• 0537 331 9315
  • ganitabordohaber@gmail.com
Ganita Haber - Kültür - Sanat - Spor Ganita Haber - Kültür - Sanat - Spor
  • HABER
  • KÜLTÜR & SANAT
  • YAZARLAR
  • SÖYLEŞİ
  • MİZAH
  • TURİZM
  • TARİH
  • SPOR
  • BELGESEL
  • İLETİŞİM
TRABZONSPOR TATİLE ERKEN ÇIKTI

TRABZONSPOR TATİLE ERKEN ÇIKTI

Ayhan PALA 04 May 2026

Galatasaray maçı sonrası Trabzonspor’da inanılmaz irtifa kaybı yaşandı. Oynanan maçlarda puan kayıpları olmamış olsaydı bugün 75 puanla ligin lideri durumunda idi. Ancak yeniden yapılanma ve gençleştirme ile yapılan planlamada taraftarların beklentilerini düşük tutma adına hedef 1-4.’lük arası belirlendi. Gelinen son durumda 3.’lük buna göre bir başarı kabul edilebilir. Ama bu kaçan şampiyonluk ve Şampiyonlar Ligi’ne katılamama gerçeğini ortadan kaldırmaz.

Fatih Tekke, kendi söylemleriyle “duygu, tempo ve konsantrasyon açısından çok zayıf kaldık” söyleminin cevabını bulamamış olsa gerek, Trabzonspor oynadığı Göztepe maçında aynı sorunları yaşamaya devam etti.

Salih Malkoç’un stoper yokluğunda yer bulması doğru bir karardı. O da diğerleri kadar elinden geldiğini yaptı. Arda gibi gelecek vaat eden bir yıldızın neden bu kadro içerisinde bu kadar stoper eksikliğine rağmen olmamasını kamu oyuna biri çıksın açıklasın. Yetersizliği sebebiyle mi yoksa kişisel kaprisler yüzünden mi kadroda yer almıyor?

TFF ve MHK’nin Trabzonspor düşmanlığı bitmedi, gitti. İlk yarı Fenerbahçe maçında Trabzonspor’un bariz golünü iptal eden Ozan Ergün’ü yine yeni bir tetikçilik görevini yerine getirmesi için atadı. O da ona verilen talimatı yerine getirerek Mustafa’yı ikinci sarı karttan atmaktan geri kalmadı. Beşiktaş maçında da yer almasının önüne geçti. Onuachu’nun attığı golde vara bile danışma gereği duymaması niyetinin açıkça ilanı idi.

Trabzonspor’un zirvede yer almasına en önemli katkıyı koyan kaleci Onana’dır. Bir kaleci için en iyi antrenman kötü bir defanstır. Trabzonspor’un defansı kötü olunca her pozisyonda rakiple karşı karşıya kaldı.

Takım kadrosunda yapılan sürekli değişiklikler oyunu da etkiledi. Pina’dan yeni bir sağ açık yaratmak için Zubkov’un yedek bırakılması, Oulai yıldız derken yedek kalması, Onuachu’ya gerekli pasların atılamaması, vasat bir oyunun ortaya konulmasının nedeni oldu.

Trabzonspor her nedense taktik olarak golü yedikten sonra doğru değişikliğe gidiyor. Tabi o zaman da atı alan Üsküdar’ı geçiyor.

Trabzonsporlu futbolcular tatile erken çıktı. Onlara biri Türkiye Kupası’nı hatırlatmalı. Yoksa bu oyun anlayışına devam ederlerse Şampiyonlar Ligi’nde final oynamak hayal olduğu gibi Türkiye Kupası da hayal olmasın!..

