• 0537 331 9315
  • ganitabordohaber@gmail.com
Ganita Haber - Kültür - Sanat - Spor Ganita Haber - Kültür - Sanat - Spor
  • HABER
  • KÜLTÜR & SANAT
  • YAZARLAR
  • SÖYLEŞİ
  • MİZAH
  • TURİZM
  • TARİH
  • SPOR
  • BELGESEL
  • İLETİŞİM
MOHAMED SALAH VE ŞAMPİYON TRABZONSPOR

MOHAMED SALAH VE ŞAMPİYON TRABZONSPOR

Ayhan PALA 05 Ağustos 2026

Trabzonspor yönetimi, bu yıl güçlü bir kadro kurmak içim başlattığı transfer rüzgârını 13. futbolcusu genelde 206. yabancı yıldızı Mohamed Salah ile sürdürdü. Bu öyle böyle bir transfer değil, İngiltere Premier Ligi’nin en fazla gol atan oyuncusu, dünyanın her ülkesinde bireysel taraftar kitlesine sahip dünya yıldızı, bu transfer dünyada da büyük yankı buldu. Trabzonspor tarihinin en büyük yıldızını kadrosuna kattı.

Başkan Ertuğrul Doğan bu konuda ser verdi, sır vermedi. Bu transferi ilmi siyasetle yürüttü. Sonra bir patladı ki yer gök inledi. Etkileri hâlâ sürüyor.

Trabzonspor bu yıl akıllı bir biçimde sürdürdüğü transfer politikasında büyük ekonomik kazanımlar elde etti. Kulüp, tarihin en büyük transfer girdisini kasasına koydu. Önce sürdürülebilir ekonomiyi sağladı. Sonra Türkiye’ye en iyi futbolcuyu getirdi.

Bundan önce yapılan başarılı transferlere rağmen kombine ve forma satışlarından bir türlü istediğini elde edemiyordu. Bu takıma bir yıldız lazımdı. İşte o anda Başkan Ertuğrul Doğan, tarihe geçen adımı attı. “Trabzonspor istediği zaman bütün dünyanın yıldızlarını alabilir”  diyerek Mohamed Salah’ı Trabzonspor’a getirdi. İşte bu andan itibaren taraftarlarda büyük karşılık bulan bu adım, kombilerinin ve forma satışlarının patlamasına neden olacaktır.

Mohamed Salah’ın küresel tanınırlığı, marka değeri, Avrupa ve dünyada görünürlük ile Trabzonspor’a çok şey katacağı gibi Trabzon turizmine de büyük katkılar sağlayacaktır. Dünyanın her yerinde onun formasını bordo mavi olarak insanların üzerinde göreceğiz. Trabzonspor 59. kuruluş yıldönümünde bu transferi gerçekleştirirken, 60. yılında şampiyon olmak için gerekeni yapmıştır.

Fatih Tekke’nin “Ben, Şampiyonlar Ligi’nde final oynamayı hayal ediyorum” sözü belki bu yıl Kupa Galiplerinde final oynamayla gerçekleşecek. Elinde bulunan kadro Trabzonspor tarihinin en güçlü kadrosu. İş onu şampiyon yapmak. İşte Fatih Tekke bu kadro ile kendisi de şampiyon hoca olarak tarihe geçme fırsatını yakalamıştır.

Bu transferde kuşku yok ki en mutlu olan taraftarlar. Bu sezon içerde ve dışarıda ful kadro ile stadyumları dolduracak, takımını destekleyecektir. Mohamed Salah ile diğer yıldızlarıyla muhteşem bir Trabzonspor izlemenin keyfini yaşayacaktır.

Başkan Ertuğrul Doğan’ın her zaman dile getirdiği “Trabzonspor’un en önemli sorunu ekonomidir” diyerek bu konuda sürdürülebilir ve kalıcı adımlarla kulübün güçlü ekonomisi için ortaya koyduğu çaba ve gayreti alkışlıyoruz. “Borçsuz Trabzonspor” sözünü gerçekleştirecek olması yarınların teminatı olacaktır.

