TARAFTAR KOŞTU TRABZONSPOR COŞTU

Tadı tuzu kalmamış Süper Lig’de Galatasaray’ın şampiyonluğunun bugünden kutladığı bir ortamda Türk futboluna Trabzonspor ilaç olmaya devam ediyor.

Trabzonspor yeniden yapılanma yılında yeni alınmış futbolcularla şampiyonluk yarışında bende varım diyerek haftaya Galatasaray maçına daha öz güvenle çıkacaktır.

Hafta içinde taraftarın takımını desteklemesi için çağrılar yapıldı. Hatta bilet fiyatlarında bile indirime gitti. Bu çağrılar karşılık buldu. Taraftar Akyazı Stadı’nı doldurdu. Bunun yansıması takım üzerinde olumlu etki yarattı.

Trabzonspor, Eyüpspor maçını alarak Galatasaray maçına kayıpsız çıkmak istiyordu. Müsabaka dengede bir oyunla başladı. Karşılıklı ataklar her iki takım içinde güzel futbol adına olumlu idi.

Her geçen gün oyun içindeki kalitesini geliştiren Agusto attığı golle perdeyi açtı. Eyüpspor’un bulduğu iki net gol pozisyonunda müthiş kurtarış yapan Onana hep kalesinde devleşirken hem de Uğurcan’ın tartışmalarına son noktayı koydu.

Bütün spor otoritelerinin gelecekte büyük bir yıldız olacağını söylediği Oulai orta saha da girdiği mücadelede yılmadan düşe kalka kazandığı topta yeteneklerini gösterircesine muhteşem gole imzasını attı. İlerleyen maçlarda onu zevkle izleyeceğimiz bir gerçek.

Muçi her ne kadar nerede görev verilirseler oynarım dese de oyun içerisinde pek başarılı olmadı. Yerine giren Bouchouari hâlâ kendini bulma gayreti içerisinde görüldü.

Aguston’un yerine giren Olaigbe geldiği günden beri çok verimli olduğu söylenemez. Trabzonspor için doğru bir transfer olup olmadığını zaman gösterecek.

Fatih Hoca’nın görünen o ki Sikan’la imtihanı bitmeyecek. Geçen yıl bir yıldız bir kurtarıcı olarak alınan ve 6 milyon Euro ödenen bir futbolcunun oyunun bitimine iki dakika kala oyuna koyulması kabul edilemez. Burada da iyi niyet aramak mümkün değildir. Sikan bu takımda en az değişiklik yapılan futbolcular kadar hatta daha fazla süre almayı hak ediyor.

Trabzonspor, Eyüpspor maçında ilk kez oyunu 90 dakikaya kadar yayarak güzel bir futbol ortaya koydu. Galatasaray’a ben geliyorum mesajını verdi.

Futbol Federasyonu bu maçın önemi ve kalitesini anlayarak ona göre hakemini, var hakemini atamalıdır. Maçtan sonra hakem hatalarının konuşulduğu bir maç yerine güzel futbolun konuşulduğu Türk futbolunun geleceği adına umut verdiği maç olmalıdır.

Trabzonspor çok pahalı futbolcularla şampiyon olunamayacağını doğru planlama istikrarlı adımlarla genç ve yetenekli futbolcularıyla mücadele edilebileceği gerçeği için Türk futbolu adına yaktığı bu ışık çok kıymetlidir. Bu ışık kirli ellerle söndürülmemelidir.

Sessiz ve Derinden

Trabzonspor yeniden yapılanma yılında genç bir kadro ile zirve yarışına devam ediyor. 6 galibiyet 2 beraberlik 1 mağlubiyet son yılların en iyi puan ortalamasını yansıtıyor.

Çaykur Rizespor maçının ilk otuz dakikasına kadar ortaya konulan futbol umut verirken, geriden oyun kurma anlayışında Saviç’in geri pası ile yenilen gol bütün moralleri bozdu. Morali bozulan takıma bir kaygı eklenince geri kalan süre Çaykur Rizespor’a kalmış oldu.

Trabzonspor bugüne kadar oynadığı maçlarda bölüm bölüm iyi futbol ortaya koyarken oyun içerisinde bir anda kopmalar yaşayabilmektedir. Buda sonuç odaklı gergin ve stresi yüksek maçlarını taraftara yansıtmaktadır.

Sonuçta 3 puan her ne kadar haneye yazılmış olsa da bu futbol ile her maçın kazanılamayacağı açık bir gerçek. Top kaybı, isabetsiz pas yüzdesi, oyun içerisinde bloklar arasındaki kopukluklar, panik atak futbol tarzı, Trabzonspor’un çözüm üretmesi gereken problemlerin başında geliyor.

Agusto’nun akıl dolu sol ayak içi vuruşu, Onuachu’nun kendine has kafa vuruşu maçın güzel hareketlerindendi. Mustafa Eskihallaç’ın ve Okay’ın oyununda önceki maçlarına rağmen düşme olduğu görüldü. Oulari’de beklentiler yükselince ortaya koyduğu oyun kabul görmedi.

Fatih Hoca yaptığı beş değişiklik içerisinde kendi referans futbolcuları Muçi ve stres kırığından kurtulmuş görünen Bouchouarı’yı oyuna alırken nedense son iki maçta beş dakikalığına oyuna koyduğu bir gol atan bir penaltı yapan Sikan’ı oyuna almıyor. Trabzonspor’un yıldız diye yüksek transfer ücreti ödeyerek aldığı Sikan’ın yedek kalması onunda motivasyonunuolumsuz etkilemektedir.

