ANKARA HAVASI YARAMADI

Trabzonspor, ligin ilk yarısının son maçında Gençlerbirliği karşısında üç puan alarak devreyi kapatmak istiyordu. Evdeki hesap çarşıya uymadı.

Hafta arası kupadaki deneme yanılma kadrosu ile Alanyaspor’a 1-0 yenilerek kupa hedefini yok saymak teknik bir dehanın futbol hedefini ortaya koyuyordu. Bunun adı “bizim kupa hedefimiz yok” demekti.

Henüz maçın başında 5. dakikada Gençlerbirliği’nin köşe vuruşundan gelen topunda savunmanın seyretmesi aslında maçın gidişatının göstergesi idi.

Stres kırığından kurtulmuş Bouchourai, bir var bir yok Ozan, son haftaların yıldızı Muçi ile kurulu orta saha rakibe baskı yapmayıp, adam takip etmeyince geniş bir alanın Gençlerbirliği tarafından rahat kullanılmasına neden olduğu gibi belki de bugüne kadar ürettiği geçiş oyunları sonrası en fazla pozisyonlara girmesini sağladı.

Halil Umut Meler’in Sikan’ın açık elle hareket halinde itilmesini hakeme karşı aldatma olarak değerlendirip penaltı vereceği yerde sarı kart vermesi tam bir skandal karar oldu. Bu pozisyonu izleyen VAR’ın da bunu görmezden gelmesi hakemlerin hâlâ tüm yaşananlara rağmen düzelmeyeceğinin ispatı oldu.

Tam devre bitti derken Wagner Pina’ın ortasında Felipe Agusto kafa golü ile devrenin 2-1 bitmesini sağladı. Saviç sakatlanınca mecburi Serdar değişikliği gerçekleştirildi.

İkinci yarının hemen başında 50. dakikada Muçi’nin ortasında Felipe Agusto beraberliği getirdi. Hemen bir dakika sonra oynadığı maçlarda bir türlü istenileni ortaya koyamayan Arif müdahalede geç kalınca Gençlerbirliği 3-2 öne geçti.  Kısa biz zaman sonra 57. dakikaka Göktan’ın kornerden ortasında başından beri tel tel dökülen savunma seyredince Gençlerbirliği 4-2 öne geçti.

Kendi kadrosunda düşünmeyip Gençlerbirliği’ne kiralık verilen Göktan Gürbüz ortaya koyduğu oyunla maçın yıldızı olurken onu kiralık verenlere iyi bir ders veriyordu.

65. dakikada Zubkov rakip ile bire bir mücadelesinde elde ettiği penaltı Muçi ile gole dönüşünce Trabzonspor biraz olsun ümitlenir gibi oldu. Sikan-Olaigbe ve Arif-Cihan değişikliği geldi. Özellikle Cihan’ın daha önce hiç oynamadığı sol çizgide oynatılması kadro çaresizliğinin en önemli göstergesi oldu.

    Kaleci Onana’nın son haftalardaki laubali davranışları, bu maçta gelen bütün yan toplarda kalesinden çıkmaması yediği goller önümüzdeki maçlar için ne mesaj veriyor onu zaman gösterecek.

    Trabzonspor, Onuachu, Tim Jabol, Mustafa Eskihallaç’tan eksik bir kadrosunun yokluğunda  maçı kazanabilmesi için üstün mücadele gücünü ortaya koyamayınca çaresiz bir futbol ile yediği dört golle hedeften uzaklaştı.

    Aslında Fatih Hoca için cevap hazır: “Bizim şampiyonluk gibi bir hedefimiz yoktu. Biz 1-4 arası için oynuyoruz”. Yani “hedeften şaşmadık”.

    Trabzonsporlu futbolcularda fiziksel ve mental düşüş açıkça görülmekte. Sür-antre oldukları belirgin bir şekilde saha içinde oynadıkları oyuna yansıyor. Devre arası imdada yetişti. Takviyenin yapılmaması halinde bu kadro derinliğinin ligi götüremeyeceği açık bir gerçek.

    Yapılan transferlerde özellikle Bouchouari ile Olaigbe’ye verilen 10 milyon Euro para daha önce üstüne para verilip gönderilen futbolculardan farklı olmayacak gerçeğini ortaya koyuyor.

    Bu futbolcuların referansları kim, kim öneriyor, kim aldırıyor? Ondan sonra da genel kurul salonlarında “kulübe verdiğiniz transfer zararlarını alt alta topladınız mı?” sorusu cevapsız kalıyor.

    Taraftarın görmek istediği futbol ile sahada oynanan futbol birbirine tezat oluşturuyor. Trabzonspor devre arasını iyi değerlendirmeli. Gidecek ve kalacak futbolcular belirlenmeli. Kendini geliştiremeyecek durumda olan futbolcular da elde tutulmamalı.

    Trabzonspor, Ankara havasından çıkıp kendi havasına kavuşmalı…