ŞAMPİYONLAR LİGİ'NDE FİNAL OYNAMAK HAYAL

ŞAMPİYONLAR LİGİ'NDE FİNAL OYNAMAK HAYAL

Ayhan PALA 28 Nisan 2026

Trabzonspor, Şampiyonlar Ligi’ne katılmada tam üç kez ayağına gelen fırsatı geri tepti. Aslında Fenerbahçe’nin mağlubiyeti sonrası her şey Trabzonspor’un lehine görünüyordu. Fatih Tekke ilk göreve başladığında “Şampiyonlar Ligi’nde final oynamak neden olmasın?” diyerek güçlü bir iddia ile başlamıştı.

Ancak gelinen noktada “Şampiyonlar Ligi’nde final oynamak”  hayal oldu. Trabzonspor Konyaspor önünde sezonun en kötü futbolunu ortaya koydu. Bunda yanlış kadro dizilişinin varlığı bir gerçek… Fatih Tekke’nin de basın toplantısında söylediği gibi “Duygu, tempo ve konsantrasyon açıcısından çok zayıf kaldık. Bunun sorumluluğu tamamen bana ait” dedi. O zaman şu soru sorulmalı: Galatasaray maçı sonrası takım neden konsantre olamadı? Bunu engelleyen şey ne idi?

İşin acı tarafı Fatih Tekke her seferinde “sorumluluğu ben aldım” dediğinde ne yazık ki Trabzonspor hem sıralamada ikinciliği hem de puanları kaybetti.

Gelinen noktada 1-4.lik arasında; 2.lik dışında da diğer rakamlar ile sezon hedefi tutturulmuş gibi görünse de Trabzonspor bu sezon üç hafta eline gelen Şampiyonlar Ligi’ne katılma fırsatını tepmiş oldu.

Konyaspor maçında ilk yarı yenilen 2 gol sonrası aynı anda üç değişikliğe gidilip oyuna başlanması maçın başında hatalı tercihler, yanlış kadro kurmanın göstergesiydi. Özellikle Saviç’in yokluğunda, geldiği günden beri beklentilerin altında kalan Lovik’ten stoper olur mu? Düşüncesi çöküşün kendisi oldu.

İkinci yarı değişiklikler oyuna hareketlilik getirdi. Futbolu bıraktırılması düşünülen Nwakaeme’nin maç sonuna oynatılması Trabzonspor’un temposunu düşürdü. Orta sahada mücadele eden agresif futbolcuların eksikliği, adam takibin yapılmaması, baskı kurulamaması Trabzonspor’un rakiplerinin geniş alan kullanmasına sebep olmuştur. Konya maçında bu daha belirgin olarak görülmüştür.

Umut Nayır’ı Konya’dan alıp üstüne Olaigbe ile Arif kendilerini gönderenlere dün akşam nazire yaparcasına Trabzonspor’dan onu, başarılı oyun ortaya koyarak intikam alıyor gibi mücadele ediyorlardı.

Trabzonspor’un bu sezon Uğurcan travmasını atlatılmasında ve geldiği bugünlerdeki başarısın da hatalı goller yemesine rağmen kaleci Onana sayesindedir. Samsunspor Kupa maçında devleştiği gibi kötü savunması olan Trabzonspor’da ayakta kalmayı bugüne kadar başardı. Gelecek adına ne karar verilecek o bilinmez ama yerini doldurmak zor görünüyor.

Bu sezonun en anlam verilemeyen durumu ise kadro derinliğinin olmamasına rağmen gençlere şans verilmemesidir. Trabzonspor, hem “kurtuluş alt yapıda” diyecek,  hem de o alt yapıdan takımda direk oynayabilecek bir futbolcu bırak oynamayı şans bile bulamayacak. Kime inanalım, alt yapıdaki gençlerin önünü kesenlere mi yoksa milyon Euroları yabancılara veren yabancı hayranlarına mı? U-19 şampiyon olma yolunda yine yeni gençler başaracak biz onları yok sayacağız. Bu kabul edilebilir bir durum değildir.

