TRABZONSPOR VE FATİH TEKKE İSTİFASI

UEFA Ligi’ne kalma maçında Ferencvaros karşısında Trabzonspor farklı kaybederek Konferans Ligi’nde devam etmek zorunda kaldı. Aslında Trabzonspor kendi sahasında kaybettiği maçta turu zora sokmuştu. Ancak kadro kalitesi ikinci maçta galip geleceğine taraftarları inanıyordu. Malinovski’nin 13. dakikada  kırmızı kart görmesi bütün planları alt üst etti.

Oyun genelinde organize olamayan Trabzonspor’da sanki oto kontrolün olmadığı, futbolcuların gergin ve stresli tavırları ve bireysel hareketleri kontrolsüz bir takım görüntüsü verdi. Bu da rakip takımın işine yaradı.

Maçın şokunu atlatamadan daha büyük şok canlı yayında Fatih Tekke istifa ettiğini açıklıyordu. Bunun sebebinin bir maç sonu mağlubiyet olmadığı açık bir gerçek. Bunu tetikleyen başka sebepler mi var henüz belli değil.

Fatih Tekke’nin hemen maç sonu istifasını açıklamak yerine yönetim ile konuşup sonra karar vermesi daha uygun olurdu. Başkan Ertuğrul Doğan yaptığı her konuşmada Fatih Tekke’yi övüyor, ona her türlü desteği veriyordu. Yapılanmanın merkezine de Fatih Tekke’yi koyuyordu. En azından konuşulmayı hak ediyordu. Ama öyle olmadı. Şimdi istifayı kabul etmese o zaman da Fatih Tekke, “Ben istifa ettim, onlar bırakmadı” diyerek başkanı zora sokmuş oldu.

Aslında nedendir bilinmez, Fatih Tekke sanki bugünleri önceden planlıyor gibiydi. Durup dururken ironi yapmak adına “başkana söyledim, bu takım, bu kadro antrenör kovdurur” sözü gizli bir gerçeğin yansıması idi.

Trabzonspor, tarihin en pahalı takımını kurdu. Mohammet Salah gibi dünya yıldızını getirdi. Son olarak 6 numara için Fabinho geldi. Hedef şampiyonluk. UEFA Ligi ve Türkiye Kupası gibi üç cephede savaşacak kadro bir arada.

Taraftarın kombine ve formaya ulaşmasındaki rakamlar daha önce hiç görülmemiş sayılara ulaştı. Dünyada Trabzonspor rüzgârı esiyor. Peki, eksik olan ne? Bence eksik olan bunun sahaya henüz yansımamış olmasıdır.

Trabzonspor henüz ligin başında kritik bir durumla karşı karşıya kalmıştır. Lig başlamış ve Trabzonspor düşmanları harekete geçmiştir. “Trabzonspor’un sinir uçlarıyla oynamayın” sözü bile disiplin suçu sayılmış, bundan sonrası için olacakların mesajı niteliğinde.

Tüm bunlar olurken zamansız teknik direktör krizi ciddi sorun haline geldi. Kriz çıkarmada üzerimize yoktur. “Taraftarlar lideri” diye kulüpten atılmış bir amigonun taraftarları böldüğü bir ortamda Trabzonspor’un bu krizlilerden ancak birlik ve beraberlikte çıkması nasıl sağlanacak henüz belli değil. Bir de buna Abdullah Avcı’nın teknik adam olarak getirilmesi düşüncesi varsa bu birliktelik asla sağlanamaz.

Trabzonlunun en büyük düşmanı yine kendisidir.