ZOR DEPLASMAN KOLAY ÜÇ PUAN

Antalyaspor maçını 2 puan kayıpla geçen Trabzonspor’un oynayacağı Samsunspor maçı büyük önem taşıyordu. Trabzonspor kapanan ara dönem transferinde elindeki Arif, Sikan ve Baniya’yı gönderip Cihan ve Olaigbe’yi kiralık olarak vermişti.

Kadrosuna da Chibuke Nwaiwu; Mathias Lovik ve Umut Nayır’ı kattı. Aslında transferde beklenilen sol çizgi ve on numarada oynayan futbolcu kadroya dahil edilemeden ara transfer dönemi kapandı. Trabzonspor’un borçsuz kulüp yolunda amacı dışında transferlere yüksek bedel ödememe transfer politikası bunda etkili oldu.

Trabzonspor oyuna ne istediğini bilen, mücadele ve kazanma hırsı yüksek bir şekilde başladı. Maçın 23. dakikasında Muçi’nin asistliğinde Onauchu’nun kafa vuruşu rakip savunmaya temas ederek filelerle buluştu.

Trabzonspor’un oyunu kendi alanında kabullenip kontrollü seri paslarla etkili olma düşüncesi ikinci golü de beraberinde getirdi. Agusto’nun yerine oyuna giren Umut Nayır’ın asistliğinde Onauchu daha önce attığı sayılmayan iki golün inadına sanki “siz silin ben atmaya devam ederim” dercesine ikinci geçerli golünü atıyordu. Umut Nayır’la 4-4-2 oyun anlayışı gelecekte daha çok kullanılacak gibi duruyor.

Skorboard 90. dakikayı gösteriyordu ki Samsunsporlu Soner’in elle müdahalesinde sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yermiş gibi bu sefer penaltı noktasına Muçi geçti, attığı golle Trabzonspor’u 3-0 öne geçirdi. Hemen insanın aklına “takımda en etkili vuruş ustası Muçi keşke Antalyaspor maçında da ikinci penaltıda topun başında olsaydı” demek geldi.

Trabzonspor sol çizgi transfer gerçekleştiremeyince “ben buradayım, transfere gerek yok” diyen Mustafa Eskihallaç, sol koridorda çok koştu, çok çalıştı, Trabzonspor’un eksikliğini ortadan kaldırdı.

Trabzonspor, Fenerbahçe maçı öncesi Samsun’da zor deplasmanda üç puanı hanesine yazdırdı. Taraftarın bu önemli maçta sahayı ful doldurmasına neden oldu. Seyircinin yoğun desteği altında sezonun maçına çıkıp lig şampiyonluğu iddiasını sürdürecek.

Ancak taraftarın bu yoğun heyecanı ve desteğinin önünde halen bulunan kemençenin sesi ve horonun coşkusu; yasağı kaldırılmalıdır. Taraftarın heyecanı, desteği, coşkusu susturulmamalıdır. Kemençe çalacak, taraftar ve futbolcular horonu dik oynayacaklardır. Çünkü Fenerbahçe maçı Trabzonspor’un şampiyonluk meşalesini yaktığı maç olacaktır.

ÖZÜNE YABANCILAŞTIRILAN TRABZONSPOR

Trabzonspor, Anadolu devrimini Türk futbolunda yaratırken kendi öz çocukları ve yerli futbolcularla bunu başardı. Bugün gelinen noktada 11 yabancı ile İstiklal Marşı’nı okuyan tek bir futbolcusunun olmaması sorgulanmalıdır.

Başkan Ertuğrul Doğan yönetim içerisinden genel kurul kararını aldıkları dönemde dahil parayı veren düdüğü çalar misali her ne kadar scaut ekibi teknik direktörün onayıyla transferler yapılıyor denilse bile karar verici konumundadır.

Görevde bulunduğu as başkanlık ve başkanlık dahil olmak üzere 9 yıldır kulübü yönetmektedir. Bu dönemde alınan yabancılar toplam 32 kişidir.