Trabzonspor istikrarlı götürdüğü bu sezonu ikinci olarak tamamlayıp Şampiyonlar Ligi ön elemelerine kalacak mı bilinmez. Bunu kalan maçlar gösterecek. Ancak büyük fırsat kaçırdığı bilinen bir gerçek.

Elinde kalan, umut olan Türkiye Kupası maçında da inşallah konsantrasyon eksikliği yaşamaz!

ŞAMPİYONLUĞA VEDA

ŞAMPİYONLUĞA VEDA

Ayhan PALA 20 Nisan 2026

Trabzonspor’un eski kaptanı ve başkanı, aynı zamanda Trabzon eski Belediye Başkanı Atay Aktuğ’u kaybetmenin üzüntüsünde saygı duruşu yapılarak Trabzonspor-Başakşehir karşılaşması başladı.

Her şey Trabzonspor’un lehine idi. Fenerbahçe iki puan kaybetmiş, alınacak üç puan hem Şampiyonlar Ligi’nde ön eleme oynayabilecek hem de şampiyonluk yarışından kopmayacak bir yarışa devam niteliği taşıyordu.

Başkan ve yönetim seyirci yasağına karşılık bilet fiyatlarında indirime giderek takımın 12. oyuncusu olan taraftarın stadyumda yer almasını sağlamış, büyük destek vermişti.

Son haftalarda Trabzonspor’un oyunu taraftarını mutlu etmiyordu. Takım, Alanyaspor maçı da dahil sonuca gidecek baskılı, mücadeleci ve agresif bir oyun oynamıyordu. Başakşehir maçında bunun değişebileceği umudu vardı. O da olmadı. Şampiyonluğa oynayan takım gibi bir mücadele yerine vasat bir oyun ortaya koyuldu.

Topa oyunda hakim olarak oynarken kaleye etkili bir şut atamamak, rakibe üstün baskı kuramamak sonucu başından belli ediyordu.

Maçın kahramanı istikrarı ile Mustafa Eskihellaç oldu. Vasat oyun 70. dakikada Mustafa’nın tüm sahayı geçerek top taşıması sonrasında verdiği pasla Agusto’nun golü umutları yeşertti.

Maçın hakemi Alper Akarasu, Var’da Ali Şanşalan’ın iki penaltı pozisyonu görmezden gelmesi, Onuachu’ya yapılan faullere “devam” demesi, inisiyatifini hep Başakşehir’den yana kullanması  hakemliğin tetikçilik kavramının dışına çıkamadığı  gerçeğini ortaya koyuyordu. Bu anlayışla Dünya Kupası’nda maç yönetmeyi çok beklersiniz.

Kenar yönetimin anlamsız değişiklikleri oyuna damgasını vurdu. Topu saklama becerisi yüksek Zumbov’u çıkarıp Okay’ı almak zaten gelen golün habercisi idi. Nwakaeme-Lovik değişikliği sol çizgiye üstünlük yakalama adına Mustafa’nın öne alınması için doğru hamle idi. Ancak Olulai-Bouchouari değişikliği zaten zaman kazanma adına yapılınca, Başakşehir tüm hatlarıyla Trabzonspor yarı sahasına yerleşince gol adeta “geliyorum” diyordu. Taraftar bu dakikadan sonra kan kusmaya, stres yaşamaya başladı ki uzatmalarda gelen gol tüm hayalleri yıktı.

Aslında ortada bir gerçek vardı. Taraftarın inandığı şampiyonluğa Fatih Tekke ve ekibi inanmıyordu. Bu da her fırsatta dile getirildi; “Bizim hedefimiz 1-4.lük arası” diye. Şimdi gelinen noktada 3.lük başarı olarak karşımızda duruyor. Şampiyonlar Ligi’nde final oynamak bir gerçek olmaktan çok hayal oluyordu.

Trabzonspor’un Lovik, Olaigbe, Bouchari ve Umut’un kulübe maliyeti tam 30 milyon Euro civarında. Bunlar bir transfer başarısı mı? Scout ekibinin üstün başarısı olarak ortada duruyor.

Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan’ın mali genel kurulda verdiği söz ile “borçsuz Trabzonspor’u” mayıs ve haziran aylarında gerçekleşmesini bekliyoruz.

Sezonun geneline baktığımızda hakemlerin Trabzonspor’u katlettiği ve Trabzonsporlu bir Federasyon başkanının bunu seyrettiği, kenar yönetiminin kriz yönetiminde başarısız olduğu, dokuz yıllık bir yönetim anlayışında Trabzonspor’un emek ve para harcadığı bir sezon daha kayıp yıl olarak tamamlanmıştır.

“Gelecek seneye hazırlıklarımız” denilse de Trabzonspor’ alt yapıdan başlamak üzere yapılan yanlışlar devam ettiği müddetçe değişen bir şey olmayacaktır!..

ONLAR BİZİM KINALI KUZULARIMIZ

ONLAR BİZİM KINALI KUZULARIMIZ

Ayhan PALA 17 Nisan 2026

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan olaylar ve öncesinde gerçekleştirilen öğretmen ve öğrenci cinayetleri yüreklerimizi yaktı. 35 yıllık eğitimci kimliğimle gözyaşlarım içeresinde kalbimin sessizliğinde bu acıyı paylaşıyorum.

Bir öğretmen için öğrencisi kınalı kuzudur. Almadan veren mesleğin adıdır öğretmenlik…

Burnu akan çocuğun burnunu silen, koşarken pantolonu düşen çocuğun pantolonu yukarı çeken kişinin adıdır öğretmen…

Bir okulda aç olan çocukları için kuzine sobada çorba kaynatan kişinin adıdır öğretmen…

Okula hasta olup gelmeyen çocuğun evine ilaçlarıyla giden kişinin  adıdır öğretmen…

Kendi çocuğundan çok öğrencilere değer veren mesleğin adıdır öğretmenlik…

Adına şikayet hattı açılan şikayet edilen mesleğin adıdır öğretmenlik…

Kendi yemeden öğrencisini yediren, kendi giymeden öğrencisini giydiren kişinin adıdır öğretmen…

Öğrencisini kurtarmak için ölümüne üzerine atlayan kişinin adıdır öğretmen…

Çağdaş medeniyet seviyesine ulaşacak nesilleri sevgiyle, saygıyla, hoşgörüyle, ilgiyle yetiştiren mesleğin adıdır öğretmenlik…

Atatürk’ün “yeni nesil sizin eseriniz olacaktır” dediği kişinin adıdır öğretmen…

Ancak son yıllarda ülkemizin en değerli mesleği öğretmenlik çok değer kaybetmiştir.

Okullarda “Sivil İnisiyatif” adı altında kılık kıyafetteki serbestlik öğretmenlik mesleğine çok zarar vermiş, öğrencinin gözünde öğretmeni rol model olmaktan çıkarmıştır.

Okullara “değerler eğitimi” altında pedagojik formasyonu olmayan kişiler gönderilmiş, okullar eğitimde bilimsellikten uzaklaştırılmıştır.

Öğrencileri sabahtan akşama kadar tam zamanlı okula mahkûm edip onların sosyal gelişimine katkı verecek resim, müzik, beden eğitimi, tiyatro, edebiyat, sanat, teknolojik gelişim alanlarının önü kapatılmış, A sosyal insanlar yetişme modeli ortaya koyulmuştur!..

Müfredat boğulmasıyla tam gün öğretim yapılmış, onların ihtiyacı olan merhameti ve vicdanına hitap eden bir model ortaya koyulmamıştır.

Öğrencilerin hayatında sosyalleşmede ve hareket eğitiminde çok anlamı olan, birlikte hareket etme, aynı duyguları paylaşma, yardımlaşma, işbirliği daha nice sayılacak katkılarıyla duygularını geliştirecek ilkokullarda beden eğitimi dersine beden eğitimi öğretmenleri girememektedir. Daha işin başında biz çocukları yalnızlığa itmekteyiz.

