerdi. Aslında kazanmak için her şey hazırdı.

Trabzonspor oyuna kontrollü bir futbol oynayarak başladı. Fatih Tekke hafta arasında karşılaşacağı sorunu dile getirmişti. Dediği gibi de oldu. “Beşiktaş’ın geçiş futboluna müsaade etmemeliyiz.”

Beşiktaş geçiş futbolunu başarıyla kullanarak girdiği üç pozisyonda üç gol atarak büyük avantaj elde etti. Bu gollerde savunmanın ağır kalması kademe anlayışından yoksun olması yerinde müdahale yapamaması, yenilen gollerde etkin rol oynadı.

Devre son haftaların golcüsü olan Muçi’nin bu haftayı yine boş geçmeyen düzgün net bir vuruşla attığı golle 3-1 Beşiktaş lehine sona erdi.

Trabzonspor geldiği günden beri hiç katkı vermeyen ağzında sakızı ile yürekli arkadaşlarına destek olmayan Kazem Olaigbe’yi neden hâlâ her maçta sahada tutuyor buna bir türlü anlam verilemiyor. Görünen o ki asla Trabzonspor’un futbolcusu olamayacak.

Oyunlarında belirli düşüşleri görülen Olulai, Tim Jabol, Agusto ilk yarı üretken olamadı. Mustafa canla başla yine yüreğini ortaya koyarken, Onana’nın kendine olan üst öz güveni bazen hata yapmasına neden olduğunu gördük.

Ayağa basma özellikle aşil tendonununda kalıcı hasarlar verebilecek müdahalelerde bulunmada El Bilal Ture dışarı atılmasına karşılık aynı müdahalede bulunan Orkun’un sahada tutulması maçın hakemi Ali Şansalan için kabul edilemez kararlardı.

İkinci yarıda Trabzonspor Serdar ile Olaigbe’nin yerine Saviç ve Sikan’ı alarak başladı. Ortaya koyulan tek kale oynanan oyunda “bu ikili ile başlanmış olsaydı ilk devre böyle olur muydu?” sorusunu da beraberinde getirdi.

İkinci yarı Trabzonspor’un oynadığı baskılı, mücadeleci bitmeyen enerjiyle Beşiktaş’ın üstüne giden futbolu, bu ligde en güzel maçların başında yer almasını sağladı. Beşiktaş’ın bir devre boyunca kendi sahasından çıkamaması, sürekli zaman geçirmek için çare araması, zamana oynama düşüncesi Trabzonspor’un baskından kurtulmak için çare araması çaresizliğini gösteriyordu.

Zubkov’un 55. dakikada sağ ayağı vurduğu topun gol olması Trabzonspor’un geri dönüşünü hızlandırdı. Devamında yine 83. dakikada sağ çaprazdan kendine has vurduğu topun gol olması 3-3 skorun ardından galibiyete gideceğine taraftarlarına inandırdı.

Ancak ikinci yarıda Beşiktaş kalecisi Ersin’in zaman çalma hareketlerini görmeyen, oyunun sürekli durması için zaman kazanan futbolcuları görmezden gelen hakem Ali Şansalan’ın oyunun en az 10 dakikadan fazla uzatılması gerekirken yedi dakika ile sınırlandırması niyetini de ortaya koyuyordu.

Bu maç göstermiştir ki geçen hafta haksız olarak sarı kart gören Onuachu ile kırmızı kart gören Wagner Pina’nın oyundan atılması bu hafta onların oynadığında neler olabileceğinin görenlerin Trabzonspor’a vurduğu darbenin karşılığı olmuştur. Beşiktaş’a karşı bu kadar hücum üstünlüğü olduğu maçta Onauchu tarihi gol rekoru kırabilirdi. Ama sahada olmasına izin verilmedi.

Beşiktaş kazandığı bir puana sevinirken, Trabzonspor kaybettiği üç puana üzülüyordu. Nefes kesen bir mücadele oldu. Eksik olan bölgelere devre arasında yapılacak takviyelerin ardından artık göze hoş gelen, yılmadan, mücadele eden Trabzonspor ikinci yarısında ligin tozunu atacaktır.