Trabzonspor Kulübü Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nin yeni havalimanına gidecek olması buradan elde edilecek kazanımların Trabzonspor’un borçsuz yapısına katkı vermesi, güçlü Trabzonspor’un geleceği için son derece önemlidir. Ancak yeni tesislerin Akyazı içinde düşünülmesi tartışılması gereken bir konudur. Bu tesisin, stadyumun yanında hastane ile bir arada olması gelecekte telafisi olmayan durumları da beraberinde getirecektir. Aynı hastanenin orada yapılmasının yanlışına rağmen inatla bugüne gelinen durumdan başka bir sonuç getirmeyecektir. Yıldızlı tesisleri huzurlu bir çalışma ortamı için Trabzonspor için en uygun yerdir. Bu konuda kentin ortak aklı ile hareket edilmesi uygun olanıdır.

Papara Park büyük bir imza törenine hazırlanıyor. Trabzonspor tarihinde olmayacak kadar taraftar bu imza töreninde yerini alacak. Büyük coşku ve heyecanla Mohamed Salah’ı bağrına basacak. Onun için belki de futbol hayatında göremediği sevgi ve kucaklaşma gerçekleşecek. Taraftarlar bir an önce Süper Lig’in başlaması için sabırsızlanıyor.

Başkan Ertuğrul Doğan bu yıl yaptıkları ve başardıklarıyla maçları stressiz bir şekilde izlemeyi hak ediyor.  Şampiyon başkan olmak için ne gerekiyorsa yaptı. Taraftarın gölünde taht kurdu.

Bu sene o sene; Trabzonspor bir başka olacak. Ligin sonunda da şampiyon olarak alkışlanacak.

TRABZONSPOR’UN KURULUŞ YILDÖNÜMÜ

TRABZONSPOR’UN KURULUŞ YILDÖNÜMÜ

Ayhan PALA 04 Ağustos 2026

Trabzonspor’un kuruluşunun 59’uncu yılı, Birinci (Süper) Lig’deki ilk şampiyonluğunun ise 50’nci yıldönümü etkinlikleri büyük bir coşkuyla kutlandı.

Önce Ziya Bey sahasının bulunduğu alandan Atatürk Alanı’na yürüyüş yapıldı. Atatürk Alanı’na çelenk konuldu. 59. kuruluş yıldönümü nedeniyle protokol konuşmaları yapıldı. Ardından Hüseyin Avni Aker’den Papara Park Stadyumu’na şehir turu düzenlendi. Burada Süper Lig’deki ilk şampiyonluğumuzun 50. yılı etkinlikleri gerçekleştirildi. Akşam BORDO MAVİ FENER ALAYI gösterisi ile kutlama etkinlikleri sona erdi.

Trabzonspor, 1975-1976 sezonunda elde ettiği şampiyonlukla Anadolu ihtilalini gerçekleştirmiştir. Coğrafyanın kendine verdiği tarzla yalçın kayalar gibi dimdik, Karadeniz’in sert dalgalarının yansıması idi şampiyonluk… Bu başarı büyük bir fedakârlık, sadakat, inat ve inancın sonucu olmuştur. Aidiyet duygusu taşıyan, cesaretiyle, inancıyla, bordo mavi renkleriyle Türk futbolunda beyaz ve lekesiz şampiyonlukla Anadolu ihtilalini gerçekleştirmiştir.

Bu şampiyonluk Trabzon kentinin Trabzonspor’la kavuşmasının yanı sıra dünyaya açılan penceresi olmuştur. Bugün dünyanın her yerinde Trabzonspor taraftarının olması bu başarıyla başlamıştır.

Yapılan 59. yıl kuruluş ve 50. yıl ilk şampiyonlukları törenlerinde Trabzon protokolü Trabzonspor’u anlattı.

Açılış konuşmasını Divan Başkanlık Kurulu Başkanı Mahmut Ören yaptı: “Trabzonspor’un büyüklüğü sadece kazandığı kupalarla anlatılamaz. Mahalle aralarında top koşturan çocukların hayalidir. Sabahın ilk ışığında denize açılan balıkçıların duasıdır. Gurbette bordo mavi atkısını omzuna atan her Trabzonlunun memleket hasretidir. Haksızlık karşısında boyun eğmeyen, dik duran, emeğe inanan, öz kaynaklarına güvenen ve ne olursa olsun mücadeleden vazgeçmeyen karakterin adıdır. Çünkü nerede bordo mavi forma varsa Trabzonspor oradadır. Bu arma gelecek nesillere bırakılacak en değerli emanetimizdir. Sevelim, sayalım, sahip çıkalım, destek olalım, yan yana yürüyelim, birlik olalım. Zira ona sahip çıkmak bu şehrin tarihine, kültürüne, ortak hafızasına sahip çıkmaktır.”

