Trabzon’un beş bin yıllık bir tarihe sahip olduğunu biliyoruz. Belki de dünyada kurulan en eski kentlerden (antik kent) birisidir Trabzon. Peki Trabzon coğrafik anlamda bulunduğu yere neden kurulmuştur?
Doğu Karadeniz Bölgesi’nin kuzeydoğusunu çepeçevre Kafkas Dağları sarmaktadır. Bu sıradağlar, yükseltisi yer yer beş bin metre olan dağlardır. Ve kuzeydoğudan gelen soğuk havayı bir duvar gibi karşılamakta ve Doğu Karadeniz Bölgesi için adeta bir mikroklima etkisi yaratmaktadır. Bu nedenle Doğu Karadeniz Bölgesi’nde batısına göre daha yumuşak bir iklim yaşanmaktadır. Ayrıca Trabzon kenti batısında Yoroz Burnu ile çevrilmiş bir koy içinde kalmaktadır. Bu nedenle Yoroz Burnu ile Arsin ilçesi arasında kalan bölge başka bir mikro klima etkisiyle Doğu Karadeniz kıyı şeridinde en az yağış alan ve en ılıman olan bölgedir. Hatta bu bölgede tarih sürecinde çok farklı zeytin türlerinin yetiştirildiği bilinmektedir.
Evliye Çelebi Trabzon’u anlatırken, bölgede beş farklı zeytin türünün yetiştiğine ve bu zeytinlerin çok lezzetli olduğuna; narenciye başta olmak üzere tatlı olan birçok meyve çeşidinin olduğuna vurgu yapmıştır. Ayrıca Trabzon ikliminin çok yumuşak olduğunun altını çizmiştir.
Trabzon kenti aslında doğudan, yani güneşin doğduğu yönden yükselen bir kenttir. Tarihi İpek Yolu’nu kullanan tüccarlar, liman kenti olarak Trabzon’u belirlemişlerdir. İran üzerinden develerle gelen ticari ürünler, Değirmendere üzerinden yani kentin doğusundan Kemeraltı’na, Moloz’a taşınmıştır. Ancak kentin doğu girişi ulaşım için çok problemli bir yer olmuştur ve Maşatlık’ta bulunan kayalarla çevrili dar bir geçitten kervanlar zorlanarak geçmişlerdir.
Maşatlık’ın altında çok parlak ve göz alıcı bir kaya varmış. Trabzon’a yaklaşan gemiler bu parlak kayayı gördüklerinde, Trabzon’a geldiklerini anlarlarmış. Yani kaya bir nevi doğal bir deniz feneri gibiymiş. Kayaya Eleusa deniliyormuş. “Şefkatli Kucaklayış” anlamına geliyormuş. Yani denizin kayayı şefkatli kucaklayışı. Aşağıda paylaştığım. Ancak kentin doğusundan sahil kısmından kente giriş imkansız olduğu için kaya kırılıyor ve yok ediliyor. Aslında kayanın kara tarafı uzantısında gayrımüslüm mezarlıkları bulunmakta (Rum, Ermeni vs.) ve bu şefkatli dokunuş isminin Meryem’in Hz. İsa’ya kucağındayken şefkatli dokunuşundan geldiği söylenilmektedir. Deniz de kayayı kucağına alarak, ona şefkatle dokunmaktadır. Bu nedenle kayaya Eleusa denilmiştir.
Trabzon, beş bin yıllık tarihi olan antik bir kent. Peki bizler bu tarihe sahip çıkmanın neresindeyiz? Yazık, çok yazık…
Not: Değerli Hocam, Mustafa Reşat Sümerkan’a verdiği bilgiler için teşekkür ederim.