Bunlar: 1-Fernandez, 2-Kourbelis, 3-Orsic, 4-Benkovic, 5-Teklic, 6-Fountunas, 7-Mendy, 8-Pepe, 9- Onauchu, 10-Bakic, 11-Meunier, 12-Nwakaeme, 13-Draguş, 14-Lundstram, 15-Barisic, 16-Batagov, 17-Cham, 18-Malherio, 19-Savic, 20-Banza, 21-Sikan, 22-Zubkov, 23-Folcarelli, 24-Pina, 25-Agusto, 26-Olaigbe, 27-Olulai, 28-Bouchouari, 29-Muçi, 30-Onana, 31-Vwaiwu, 32-Lovik

Trabzonspor içine düşürüldüğü ekonomik çöküntünün daha net anlaşılabilmesi için bu futbolcuların isimlerinin yanına 1-satın alınma bedeli 2-satılma bedeli 3-kar ve zarar yazarak hesap dökümü çıkarıldığı takdirde kulübün nasıl yönetildiğini ve borcun neden azalmadığı daha iyi anlaşılacaktır.

Fatih Tekke bu takımın başına geldiğinde büyük bir taraftar grubunun bizim evlat denilerek destek gördü. Ancak bu destek gelinen noktada tam tersi konuma evrildi. Büyük destek kaybı yaşanmaya devam ediyor. Bunda Fatih Tekke’nin futbol mantalitesinin ve politikalarının kabul görmeyişi önemli rol oynamaktadır.

Bu destek kaybı ara transferde zirve yaptı. Avrupa’da şampiyonlar liginde 6 gol atmış Sikan’a yol vereceksin, 32 yaşındaki Umut Nayır’ı kurtarıcı diye alacaksın. Hem de karşılığında Baniye ve Olaigbe’yi vererek. Geleceğin Necati’si olarak kabul gören Arda’yı göndereceksin, kendi yeğenine ilk on birde şans vereceksin sonra da alt yapıdan A takımda oynayacak genç yok deyip gençlerin geleceğinin ve alt yapının önünü kapatacaksın.

Bunu diyen Fatih Hoca’ya 1994 yılında bugün halef-selef olduğu Şenol Güneş şans verip ısrarcı olmasa idi, Efsane Fatih Tekke olmayacaktı. Uğurcan, Yusuf, Ahmet Can’ın alt yapıdan gelip transferleriyle Trabzonspor’a kazandıklarını görmemek tam bir akıl tutulmasıdır.

Antalyaspor maçı göstermiş ki kendi öz çocuğun Mustafa Eskihellaç’ın yerine alınan Lovik asla onun yerinde oynayacak bir konumda değildir.

Trabzonspor gelinen noktada taraftarın gönlünce şampiyonluğa oynarken buna inanmayan Teknik Direktör ve yönetimle yoluna devam etmektedir. Şayet Trabzonspor şampiyonluğa oynamış olsa idi,  Teknik adam bizim hedefimiz 1-4 arasıdır, diyerek bunu kamuoyuna açıklamazdı.

Hele yönetim; futbolcularını açık artırmaya çıkarmazdı. O ki Trabzonspor futbolcuları için rekor transfer pazarlıkları daha lig yarışı devam ederken gündem oluşturuyor; O zaman bu kadar değerli oyuncuların Antalyaspor maçında ortaya koyduğu oyun nasıl izah edilmektedir?

Trabzonspor’un ne oynadığı belli olmayan bir futbol anlayışında, futbolcunun kendi yerinde oynatılmayan tercihleriyle, transfer gündeminde tutulan Oulai’nin hatasıyla yenilen golle, kazanılan ilk penaltı vuruşunda zoraki golle ikinci penaltının yine gol krallığını düşünen Onuachu’nun topun başına geçtiğinde atamayacağını hisseden taraftarın sırtını dönerek izlediği atışta topu kalecinin ayaklarına vurduğu şutla, bu atışın geleceğini hissedemeyen teknik heyetin kötü yönetimiyle Trabzonspor altın değerinde 2 puanı bıraktı. Gelecek haftalar başka puanlar bırakacak mı? Onu hep birlikte göreceğiz.

Antalyaspor diğer maçlarda olmadığı kadar özel motive olmuş bir şekilde sahada yerini almış, öyle ki haklı penaltıda iki sarı kart üstüne dışarı atılan Sami Uğurlu’nun agresif davranışları, saha içinde her pozisyonda itiraz eden futbolcuların hareketleri, kötü Trabzonspor’un oyunu onların iyi oynamasının nedeni olan mücadeleci futbolu ile bir puanı hanesine yazdırdılar.

Trabzonspor’da var olan bir gerçek var ki o da takımın geçen bunca zamana rağmen gelişim gösteremediği gerçeğidir. Etkisiz ve çaresiz futbol anlayışı Trabzonspor’a yakışmadığı gibi genlerine aykırı bir durumdur.