Başkan Ertuğrul Doğan, “Bugün burada yalnızca bir kuruluş yıldönümünü kutlamak için toplanmadık. Bugün bir şehrin ayağa kalkışını Anadolu’nun futboldaki büyük devrimini bordo ile mavinin tam 59 yıldır onurlu mücadelesini kutlamak için bir aradayız. Göreve geldiğimizden bu yana bu kutsal armanın hakkını verebilmek için mücadele ediyoruz.  Bazen zorlandık, bazen önümüze engeller çıkarıldı; bazen engellerle karşı karşıya kaldık ama hiçbir zaman bir adım bile geriye atmadık. Çünkü biz hangi sorumluluğu taşıdığımızı çok iyi biliyoruz. Bizim taşıdığımız geçmişten geleceğe uzanan büyük bir miras ve Trabzonspor’un şerefli armasıdır. Trabzonspor’un geçmişi bizim pusulamızdır. Bugünü büyük mücadelemizin sebebidir. Geleceği ise çocuklarımıza karşı en büyük sorumluluğumuzdur. Biz, Trabzonspor’la yaşıyoruz. Biz zamanımızı Trabzonspor’a vakfediyoruz. Biz enerjimizin tamamını Trabzonspor için harcıyoruz. Göreve geldiğimizde hayal olarak görülen hedefi tek tek gerçekleştirdik. Bundan sonra da aynı kararlılıkla, aynı cesaretle yürümeye devam edeceğiz. Herkesin gönlü rahat olsun. Herkesin gurur duyacağı, çocuklarına gururla anlatacağı, dünyanın neresinde olursa olsun göğsünü gere gere ‘ben, Trabzonsporluyum’ diyen yarınlar için canla başla çalışıyoruz. 59 yıl önce yakılan bu meşale bugün milyonların yüreğinde yanmaya devam edecektir. Bizim görevimiz bu ateşi daha da büyütmek ve gelecek nesillere hiç sönmeden teslim etmektir.”

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, “Şurada gördüğümüz gurur abidesi kupalarımız sadece bir dereceyi ifade etmiyor. Başka bir şey ifade ediyor. Çok daha büyük anlam ifade ediyor. Bu şehrin karakterini ifade ediyor. Bu şehrin güce ve güçlere karşı hakkın yanında duruşu ve mücadeleyi ifade ediyor. Onun için çok kıymetli macera 50. yılın bir öncesinde Kıbrıs Barış Harekâtı Kupasında başladı.  Trabzonspor’un Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan sonra bir kez düzenlenen ama İstanbul takımlarının katıldığı o kupada şampiyon oldu. Geçtiğimiz yıl o efsane kadroyu, Kıbrıs gazilerimizi alıp, Kıbrıs’a gittik. Çok muhteşem anlar yaşadılar. Biz de guru duyduk. Biz de duygulandık. Trabzonsporluluk böyle bir şey. Hayatımızın ta kendisib Bizim için kutsal değerlerimizden sonra bütün değerlerin üstünde olan bir platform. Çünkü bizim bu platformda tebarüz ediyor. Bunun için çok kıymetli. Bunun için Trabzonspor’umuza sıkı sıkı sarılmalıyız. Çünkü bu şehrin bütün değerlerini temsil ediyor. Zaten bu efsaneyi yaratanların hepsine Allah rahmet eylesin. Onlardan biri olan sevgili başkanımız Özkan Sümer şu güzel cümlelerle bu hissiyatı ifade etmiyor mu? ‘Trabzonspor dalgaların sesi, ormanların gizi, kemençenin sözüdür. Trabzonspor bebelerin ninnisi, ninelerin türküsü, yaşlılarımızın öyküsü ve gençlerimizin tutkusudur’. Cumhuriyetimizin fanisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 1923 yılında fahri Trabzonsporlu olmuştur. Bizim için önemli bir kıymetli bir değerdir. Bu sene o sene diyelim, o sene de dokuzuncu şampiyonluğumuzu elde edelim.”

Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, “Trabzonspor’umuzun kuruluşu çok daha eskilere dayanır. Çünkü Trabzonspor sade bir spor kulübü değildir. O esintiyle denizden gelen o dalgalarla, yaylalardan gelen sisleriyle bir araya gelmiş inatçı, inançlı, azimli, bir o kadar da tarihiyle, kültürüyle, sanatıyla bir araya gelmiş kişilerin oluşturduğu çok büyük bir ruhtur. O nedenle bugün 59. yıl dönümümüzü kutlarken o tarihi geçmişimizi, kültürel geçmişimizi hiçbir zaman unutmamamız gerekir. İşte tam da bu noktada bize yol gösteren, geçmişte olduğu gibi gelecekte de yol gösterecek olan bu ruhtur. Bu nedenle 59. yıl dönümümüzü kutlarken ilk şampiyonluğumuzu Hüseyin Avni Aker’de çok net hatırlıyorum. O ilk şampiyonluğu yaşamanın gururu olarak büyük sevinci ve heyecanı var ki bugün yine aynı duygularla karşınızdayım. Yarın geçireceği bir operasyon nedeniyle aramızda olamayan Trabzonspor’un önceki başkanlarındın babam Ahmet Celal Ataman’ın sevgi ve saygılarını iletmeyi de bir borç biliyorum. Nice yıllara dayanışmayla, birlik, beraberlik içerisinde gelecek nice yıllara diyorum.”

Yapılan konuşmalar göstermiştir ki Trabzonspor’u anlatmaya kelimeler, cümleler yetmiyor. Anadolu ihtilalini gerçekleştirdiği 1975-1976 sezonunda beş kıtada, dünyanın her ülkesinde taraftar kitlesine ulaşmıştır. Trabzonspor bir kimlik, bir karakter olarak her Trabzonsporlunun kalbinde yaşamaktadır. Nice yıllara diyerek kuruluşunun 59. yılı, ilk şampiyonluğu ile Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık Kupalarının 50. yılı kutlu olsun.

CUMHURİYET KADINLARI VE ATATÜRK’ÜN KIZLARI

CUMHURİYET KADINLARI VE ATATÜRK’ÜN KIZLARI

Ayhan PALA 28 Temmuz 2026

Filenin Sultanları, uykusuz gecelerin sonunda Türk milletine öyle bir gurur yaşattı ki tarifi imkânsız bir duyguyu, ikinci kez Milletler Ligi Şampiyonluğu, Türk milletine armağan oldu. Hele kürsüde o gözyaşları içerisinde İstiklal Marşını söylemeleri, akan her damla Türk milletinin kalbine düştü. Sonsuz teşekkür ediyoruz. Federasyon Başkanından, yönetimine, Santaralli’den, filenin sultanlarına, emek ve destek veren kim varsa onları tebrik ediyoruz.

Bu şampiyonluk sıradan bir şampiyonluk değildir. Bu, Türk kadının olması gereken yeri gösteren zirvedir. Bu bir haykırıştır, bu bir özgürlüktür, bu bir duruştur; bu, Cumhuriyet kadınların Atatürk’e bağlılığının bir göstergesidir.

Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türk kadınını anlatırken, “Kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın” demiştir.

Kadınlara verilen değerin farkında olan İlkin Aydın, “Bize ‘Cumhuriyet kadınları yerine Atatürk’ün kızları’ deyiniz. Biz ondan daha çok mutlu oluyoruz” derken geldikleri zirvenin yolunu gösteriyordu.

Türk kadını, Kurtuluş Savaşı’nda hep ön sırada yer almıştır. Nene Hatunlar, Şerife Bacılar, Halide Edip Adıvarlar ve daha niceleri düşmanla savaşmaktan korkmamışlar. Bunları gören ve yaşayan Atatürk, Türk kadınının hak ettiği tüm hakları onlara tanımıştır. Dünyada kadınlara seçme ve seçilme hakkını, özgürlük ve eşitlik kazanımlarını ilk veren dünya lideri olmuştur. Kadın, tarih boyunca Türk toplumunda her zaman en önemli değer olarak yerini almıştır. Bunun ne anlama geldiğini Afganistan’da genç bir kızın gözyaşları içerisinde “okumak istiyorum, cahil kalmak istemiyorum” sözlerinde görmek mümkündür.

