2024-2025 yılı tarihinde olmadığı şekilde çok kötü geçen sezonun ardından 2025-2026 sezonu merak konusu idi. Takım yapısı tamamen değişmiş, kaptanı gemisini terk etmiş, bir takımın geleceği merak konusu idi.
Trabzonspor bu yıla “yeniden yapılanma” adını koydu. Fatih Tekke ile bu süreci başlattı. Büyük paralar ödenerek alınan ve bedava, hatta üzerine paralar verilerek gönderilen futbolcuların yerine yine büyük bedeller ödenerek yeni futbolcular alındı. Ne hikmetse Trabzonspor aldığı yabancılardan çok kendi öz kaynağı olan Uğurcan, Ahmetcan, Yusuf’lardan kulübe gelir elde etti. Ama müsabakalarda tek yerli ve milli Mustafa Eskihallaç dışında oynayan yabancı hayranlığından vazgeçmedi.
Stres kırığı olan, teknik adam kontenjanından transfer edilen Benjamin Bouchouari, kimin önerisiyle alındığı belli olmayan Kazem Olaigbe, bir var bir yok Felipe Agusto, futbolda emeklilik hazırlığı yapan Andree Onana, kiralık gelen ancak katkı veren Ernest Muçi, geleceğin yıldızı olarak erken havaya sokulan Chirst İnao Olulai, Trabzonspor’un sezon başı transferlerini oluşturuyordu.
Kronik sakat Anthony Nwakaeme, Trabzonspor’da her zaman yürekli oynayan, talihsiz sakatlık ile sezonu kapatan Edin Vişça, müzmin sakat Stefan Saviç, büyük ümitlerle alınıp müzmin yedek Danylo Sikan, kadroda bir türlü yer bulamayan Rayyan Baniya, uzun yıllar Trabzonspor’a hizmet edebilecek Wagner Pina, ortada oynadığı oyunla her zaman “varım” diyen Tim Jabol Folcarelli, Trabzonspor’un elindeki gerçek yıldız Arsenly Batagov ve Oleksandr Zumbov ile karakterli duruşu, forma aşkını her zaman gösteren Ebere Paul Onuachu kadro derinliği aranıyordu.
Geldiği günden beri yüreği ortaya koyan can başla mücadele eden Mustafa Eskihallaç, sanki tek suçlu o imiş gibi günah keçisi ilan edilen Arif Boşluk, eski futbolundan eser kalmamış Okay Yokuşlu, yıldız adayı olarak gelen yıldızı sönen Cihan Çanak, Trabzonspor’a katkı veremeyeceği açık Serdar Saatçi ve Ozan Tufan ile yerli futbolcu kadrosu Trabzonspor’un tutunduğu dal idi.
Gençlerde gelecek vaat eden, uzun yıllar kalede olacağını şimdiden gösteren Onuralp Çevikkan, U-19 yıldızı olmasına rağmen bir forma şansı bile bulamayan Arda Öztürk, genç yaşta bahis belasına bulaşan Salih Malkoçoğlu ve Boran Başkan, Trabzonspor’un geleceğini yansıtıyordu.
Fatih Tekke, elindeki kadro yapısını bilerek doğru bir tespitle hedefini 1-4 arası olarak belirledi. Çünkü bu kadronun devamlılığı konusunda çok emin değildi. Ancak Trabzonspor elindeki kadro ile maç maç giderek 35 puanla ligin ilk yarısını üçüncü olarak tamamladı. Kaybettiği maçlardaki puanlara yandı.
Bu kadro ligin ikinci yarısında da elde ettiği bu başarıyı sürdürebilir mi? İşte orası şüpheli… Devre arası Trabzonspor’un imdadına yetişti. Trabzonspor şimdi yine yanlış yaptığı transferlerin bedelini ödeyerek yeni transferler yapmak zorunda. Sol çizgi, orta saha, stoper öncelikli transferi yapılması gerekiyor. Hangi kulüp sezon ortasında iyi futbolcusunu serbest bırakır?
Genel Kurulda “borçsuz Trabzonspor” sözü veren Başkan ve Yönetim, sürdürülebilir ekonomide bunu nasıl gerçekleştirecek? Trabzonspor’da yapılan tercihler kaynakların doğru kullanılması adına her zaman zarar verici, borç artırıcı nitelikte olmuştur.
Lansmanı yapılan yıllık ekonomik olarak elli milyon üstü gelir getirici projelerin zaman içinde gerçekleştirileceği düşünülürse bugün var olan kaynaklarla elde edilecek sonuçlar bakımından transferlerin çok kolay yapılamayacağı açık bir gerçek.
Futbolun bahis ve şike ile artık temiz ve adil olmadığı yerde Trabzonspor transferde yeni hatalar ve yeni zararlara sebebiyet verecek girişimlerde dikkatli davranmalıdır.
Genel kurulda tek konuşan ve sorular soran biri olarak sorduğum soruların cevabını alamamak benim adıma değil Trabzonspor adına düşündürücüdür. Oysa genel kurul Trabzonspor’un en üst organıdır. Burada yönetimler tüm şeffaflığını ortaya koymalıdır.
Yapılan doğru işler alkışlandığı gibi yapılan yanlışlarda eleştiriyi de kabul etmek yönetim adına olgunluğun göstergesidir. Başkanın kendi şahsına yapılan hakarette bir üyeye karşı genel kurul nasıl tavır ortaya koymuşsa, onursal üyesi olan Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk hakkında yapılan saygısızlığa da aynı tepki yönetim kurulundan beklemek o genel kurul üyelerinin hakkıdır.
Cezalı bir kişinin Trabzonspor tesislerine, lokaline tüzük gereği girmesi yasak iken, kapalı bir tesiste Akyazı Stadyumu’nda bir amigonun açıklama yapmasına kim ya da kimler müsaade etmiştir? Bu izaha muhtaç bir disiplin meselesidir. Bu da yönetim kurulunun uhdesindedir.
Trabzonspor’un değerlerini korumak, maddi ve manevi olarak yönetimin emaneten genel kuruldan aldığı yetkisinin karşılığıdır. Bugün doğru yapmadığınız şey yarın karşınıza yanlış olarak çıkabilir.
İkinci yarıda Trabzonspor kimliği ile futbol oynayan, taraftarını dünyanın her yerinde mutlu eden, futboluyla zevki yaşatan, hedefine ulaşmış takımızla birlikte, bir ikinci yarı diliyorum.
Yeni yılınız kutlu olsun.