Arif Boşluk oynadıkça kendini bulacaktır. Desteklenmeyi hak ediyor. Görünen o ki Fatih Hocanın takım içerisinde yaratmaya çalıştığı rekabetçi bir ortamda Viska ve Ozan bu gidişle takımda yer bulamayacaklardır.

Futbol centilmenlik kültürü içerisinde rekabetçi bir ortamda oynanmalıdır. Rakip seyircilerinde kendi takımlarının maçlarını rakip deplasmanda izleme hakları vardır. Yöneticilerin görevi bu konularda tedbir alarak izlenme hakkını kolaylaştırmaktır.

Çaykur Rizespor maçına önce rakip seyirci alınacağını söylemek buna uygun biletleri satmak sonrada seyirci kabul etmemek tam bir skandaldır.

Trabzonspor dün akşam sonuç odaklı futbolu ile aldığı 3 puan ile zirvedeki yerini sesiz ve sedasız korudu. Gelecek maçlarda bu kadar şanslı olmayabilir. Taraftarlarının sabırsız olduğu takım daha iyi futbolu hak ediyor.

TRABZON KÜLTÜR SANAT VE SPOR ŞEHRİ Mİ?...

Dört bin yılın üstünde bir geçmişe sahip imparatorluk şehri Trabzon gerçekte kültür sanat ve spor şehri mi?

Doğu Rum imparatorluğunu yıkıp Fatih Sultan Mehmet ile fethedilip Osmanlı sancağı valiliğini Yavuz Sultan Selim yapmış, Kanuni Sultan Süleyman gibi tarihe mal olmuş bir padişahın doğduğu, Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal’in değer verip üç kez ziyaret ettiği, vasiyetini bu şehir de yazdığı, Samsun’da bir güneş gibi doğan Atatürk’ü ilk karşılayan ve korumalığını yapan insanların yaşadığı şehrin adıdır Trabzon.

Kültür, sanat ve spor bir kentin oksijen kaynağıdır. Kültür ve sanat ile ruhumuzu zenginleştirirken, sporla sağlıklı bir yaşamın temelini atarız. Bu toplumlar da yaşam da huzur ve mutluluk vardır.

Bu topraklarda nice sanatçı, sporcu kültür ve devlet adamı yetişmiştir. Dünyada üç tane opera binası olan birinin de Trabzon’da olduğu sanatın değer gördüğü, hatta her konuşmada dile getirilen her metre karesine bir sanatçı düşer denilen yerin adıdır Trabzon.

Kültür, sanat ve spor bu kentin insanlarının mayasında, dokusunda doğarken yer almaktadır. Bu değerleri taşıyan kentler dünya gelişmiş örnek gösterilen yerlerdir. Her bir sanatçısı, her bir sporcusu, her bir kültür adamı o kentin anlamını ifade eden tanıtımında, geçmişten gelecek yüzüdür. Peki biz bunu Trabzon’da ne kadar görebiliyoruz? Kendi değerlerimize ne kadar sahip çıkabiliyor, onları koruyabiliyoruz mu?

Spor tesisleşmesi konusunda Trabzon uluslararasında rekabet ettiği dünya ülkelerinin çok üstünde tesise sahiptir. Bu kentin bir avantajıdır. Ancak bu tesislerde en son ne zaman Uluslararası bir spor organizasyonu düzenlendi.

Dönemin Efsane Genel Müdürü Mehmet Atalay ile 2007 Karadeniz Oyunları, 2011 Eyof düzenlenmişken benim federasyon başkanlığımda 2014 Hentbol Dünya Şampiyonası 2016 Gymnasiade Trabzon’a kazandırılmış ve düzenlenmiştir. Aradan geçen 10 yıl boyunca düzenlenen hiçbir uluslararası organizasyon yoktur. Spor Şehri olabilmenin yolu Uluslararası spor organizasyonlarından geçmektedir.

Gelelim kültür ve sanat etkinliklerine! Trabzon’un yıkılan opera binasın yerine hala bu kente yakışan bir kültür merkezi kurulamamıştır. Tiyatrocular Hüseyin Kazaz Kültür Merkezinden kapı dışarı edilmiştir. Bu sanatçılar adına büyük bir yanlıştır.

Sanat kültür etkinlikleri dar salonlarda sergilenmek için sıra beklemektedir. Turizm kenti Trabzon’da turizme hizmet 12 ay hizmet edecek yabancıların gezebileceği sanat merkezlerin olmaması turizme ve kentin kültürel anlayışının yansımasına da büyük darbe vurmaktadır.

Oysaki kültür, sanat ve spor faaliyetleri bir kentin kalkınmasında rol oynadığı gibi sosyal hayatına da büyük katkılar sağlanmaktadır.

Eğer Trabzon bir kültür sanat ve spor kenti ise bunun gereğini yerine getireceksiniz. Kaldı ki bu tarihi bir sorumluluktur. Bu değerler ancak yaşamak ve yaşatılmakla hayat bulur.

Artık Trabzon, kültür, sanat ve spor kenti söylemleri yerine, yapılacak eylemlerle hak ettiği yere bu kenti taşımanın zamanıdır. O zaman Trabzon tarihi geçmişiyle geleceğini tamamlayan, anlamına kavuşan bir kent olur.