Çocuklar suçlu değil, biz suçluyuz. Çünkü sistem adında dayattığımız eğitim sistemi onların duygularına, taleplerine hitap etmiyor.

En son şura ne zaman yapılmış? Bu çocuklar kendi şuralarında karar alınırken bulunmuşlar mı?

Kendi kararlarını bile biz verdik onların adına!..

Onların kendi okumak istediği okullara fırsat verdik mi? Yoksa dayatmacı modelle okumak istemediği okullara mı gönderdik?

Onların duygularını dinledik mi? Yoksa “benim istediğim bu, sen bunu olacaksın” mı dedik?

Bir gün okul müdürlüğüm dönemimde velilere şöyle seslenmiştim:  “Çoğunuzun yetişme zamanını kaçırırsanız onun geleceğini kaçırırsınız.”

Eğitimin ilk başladığı yer ana kucağıdır. O sıcaklık ve sevgi her çocuğun hakkıdır. Aile içerisinde geliştirilen kontrolsüzlük eline silahla ateş etmeyi öğretecek kadar cahillik taşıdığı gibi kalemle, bilimle insanlığa faydalı olacak yöne doğru da teşvik edilemeyen bir acı öyküsünü karşımıza çıkarır.

Sanal dünyanın ve aile içi travmaların, şiddet içerikli mafyavari hangi dizilerin önünü aldık? Onlardan çocuklarımızı koruduk mu? O zaman suçlu kim?

Bugün geleceğe ışıl ışıl bakan kınalı kuzularımız çocuklarımızı toprağa verdik. Onları hayalleri, gelecekleri vardı. Bu ibretlik acı olaydan hâlâ ders çıkarmayacak mıyız?

Değişen bir şey olmayacaksa o zaman suçlu biziz!..

ZİRVE YARIŞINDA BÜYÜK KAYIP

ZİRVE YARIŞINDA BÜYÜK KAYIP

Ayhan PALA 12 Nisan 2026

Trabzonspor zirve yarışında Galatasaray maçı sonrası Alanyaspor maçında kaybettiği iki puan ile büyük yara aldı. Onuachu’nun eksikliği takımın oyununu olumsuz etkiledi. Muçi’siz bir Trabzonspor’un hücumda atak futbolunu ve istediği oyunu ortaya koyamamasına neden oldu.

Galatasaray galibiyeti Trabzonspor’un şampiyonluk ve Şampiyonlar Ligi’ne katılımda gösterdiği başarısı malum çevreleri korkuttuğu gibi harekete de geçirdi. Alanyaspor maçı ile devamında evinde oynayacağı Başakşehir maçı bir bütün olarak planlandı. Alanyaspor maçını Trabzonspor geçerse evinde oynayacağı Başakşehir maçında hemen 34.718 kişilik seyirciye maç izleme cezası geldi. Neymiş efendim, küfürlü tezahürat! Bu kabul edilebilir bir ceza değildir. Sanki diğer stadyumlarda ilahi okuyorlar. Küfürden rahatsız olanlar, küfürü ağızlarından düşürmeyen insanlar. Öyle ya “ben söylerim ceza almam ama sen söylersen bunu cezada fırsata çeviririm” anlayışı TFF yönetiminde hakim durumda.

Bu ülkede ne yazık ki İstiklal Marşımızı ıslıklayan stadyumlar gördük. Onlara bu cezayı bile layık görmeyenler, iş Trabzonspor olunca durumdan vazife çıkarıyorlar. İşin ilginç yanı Trabzonsporlu olduğu söylenen Federasyon Başkanı, tüm bu olup biteni seyrediyor. Kapalı kapılar arkasında “sakın ha konuştuklarımızı açıklama” diyen Galatasaray başkanı ile TFF başkanı arasında devlet sırrı niteliğinde konuşma hâlâ açıklığa kavuşmadığı sürece kimse temiz futboldan söz edemez.