Filenin Sultanları mütevazıdır. Öyle özel uçaklarla, Dünya Şampiyonasına gitmediler. Ekonomik uçtular. Villalar verilmedi. Eurolar verilmedi. Onlar bir inancı, takımsal birlikteliği, bir duruşu, bir karakteri temsil ettiler. Yüreklerindeki bayrak sevgisini zirveye taşıdılar. Türk milletiyle birlikte smaç vurdular, manşet karşıladılar, servis attılar. Hep birlikte hop oturup hop kalktılar. Türk milletine tarifsiz mutluluk yaşattılar.

Şampiyonluklarında bile paranın milli formadan daha değersiz olduğunu ortaya koydular. Bir önceki Milletler Ligi Şampiyon takımın kaptanı Eda Erdem, “Atatürk’ün sporcu kızları, ülkesi adına kazandıkları başarıyı pazarlık konusu yapmaz. Ne prim ister, ne de başka bir şey. 85 milyona yaşattığımız mutluluk bize yeter” sözü bir asaleti, bir duruşu, bir karakteri ifade ediyordu.

Türkiye’de artık “Biz Voleybol Ülkesiyiz” sözü anlamını buldu. Nice genç kızlarımız, ablalarının yolunda onları örnek alarak Atatürk’ün kızları olmak için çalışıyor. Cumhuriyetin aydınlık yüzü olmaya devam ediyorlar. Hiç kuşku yok ki bu başarıda kınaları elinde kalmış olanlar olabilir. Bu başarıyı, sözleri ile küçük düşürmek isteyenler olabilir. Onlar artık beyinlerindeki örümceklerlerle, ağlarla uğraşmaya devam etsinler. Bu smaç kafalarında patladı. Epey bir zaman kendilerine gelemezler.

Başarıyı yaşarken, geçmişte yaşananları da unutmamak gerekir. Çok değil bundan iki yıl önce Federasyon seçimleri vardı. Gençlik ve Spor Bakanlığı başarılı Federasyon Başkanı Mehmet Akif Üstündağ karşısına, kendi desteklediği Gökhan Dinçer’i çıkardı. Bakanlık destek imzası verdi. Açık açık destekledi. Aslında bu sporda demokrasi adına bir müdahale idi. Seçimde Mehmet Akif Üstündağ 121, Gökhan Dinçer 95 oy aldı, 2 oy da geçersiz sayıldı.

Voleybol camiası bugünkü başarıyı geçmişte ekibi ile planlayıp kazandıran Başkanı Mehmet Akif Üstündağ ve yönetime sahip çıktı.  Bugün işin ilginç yanı onu yıkmak isteyen bakanlığın en üstünden altına kadar olan kimseler tebrik sırasına girmişler. Utanmışlar mı? Sanmam. Bu başarı özgür ve bağımsız federasyonlarının neler yapabileceğinin en güzel göstergesinin olduğunu ortaya koymuştur.

Çağdaş Türk kadını, Cumhuriyetin ona kazanımları olan her mesleği yapabilmektedir. Bu ülkemizin aydınlık geleceği adına çok kıymetlidir. Voleybol Kadın Milli Takımız, onların adına dünyaya Türk kadının durduğu yerin adının zirve olduğunu göstermiştir. Sonsuz teşekkürler.

SPOR FEDERASYONLARI VE MALİ GENEL KURULLAR

SPOR FEDERASYONLARI VE MALİ GENEL KURULLAR

Ayhan PALA 22 Temmuz 2026

2024 yılı Yaz Olimpiyat Oyunları’nın ardından spor federasyonları seçimleri gerçekleştirilmişti. Federasyon seçimlerinde Gençlik ve Spor Bakanlığı her zaman taraf olmuş, kendi adayını seçtirmek için büyük mücadeleler vermiştir. Bunun ilk belirgin örneği benim Okul Sporları Federasyonun Başkanlığı seçimlerimde, rakibim olan Cemalettin Kömürcü, yeterli imzayı toplayamayınca dönemin bakanının talimatı ile bakanlık teşkilatı açık imza vermişti. Bu da spor federasyonlarının demokratik bir yapıda yapılmadığının en belirgin örneği idi.