Trabzonspor’da beklenen tarihinden gelen geçmişle sahada Karadeniz fırtınası olarak mücadele eden, kendine karşı özel motive olan rakibini, hakemini, federasyonu yenmek için hırslı, azimli futbol oynayan bir takım olarak taraftarının gönlünde taht kurmasıdır.

Yönetimin ve teknik adamın artık algı yaratacak sözlerden uzak durması gerekiyor. Trabzonspor futbolcularını satış borsasına sokarak rakiplerine malzeme verilmemesi gerekir.

Alınan bir duyuma göre Akyazı Stadyumu çevresinde var olan müzik yasağı Fethiye spor ve Fenerbahçe maçlarında da devam edecekmiş. Taraftarların maç günü coşku ile horon oynayarak maça hazırlanmalarını kim, nasıl engeller? Horon taraftarların maça motive olmasını, coşku ile takımını desteklemesini sağlarken onların moralini bozmaya kimin hakkı var? Yönetim bu yasağın neresinde ve neden bu sorunu çözmüyor? Sonrada taraftarlar neden maça gelmiyor? Demeye kimsenin hakkı yoktur.

Antalyaspor maçı göstermiştir ki ligin ikinci yarısı Trabzonspor için kolay geçmeyecektir. Ümit ederim; teknik direktör ve yönetim ortak akılla hareket eder. Bundan sonra kaybedilecek puanların telafisi olmayacaktır.

TRABZONSPOR’UN ZİRVE İNADI

Tarihi yerli ve milli oyuncularla şampiyonluklar kazanan Trabzonspor, Kasımpaşaspor maçında tarihinde ilk kez Trabzonlu ve yerli oyunlardan yoksun, tamamı yabancılardan kurulu kadrosu ile sahada yerini aldı. Gelinen nokta Trabzonspor adına üzücü bir durum olsa da Türk futbolunun bu kadar yabancıya izin vermesi sebebiyle utanç duyulacak bir durumdu. Futbol Federasyonu’nun Türk futbolunu getirdiği nokta açısından tam bir tez konusu.

Kasımpaşa ara transferde aldığı futbolcularla kadrosunu güçlendirmiş bir ikinci yarıya başlıyordu. Trabzonspor maç üstüne maç kazanma sistemiyle zor olacağını bildiği bir maça çıktı.

Oyuna iyi başladı. Sahanın her alanında kendini hissettirdi. Kasımpaşaspor savunma ağırlıklı bir oyunda yakalayacağı kontra atakla sonuca gitmeyi hedeflemişti. Denk bir oyunda topla daha çok oynayan Trabzonspor’du.

Transfer piyasasını alt üst eden Chirst İnaao Oulai takımın maestro görevini üstlenmiş, oyun kurucu olarak mücadele ederken, çok koşan, rakip oyunu bozan Tim Jabol Folcarelli ile her an gol beklenen Ernest Muçi’den kurulu orta saha ile istikrar yakalanmak isteniyordu.

Geçen haftanın kazanan takımı bozulmaz anlayışında Agusto, Zubkov ile takımı ağzındaki sakızı bırakmamasına rağmen oyun içerisinde takımı eksik bırakan Olaigbe ile gol arıyordu. Devre gol sesi gelmeden tamamlandı.

Nihayet arı vız vız bal vermeyen Olaigbe ile uzun Afrika Kupası nedeniyle takımından ayrı kalan ve taraftarın özlediği Paul Onuachu değişikliği gerçekleştirildi. Bu değişiklik hemen karşılık buldu. Ceza sahası içerisinde top kontrolü ve vurduğu şut ile Onauchu, “Ben geldim” dercesine attığı golle geri dönüşü muhteşem oldu.

Aradan on dakika geçmedi ki Trabzonspor’un eski futbolcusu Diabete, sağ taraftan içeri doğru gelip sol ayağıyla vurduğu şık vuruş gol olunca Kasımpaşaspor dört haftadır atamadığı golü atarken eşitliği yakalamış oldu.

Bu maç sonrası teknik kadroda yer alacağı söylenen Anthony Nwakaeme oyuna girdi. Sol kanattan içeri doğru topu Zubkov ile buluşturdu. Onun da kalecinin önde olduğunu görerek vurduğu aşırtma top direk ile filelerle buluştu. Bu gol Trabzonspor’u kaostan kurtarmış oldu. Görülen o ki oyuna kısa süreli de olsa katkı vereceği görülen Nwakaeme’nin emekliliğinin biraz daha uzatılması gerekiyor.

