19 MAYIS 1919

Ortaokul 3. sınıftaydım (Şimdi 8. sınıf diyorlar). İlk defa genç bir birey olduğumu hissettiğim zamanlar. Çünkü beden eğitimi öğretmenim beni 19 Mayıs gösterileri için seçmişti. İlk kez katılacaktım bu gösterilere ve çok sevinmiştim. Daha sonra lisede bir kez daha katılmıştım bu etkinliğe. Evet bir gençtim ve 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik Ve Spor Bayramı'nda gösterilerde  rol alacaktım.

Çalışmalar, provalar devam ediyordu. Sıra genel provolara gelmişti. Genel provaları Trabzon'un kalbi Hüseyin Avni Aker Stadyumu'nda, yeşil çimler üzerinde yapacaktık. Çok heyecanlıydım, kalbim pır pır atıyordu. Düşünsenize bir çok anlam yüklediğimiz mabedin çimlerinde koşacaktım, Atatürk'ün bize öğütlediği ruhla bayramı kutlayacaktım, bir genç olarak farklı olduğumu gösterecektim. Ne büyük bir gururdu Ali Kemal'in, Dozer Cemil'in, Turgay'ın, Necmi Perekli'nin, Şenol Güneş'in futbol oynadığı mabete iz bırakmak…

Nasıl heyecanlı geçiyordu genel provalar, nasıl sürprizlerle dolu. Biz yalnızca 19 Mayıs gösterileri için orada bulunmuyorduk. Paylaşmayı, genç olmayı öğrenmiştik orada, imeceyi öğrenmiştik. El ele vermiştik, göz göze, omuz omuza. Birey olmayı aşarak bir bütün olmayı öğrenmiştik. Aşık olmuştuk, bir sevda düşmüştü yüreğimize. Dost olmuştuk, arkadaş olmuştuk. En önemlisi bu ülkenin kurucusu ile gurur duymayı öğrenmiştik. Mustafa Kemal Atatürk'ün umuduyla bakmayı öğrenmiştik ufka… 19 Mayıs kutlamaları asla bir ritüel değildi. Bir ulusun, bir ülkenin gençlerinin vatan ve insan sevgisiyle buluştuğu platformdu. Gençliğe gerçek adımını attığı ilk yerdi. Nasıl da gururla, heyecanla bitirmiştik gösterimizi. Ben unutmadım, kimseler unutmadı, unutmasın zaten...

19 Mayıs 1919, Emperyalizme karşı verilen ve Emperyalizmin dize getirildiği mücadelenin başlangıç noktasıdır. Bu halk yeni bir ülke kurma adına, vatanın bağımsızlığı adına bu mücadeleyi büyük bir onurla kazanmıştır. Ve yine bu halk, vatan mücadelesi için Mustafa Kemal Atatürk'e minnettardır. Gençler de minnettardır böylesine önemli bir günü kendisine armağan eden Gazi'ye. Gençliğe ilk adım attığımız o gün, bu minneti yüreğimizde yoğunluğunca hissediyorduk. Ki hâlâ  hissediyoruz...

Bugün 19 Mayıs 2026. Tam 107 yıl geçmişti aradan. Bu öykü yalnızca bir direnişin, bir dirilişin öyküsü değildi. Tarih, emperyalizme karşı kazanılan en büyük zaferi bugün yazmıştı. Mavi gözleriyle sonsuzluğa bakan şayak kalpaklı adam bu destanın başlangıcını, ilk adımını, daha önemlisi Türkiye Cumhuriyeti'ni gençlere adamıştı, emanet etmişti. Bu ülkenin ve bu Cumhuriyet'in gençleri emanetlerine sonsuza dek sahip çıkacaktılar. Yaşasın tam bağımsız Türkiye, yaşasın bu büyük sevda, yaşasın Mustafa Kemal Paşa'nın umudu...

Dün ortaokul üçüncü sınıfta olan genç, Gazi'ye bir söz vermişti. Ve o genç demişti ki; "Baktığım ufuklara hep senin umudunla bakacağım". Bu söz hâlâ daha geçerlidir. Hep umudumdasın Atam…