Aradan iki yıl geçti. Bakanlık verdiği bütçelerin doğru ve yerinde kullanılıp kullanılmadığının değerlendirilmesi ile federasyonların mali genel kurullarının yapılacağı zamana gelindi. Spor Bakanlığı burada nasıl bir tutum izleyecek bilinmiyor. “Kendi adamım” deyip tam kadro mali genel kurullarda yer alıp korudukları federasyon başkanlarının ibra edilmesi yönünde mi tavır alacak, yoksa tamamen tarafsız kalarak mali genel kurullarında delegelerin ortaya koyduğu belgeler üzerinde federasyonlara yaptırım mı uygulayacak? Bunu hep birlikte göreceğiz.

Spor federasyonları kaynakları kamu kaynakları olduğu için amacı dışında kullanılması söz konusu olamaz. Bütçenin kullanımında 7405 Sayılı Spor Federasyonları Kanunu buna bağlı hazırlanmış spor federasyonları yönetmeliği ve federasyon ana statüsü esas alınmalıdır. Federasyonların buna uyup uymadıkları yapılacak mali genel kurullarda ortaya çıkacaktır.

Federasyon Denetim Kurulları; denetimlerini genel kurul adına gerçekleştirir. Tam bağımsız değildirler. Çünkü 2 üye seçimle gelirken 3 üye Spor Bakanlığı tarafından atanmaktadır. Özellikle Spor Bakanlığı tarafından atanan kişilerin bu alanda uzman olmadığı meslek gruplarına bakılacak olursa daha iyi anlaşılacaktır.

Kanun, yönetmelik ve ana statüde açıkça belirtilmesine rağmen federasyonların her 3 ayda bir iç denetimini yaparak denetim defteri tutulma zorunluğu vardır. Ancak bu kanunu kaç federasyon uygulamıştır? Tutulması zorunlu Denetim Defterine bakılırsa daha iyi anlaşılacaktır.

Spor federasyonları bu yönetmeliğe aykırı davrandığı gibi iki yılın sonunda mali müşavir ve muhasebecisine hazırlattığı Denetim Kurulu raporunu, denetim kurulları üyelerine imza ettirmek suretiyle genel kurula getirir. Bu uygulama denetim kurulları üyelerini sorumluluktan kurtarmaz.

Mali genel kurullarda spor federasyonları ibra edilse bile haklarında soruşturma açılmayacağı anlamı taşımamaktadır. Spor federasyonları, yaptığı her işlem ve uygulama için inceleme ve soruşturmaya açık kamu kurumlarıdır.

Gençlik ve Spor Bakanlığı, yapılacak mali genel kurullarda tüm spor federasyonlarına eşit ve adil davranarak kanun, yönetmelik ve ana statülerine uygun olup olmadığına göre mi hareket edecek, yoksa seçimlerde istemediği adayların görevden alınmalarını mali genel kurullarını mı alet edecek?  Bunu mali genel kurul sonrası daha iyi değerlendirebileceğiz.

Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın bir dönem yaptığı gibi mali genel kurullarda tarafsız kalarak oylamaya katılmadan izlemesi, genel kurulların verdiği kararlar konusunda gereğini yapmasıdır. Çünkü mali genel kurullarda ibra edilmesine el kaldırdığı federasyonların daha sonra mevzuata aykırı uygulamaları ortaya çıkarsa ona ortak olduğu anlamı çıkacaktır. Bu da bakanlık adına itibar kaybı olacaktır.

Spor federasyonlarının daha hızlı hareket edebilmeleri için 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun İstisnai maddesinde bazı imtiyazlar tanınmıştır.  Ancak yapım ve inşaat işlerini ihale kapsamı dışına bırakmamıştır. Bu imtiyaz, federasyonlara sınırsız ve belirsiz harcama hakkı vermemektedir. Görevini kötüye kullananlarla, görevini layıkıyla yerine getirenler birbirinden ayrılmalıdır.

Spor federasyon başkanlarının ve yönetimlerinin kullandıkları bütçeler kamu adına devlet parasıdır. Onun kör kuruşunda; yetimlerin, öksüzlerin, gariplerin herkesin hakkı vardır.  Devletin malı da deniz değildir. Öyle lüks otellerde yapılan genel kurullar müsriflikten başka bir şey değildir. Spor Bakanlığı, kendi konferans salonunu açsın ve bu müsrifliğe bir “dur” desin.