Mustafa Eskihallaç, cezalı olması sebebiyle yerine ilk on birde yer bulan yeni transfer Mathias Lovik mücadeleci, hırslı, sert futboluyla Trabzonspor’a katkı verecek gibi duruyor. Tabi bir maç ile kanaat oluşturmak çok zor. Nasıl bir futbolcu olduğunu diğer maçlarda kendi gösterecek.

Defansta Pina, Batagov, Nwaiwu etkili olmaya devam edecek. Bir de rakip şutlarında arkalarını dönmeseler daha iyi olacak.

Hakem Ali Yılmaz, topu oyunda tutmak isterken birçok faulü es geçti. İkili mücadelelerde takdir hakkını Kasımpaşa spor’dan yana kullandı. Gecenin kötüsü idi.

Maç maç kazanarak devam etmek isteyen Trabzonspor’un önünde iki zorlu deplasman var; Antalyaspor ve Samsunspor. Bu maçları kayıpsız geçtiği takdirde Fenerbahçe maçı final havasında olacaktır.

Her ne kadar Fatih Tekke, Trabzonspor’un 1-4 arasında hedefini her zaman dile getirse de tek tek alınan üç puan Trabzonspor’u beklemediği şampiyonluğa ulaştırabilir. Burada sabırlı olmak, hata yapmamak gerekiyor.

Trabzonspor zorlu Kasımpaşaspor maçını kayıpsız geçerek üç puan hanesine yazdırarak zirve inadını sürdürdü. Oynayan oyuncularının da transfer konusunun gündemden düşürülmesi mental olarak da takıma daha çok katkı sağlamasına neden olacaktır.

ZOR DEPLASMANDA ALINAN ÜÇ PUAN

Trabzonspor devre arasında Oulai ile Onuachu’nun yokluğunda yaşadığı Afrika Kupası kâbusu ile onlardan eksik çalışmayla ikinci yarı hazırlıklarını sürdürdü. Karşısında son haftalarda yükselen performansıyla Kocaelispor vardı. İkinci yarının ilk maçı zor bir deplasmanla başlıyordu.

Oulai sahada yer alırken üçüncülük maçında tam zaman alan Onuachu’nun yorgun ve jet lag durumu kadroda yer alamamasına sebep oldu.

Sakatlıktan kurtulan elimizdeki tek ve yerli futbolcu olarak sahada yer alan Mustafa Eskihellaç, takım kaptanı olarak maça başladı.

Oyun beklenildiği gibi zorlu ve mücadeleci bir ortamda başladı. Ancak ikili mücadelelerde Kocaelispor’un üstünlüğü vardı. Beş dakikalık artan baskı sonrası Kocaelispor golü bularak öne geçti.

43. dakikada devre berabere biter düşüncesi hakim iken soldan Olaigbe’nin ortasında mükemmel yükselen, satılması gündemde olan Felipe Augusto’nun vurduğu kafa gol olunca Trabzonspor derin bir nefes alarak soyunma odasına gitti.

Kocaelispor her dönen topa sahip olması sebebiyle Trabzonspor, kalesinde zor anlar yaşadı. Onana’nın kurtardığı toplarda oyunda dengeyi kurdu. Ancak çakılı oyun Trabzonspor’un hücumda çoğalamamasına neden oldu.

Kadro kurmakta zorlanan Trabzonspor’da kaptan olarak sahaya çıkmış Mustafa Eskihellaç’ın gördüğü sarı kart sonrası cezalı duruma düşmesi haftaya Kasımpaşa maçında oynayamayacak olması işleri zora soktu.

Afrika Kupası yorgunu Oulai ile Bouchouari değişikliği gerçekleştirildi. Gelecek hafta düşünülerek Mustafa-Cihan değişikliği ile devam edildi. Daha sonra futbolu bırakması istenen Nwakaeme -Olaigbe’nin yerine oyuna girdi.

Dakikalar 90 ve uzatmaları gösterirken bugüne kadar attığı her golde görsel estetik yaşatan Ernest Muçi, soldan aldığı topla içeri doğru hareketlenerek çok kısa mesafeden zor ve düzgün vuruşla golü bulurken Trabzonspor’un zirve yarışına devam etmesini sağladı.