Türkiye’de futbolun temiz olmadığını en iyi Uefa ile Fifa biliyor. Öyle ya 2026 Dünya Kupası’nda tek bir Türk hakemi görev alamadı. Bu ayıpta kim suçlu. Hakemler mi? Merkez Hakem Kurulu mu? Onları yöneten TFF yönetimi mi? Görülen o ki ülkemiz adına büyük bir itibar kaybı olan bu durumdan kimse sorumluluğu üzerine almıyor. Doğru ya onların ligi dizayn etme gibi önemli görevleri var.

Trabzonspor, Alanyaspor maçında bir önceki hafta oynadığı Galatasaray maçı görüntüsünden uzak bir oyun anlayışıyla oynadı. Topa hakim bir oyun oynarken skora hakim bir oyun ortaya koyamadı. Zubkov’da ciddi bir form düşüklüğü, Nwakaeme’nin yaşına rağmen gayreti, Agusto’nun yetersizliği sonuca gidilememesinin nedeni oldu.  Vasat bir futbol beraberliği beraberinde getirdi. Çok önemli iki puan kaybı hesapları alt üst yaptı.

Maçın hakemi Mehmet Türkmen’in yönetiminin geçmişinde olduğu gibi Trabzonspor maçlarındaki tutumu nedeniyle atanması onun da oyun içerisinde çaldığı düdüklerle bunu hissettirmesi, hatta penaltı kararında on dakika beklemesine rağmen sekiz dakikalık uzatmayla oyunu bitirmesi niyetinin beyanı olmuştur.

Trabzonspor Kulübü Başkanı Ertuğrul Doğan, verilen haksız ceza karşısında “gerekirse stadın kapılarını açıp o stadı doldururum” dedi. Bu sözünün takipçisi olacağız. Trabzonspor haksızlık karşısında susacak bir kulüp değildir. Futbolu sahada değil masa başında oynayanlara fırsat verilmemelidir. Türk futbolunu yıllarca masa başında yönetenlere artık birileri “dur” demelidir.

Trabzonspor’un bu yıl Şampiyonlar Ligi’ne katılma hakkının elinden alınmaması için bütün dinamikleriyle mücadele etmelidir.

Bölge ve ilçe takımımız olan, Cumhuriyetimizin kuruluşuyla aynı yaştaki kulübümüz Akçaabat Sebatspor, 3. Lig’den 2. Lig’e yükselme başarısı göstermiştir. Bu başarıda futbolu bilen, yönetim becerisi yüksek deneyimli iş insanı Atalay Armutçu ve yönetiminin katkısı büyüktür. Onun güvendiği genç teknik adam Turgay Karslı ve ekibi de büyük bir başarıya imza attı. Hepsini tebrik ediyoruz. Akçaabat Sebatspor’un yeri 1. Lig’dir. Onu da başaracağına inanıyoruz.

  1. ŞAMPİYONLUK SESLERİ
  2. ŞAMPİYONLAR LİGİ'NE ADIM ADIM
  3. TRABZONSPOR SAHADA KAZANIRKEN, TRİBÜNDE İTİBAR KAYBETMEMELİ
  4. HELAL PUANLARLA YARIŞA DEVAM

Sayfa 2 / 4

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
© 2025 Ganita Bordo Haber . Tüm Hakları Saklıdır. Pruva Media
Ganita Haber - Kültür - Sanat - Spor Ganita Haber - Kültür - Sanat - Spor
  • HABER
  • KÜLTÜR & SANAT
  • YAZARLAR
  • SÖYLEŞİ
  • MİZAH
  • TURİZM
  • TARİH
  • SPOR
  • BELGESEL
  • İLETİŞİM
  • 0537 331 9315
  • ganitabordohaber@gmail.com