Mali genel kurullar ile federasyonlar delege önüne çıkacaktır. Seçim öncesi vaatleri ve aradan geçen iki yılda yaptıkları, terazinin iki kefesine koyulacaktır. Genel kurullar öyle el kaldırıp indirme yerleri değildir. Soru sorma ve sorgulama yerleridir. Yani federasyonların hesap verdiği yerlerdir. Spor Bakanlığı tarafsız kalırsa hak ve adalet yerini bulacaktır.

SPOR DOSTU KAMPÜSÜ KTÜ

SPOR DOSTU KAMPÜSÜ KTÜ

Ayhan PALA 25 Haziran 2026

Karadeniz Teknik Üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümü ilk mezunlarındanım. Bundan her zaman gurur duydum. Daha sonra Trabzon Üniversitesi bünyesinde Spor Bilimleri Fakültesi bölümü açıldı.

KTÜ’nün geçmişi ve tarihi spor bilimlerinin dışında kalmaması adına bilimsel alanda çalışmaları sürdürdüğünü gururla gördük. Davetlisi olduğum 3. Uluslararası Spor Teknoloji Sempozyumu’na katıldım. İl dışından birçok akademisyen gelmiş, muhteşem sunumlar gerçekleştirdiler. Özellikle yapay zeka başta olmak üzere dünyada başarılı olan teknolojik gelişiminin spora neler katacağına şahit olduk. Kalabalık bir spor adamları, teknik direktör Mustafa Reşit Akçay olmak üzere davetliler arasına yer aldı.

Spor Teknoloji Sempozyumu’nun arkasındaki en büyük güç ise dört akademisyenin olağanüstü çabasıydı. Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Abdullah Bora Özkara, Egzersiz ve Spor Bilimleri Bölümü Başkanı Doç. Dr. Fatih Kırkbir, Beden Eğitimi ve Spor Bölümü Başkanı Doç. Dr. Burakhan Aydemir ve Beden Eğitimi ve Spor Bölümü Başkan Yardımcısı Öğr. Gör. Dr. Zafer Gayretli, büyük bir özveriyle çalışarak etkinliği zirveye taşıdı.

Hatta bu ekibin spor adına yaptıkları çalışmaların, KTÜ’nün YÖK tarafından 31 üniversite arasında “Spor Dostu Kampüs” seçilmesinde de önemli payı olduğunu düşünüyorum. Tabii bu başarıda, gönüllü olarak görev alan Fizyoterapi, Beslenme Diyetetik ve Elektrik elektronik Mühendisliği bölümleri öğrencilerinin de büyük emeği var. O gençlerin sorumluluk bilinci gerçekten takdire değerdi. Başarılarını gururla alkışladık.

KTÜ Spor ve Teknoloji Sempozyumu, sıradan bir akademik etkinlik olmanın çok ötesine geçti. Spor biliminin sahada ve teknolojide nasıl bir fark yaratabileceğini somut bir şekilde gösterdi. Gelecek yıl düzenlenecek dördüncü sempozyumda ise spor performans ölçüm sistemleri, yapay zekâ destekli antrenman araçları ve dijital izleme teknolojileri gibi konuların ele alınması planlanıyor. Bu bağlamda, özellikle Trabzon’daki profesyonel spor kulüplerine DeepSport ve ai4sports gibi yapay zekâ platformlarını yakından takip etmelerini öneririm. Bu sistemler, termal görüntüleme sayesinde sporculardaki sakatlık ve yorgunlukları erken tespit ederek performansı artırmada ve sakatlıkları önlemede devrim niteliğinde çözümler sunuyor.

KTÜ 3. Spor ve Teknoloji Sempozyumu, teknolojinin sporun gelişimindeki artan önemini ve üniversitenin bu alandaki liderliğini bir kez daha kanıtladı. Sempozyumda spor bilimleri ve teknolojileri üzerine güncel araştırmalar sunulmuş, katılımcılar, bilimsel geri bildirim alıp disiplinler arası etkileşim kurmuştur. Bildiriler Fizyoterapi, Spor bilimleri alanlarında ve sağlık alanlarında sunulmuştur.

Bu güzel çalışmalarda bir iş birliği sempozyuma katılan başarılı çalışmalara imza atan Gençlik ve Spor İl Müdürü Lokman Arıcıoğlu’ndan geldi. Bünyelerinde bulunan Performans Merkezi’ni bu çalışmalara açabileceğini ifade ederek birlikte çalışabileceklerini dile getirdi.