Trabzonspor ekonomik dengeleri koruyarak eksik yerlere transfer yapmak isterken diğer yandan elindeki futbolcuları çıkarmaya çalışıyor. Takımın sanki başkası yokmuş gibi günah keçisi ilan edilen Arif Boşluk, Konyaspor’a; elindeki tek genç yıldız Ümit Milli Takım kaptanı ve hiç şans verilmeyen Arda Öztürk, Eyüpspor’a kiralanırken; beklentilerin altında kalan Serdar Saatçi satın alma opsiyonu ile gönderildi.

Geleceğin yıldızı olarak Trabzonspor’a transfer edilen ancak teknik adamın önyargısından kurtulamayan Danylo Sikan; Anderlecht takımına alındığı bedelin altında zararına satıldı. Aynı Mendy’nin Sevilya örneğinde gördüğümüz gibi son pişmanlık fayda getirmeyecek.

Sakat olduğu bilinirken alınan ve bugün gönderilmek istenen ancak sakat olmasına rağmen transfer bedelinin tamamını isteyen Stefan Saviç, Trabzonspor’un elinde patladığı görülüyor. Edin Vişça’nın durumu da bundan farklı değil.

Trabzonspor elindekileri çıkarıp yeni transfer yapmak istemesine karşılık var olan parasızlık nedeniyle takıma gol atarak ve uyum sağlayarak oynayan Felipe Augusto’ya 15 Milyon Euro veren olursa elinden çıkaracak. Ne de olsa diğer taraflardan yaptığı zararları da bu şekilde kapatmış olacak.

Galatasaray’ın kaos içine girdiği, Fenerbahçe’nin Federasyon destekli olduğu bir ligde Trabzonspor mücadelesini sürdürmeye devam edecektir.

Her ne kadar Fatih Tekke verdiği demeçte Trabzonspor’un hedefini 1-4 arasında koyarak yükselen beklentileri kontrol altına almak istemiş olsa da su akacak, yolunu bulacaktır.

Kritik haftada alınan üç puanla zirveden kopmadan Trabzonspor, temiz futboluyla, helal puanlarıyla yarışa devam dedi.

Maçtan sonra Trabzonspor Kulübü Başkanı Ertuğrul Doğan’a yapılan saldırıyı kınıyorum. Bu kabul edilemez bir davranıştır. Futbol Federasyonu’nun bu konuda örnek bir ceza vermesini bekliyorum.

KUPASIZ TRABZONSPOR

Trabzonspor’un efsanevi teknik direktörü merhum hocamız, kupaların efendisi Ahmet Suat Özyazıcı, o sezon bütün kupaları aldıktan sonra yaptığı açıklamada “daha alınacak kupa kalmadığı için özür diliyoruz” derken dosta ve düşmana Trabzonspor’un büyüklüğünü anlatıyordu.

Fatih Tekke’nin teknik direktörlüğe geldiği ilk gün yaptığı açıklamada “Şampiyonlar Ligi finalini hayal ediyorum” sözünden kupasız bir döneme geçiş yaptık.

Geçen yıl Gaziantep’te yine Galatasaray ile oynanan kupa maçı, bu sezon anlamsız statüsü ile Süper Kupa maçı, Trabzonspor adına hep üzüntü kaynağı oldu.

Lig dışında Trabzonspor’un bir kupa hedefi olmadığı, Alanyaspor’a evimizde yenildiğimiz maçta deneme yanılma kadrosu ile saha çıkılması en önemli gösterge oldu.

Aslında temel sorun Fatih Tekke’nin her zaman korumaya çalıştığı Trabzonspor’un ekonomik yapısı aslında yapılan yanlış transferlere ödenen paralarla yok olup gidiyor. Yönetim Sikan, Olaigbe, Cihan Çanak, Bouchouari, Serdar, Baniya, Arif, Ozan gibi futbolculara yaklaşık 20 milyon Euro öderken bugün gelinen noktada kiralanma yoluyla elden çıkarılması hangi ekonomik rakamlarla açıklanabilir?

Müzmin sakat Saviç’e oturduğu yerden para ödenmesi, sakatlık artık onun yaşam biçimi olmuş Wakayeme, Antep’teki maçta kaptan olarak geri dönmüş ama ilk on birde yer alamamıştır. Diğer taraftan elimizde tutamadığımız Sevilla’ya kiralık verilen ve harikalar yaratan Mendy bu takımda kalamaz mıydı?