İlerleyen günlerde yukarıda isimlerini saydığım akademisyenlerin olduğu bilimsel kurul, TR Dizin indeksli bir dergi kurma aşamasındaymış. Bu sempozyumun önümüzdeki yıllarda daha da büyüyerek spor dünyasında ses getireceğine inanıyorum. Ayrıca egzersiz ve spor bilimleri bölümünün 24 yüksek lisans öğrencisi mevcut, 2027 itibariyle doktora programı açılacak. Emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyoruz.

Bu güzel çalışmada Rektör Hamdullah Çuvalcı tarafından atamasını yaptığı günden beri eleştiri konusu olan Sağlık Kültür ve Spor Dairesi Başkanı’nın neden katılmadığı bilinmemektedir. Yaptığım araştırmada kendi sorumluluk alanını yeşil ve beyaza boyamakla meşgul olduğunu öğrendim. Biri ona mezun olduğum okulun renginin kurulduğu tarihten itibaren lacivert ve beyaz olduğunu hatırlatsın. Bilimsel çalışmalara uzak olanların, verimsel çalışmalar yürütemeyeceği açıktır.

Diğer taraftan aldığım duyumlara göre üniversitenin tesislerinin öğrencilere ücretli kullandırıldığı söylenmektedir. Bu anlayış kabul edilemez. Herkes öğrencilik hayatından geçmiştir. Elindeki ile geçinmeye çalışan öğrencilerden tesis ücreti istemek büyük ayıptır. Ne demek, parası olmayan öğrenci spor yapamayacak mı? KTÜ’ye büyük heyecanlarla gelmiş bir öğrenciye bu muameleyi yapmak kabul edilemez bir durumdur.  Böyle bir durum varsa bundan derhal vazgeçilmelidir.

Gençlik yıllarımızda Trabzon’da ilk uluslararası hentbol salonu KTÜ’de bulunuyordu. Burada lig maçlarımızı oynardık. Dönemin Valisi Yılmaz Ergun, o dönemin Rektörü Kemal Gürüz, merhum İl Milli Eğitim Müdürü Bener Cordan, İl Jandarma Komutanı, İl Emniyet Müdürü salonu tamamen dolduran faroz taraftarı ve üniversite öğrencileri önünde maçlarımızı oynardık.

Bu maçlar sayesinde üniversite öğrencileri, onları yönetenlerle sıcak diyalog kurarlardı. Faroz seyircisi tezahüratın dozunu kaçırmaya başlayınca Vali Yılmaz Ergun, elini havaya kaldırır, seyirciler de ellerini kalplerine götürerek “tamam sayın valim” dercesine muhteşem iletişim kurarlardı.

Bu aslında halk ile üniversite ve onlarla birlikte üniversite öğrencilerinin kavuşması demekti. Bu işbirliği sıcak diyalogları da beraberinde getiriyordu. O yıllarda KTÜ Spor Kulübümüz vardı. Bu kulüp o kadar önemli bir işlev görüyordu ki hentbol, futbol, voleybol, basketbol takımlarının yanı sıra ferdi sporcular liglerde mücadele ediyordu. En önemlisi KTÜ’yü tercih eden elit sporcular, sporculuk hayatlarına devam ediyorlardı.

Bu kulüp ver mı yok mu bilmiyorum. Ama işlevsel olmadığı açıktır. Bilimsel çalışmalarla güzel çalışmalara imza atan KTÜ, bu eksikliği spor alanında da kendini göstererek ortadan kaldırmalıdır. Unutulmalıdır ki ülkemize uluslararasında nice başarılar yaşatanların yolu KTÜ’den geçmiştir.

  1. SPORDA LİYAKAT
  2. KUPA BEYİ TRABZONSPOR
  3. FUTBOL BİR AYAK OYUNUDUR!
  4. HEDEF TÜRKİYE KUPASI

Sayfa 1 / 4

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
© 2025 Ganita Bordo Haber . Tüm Hakları Saklıdır. Pruva Media
Ganita Haber - Kültür - Sanat - Spor Ganita Haber - Kültür - Sanat - Spor
  • HABER
  • KÜLTÜR & SANAT
  • YAZARLAR
  • SÖYLEŞİ
  • MİZAH
  • TURİZM
  • TARİH
  • SPOR
  • BELGESEL
  • İLETİŞİM
  • 0537 331 9315
  • ganitabordohaber@gmail.com