Trabzonspor, Süper Kupa yarı finalinde Galatasaray maçında eksik kadrosuna rağmen çok koşan, sahanın her yerinde kendini hissettiren,  agresif futbol oynayan, mücadele eden kimliği ile oynaması gerekirken, kadro eksikliği, oynayanların yetersizliği kötü bir akşamı Trabzonspor tarihine yazılmasına sebep oldu.

Günah keçisi ilan edip Konyaspor’a kiraya verilen Arif’in yerine Ozan’a muhtaç kalmak, stres kırığını henüz atlatamadığı görülen Bouchouari dahil günün kahramanı denilecek bir tek futbolcu sahada yoktu. Kaleci Onana’nın kafasına göre oyun oynaması bırakın onun bonservisin alınmasını, kale bir an önce Onuralp’e teslim edilmelidir.

Baskıdan kurtulamayan Trabzonspor savunmada kalırken Galatasaray hücum futboluyla tek kale oynadı. Öyle ki zaman 15. dakikayı gösterirken topla oyma oranı yüzde 72’ye karşı yüzde 28’i gösteriyordu.

Trabzonspor savunmasında Pina, Serdar, Batagov, Ozan’ın ağır kalması Galatasaray’ın savunma arkasına attığı her topta etkili olmasını sağladığı gibi golleri de bulmasına yardımcı oldu. Aslında çok iyi oynayan Galatasaray değil, çok kötü oynayan Trabzonspor skoru belirledi.

Zubkov’un, hücumda çoğalamayınca topu ezmek isterken kaptırdığı topun devamında gol olması küçük de olsa ümitlerin yok olmasına neden oldu. Galatasaray rahat oyunun sayesinde beş değişiklik hakkını sonuna kadar kullandı.

Trabzonspor 76. dakikada Olaigbe - Wakayeme değişikliğinin devamında 86. dakikada Pına ve Zubkov’un yerine Cihan-Salih değişikliğini gerçekleştirdi. En acı değişiklik maçın bitimiyle hakemin bitiş düdüğünü çaldığı anda Onuralp’in oyuna girmesi oldu. Bu anlamsız değişiklik neden yapıldı bilinmez ama bu şekilde gençlerin takıma kazandırılamayacağı gibi arkadan gelen gençler için de güven kırıcı bir davranış oldu.

Sikan ile Arda’nın neden oynatılmadığının cevabı bir türlü karşılık bulmadı. Bu kadar kötü olan futbolculardan daha mı kötüler? Hele U-19’da harikalar yaratan geleceğin efsane Necati’si olarak anılan, taraftarın sahada görmek istediği Arda’nın tek bir maçta bile sahada oynatılmaması teknik bir maharet olsa gerek.

Bu kadroyu gördükten sonra yürekli evladımız Mustafa Eskihellaç’ın sakatlıktan bir an önce kurtulmasını, Afrika kupasındaki Onuachu ve Oluai’nin bir an önce dönmesini bekliyoruz. Onları takım içindeki yerini ve önemini daha iyi anladık.

Genel kurulda sorduğum sorulardan biri olarak “Şeffaf bir yönetim olduğunuzu düşünüyor musunuz?” idi.  Ancak bu soru diğer sorularım gibi cevabını bulmadığı gibi yönetimin şeffaf olmadığı görüşünü güçlendiriyor.

Başkan ve yönetimde bulunanlar tam 9 yıldır bu kulübü yönetiyor. Ekonomik olarak tüm yapılanlardan sorumludur. Scout ekibi Oluai transferinden gururla bahsederken Olaigbe, Bouchouari transfer başarısızlıklarında sorumluluk almıyor. Milyon Eurolara transfer edilen futbolcular bedava kiraya veriliyor. Bunlar kulüp hanesine hep zarar olarak yazılıyor.

Borçsuz Trabzonspor hedefi geleceği açısından çok önemlidir. Sonuna kadar desteklenmelidir. Diğer taraftan 5-6-8-10 milyon Eurolar geri dönüşü olmayan yolda hak etmeyen transferlere verilmemelidir. Bahis ve şikenin kol gezdiği futbolda bu futbolculara verilen paralar haramdır.

Trabzonspor kupasız kalabilir ama ona yakışan futboldan ve mücadelen uzak oynayamaz. Bunu taraftarına yaşatma hakkı yoktur.