• 0537 331 9315
  • ganitabordohaber@gmail.com
Ganita Haber - Kültür - Sanat - Spor Ganita Haber - Kültür - Sanat - Spor
  • HABER
  • KÜLTÜR & SANAT
  • YAZARLAR
  • SÖYLEŞİ
  • MİZAH
  • TURİZM
  • TARİH
  • SPOR
  • BELGESEL
  • İLETİŞİM
ONLAR BİZİM KINALI KUZULARIMIZ

ONLAR BİZİM KINALI KUZULARIMIZ

Ayhan PALA 17 Nisan 2026

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan olaylar ve öncesinde gerçekleştirilen öğretmen ve öğrenci cinayetleri yüreklerimizi yaktı. 35 yıllık eğitimci kimliğimle gözyaşlarım içeresinde kalbimin sessizliğinde bu acıyı paylaşıyorum.

Bir öğretmen için öğrencisi kınalı kuzudur. Almadan veren mesleğin adıdır öğretmenlik…

Burnu akan çocuğun burnunu silen, koşarken pantolonu düşen çocuğun pantolonu yukarı çeken kişinin adıdır öğretmen…

Bir okulda aç olan çocukları için kuzine sobada çorba kaynatan kişinin adıdır öğretmen…

Okula hasta olup gelmeyen çocuğun evine ilaçlarıyla giden kişinin  adıdır öğretmen…

Kendi çocuğundan çok öğrencilere değer veren mesleğin adıdır öğretmenlik…

Adına şikayet hattı açılan şikayet edilen mesleğin adıdır öğretmenlik…

Kendi yemeden öğrencisini yediren, kendi giymeden öğrencisini giydiren kişinin adıdır öğretmen…

Öğrencisini kurtarmak için ölümüne üzerine atlayan kişinin adıdır öğretmen…

Çağdaş medeniyet seviyesine ulaşacak nesilleri sevgiyle, saygıyla, hoşgörüyle, ilgiyle yetiştiren mesleğin adıdır öğretmenlik…

Atatürk’ün “yeni nesil sizin eseriniz olacaktır” dediği kişinin adıdır öğretmen…

Ancak son yıllarda ülkemizin en değerli mesleği öğretmenlik çok değer kaybetmiştir.

Okullarda “Sivil İnisiyatif” adı altında kılık kıyafetteki serbestlik öğretmenlik mesleğine çok zarar vermiş, öğrencinin gözünde öğretmeni rol model olmaktan çıkarmıştır.

Okullara “değerler eğitimi” altında pedagojik formasyonu olmayan kişiler gönderilmiş, okullar eğitimde bilimsellikten uzaklaştırılmıştır.

Öğrencileri sabahtan akşama kadar tam zamanlı okula mahkûm edip onların sosyal gelişimine katkı verecek resim, müzik, beden eğitimi, tiyatro, edebiyat, sanat, teknolojik gelişim alanlarının önü kapatılmış, A sosyal insanlar yetişme modeli ortaya koyulmuştur!..

Müfredat boğulmasıyla tam gün öğretim yapılmış, onların ihtiyacı olan merhameti ve vicdanına hitap eden bir model ortaya koyulmamıştır.

Öğrencilerin hayatında sosyalleşmede ve hareket eğitiminde çok anlamı olan, birlikte hareket etme, aynı duyguları paylaşma, yardımlaşma, işbirliği daha nice sayılacak katkılarıyla duygularını geliştirecek ilkokullarda beden eğitimi dersine beden eğitimi öğretmenleri girememektedir. Daha işin başında biz çocukları yalnızlığa itmekteyiz.

Çocuklar suçlu değil, biz suçluyuz. Çünkü sistem adında dayattığımız eğitim sistemi onların duygularına, taleplerine hitap etmiyor.

En son şura ne zaman yapılmış? Bu çocuklar kendi şuralarında karar alınırken bulunmuşlar mı?

Kendi kararlarını bile biz verdik onların adına!..

Onların kendi okumak istediği okullara fırsat verdik mi? Yoksa dayatmacı modelle okumak istemediği okullara mı gönderdik?

Onların duygularını dinledik mi? Yoksa “benim istediğim bu, sen bunu olacaksın” mı dedik?

Bir gün okul müdürlüğüm dönemimde velilere şöyle seslenmiştim:  “Çoğunuzun yetişme zamanını kaçırırsanız onun geleceğini kaçırırsınız.”

Eğitimin ilk başladığı yer ana kucağıdır. O sıcaklık ve sevgi her çocuğun hakkıdır. Aile içerisinde geliştirilen kontrolsüzlük eline silahla ateş etmeyi öğretecek kadar cahillik taşıdığı gibi kalemle, bilimle insanlığa faydalı olacak yöne doğru da teşvik edilemeyen bir acı öyküsünü karşımıza çıkarır.

Sanal dünyanın ve aile içi travmaların, şiddet içerikli mafyavari hangi dizilerin önünü aldık? Onlardan çocuklarımızı koruduk mu? O zaman suçlu kim?

Bugün geleceğe ışıl ışıl bakan kınalı kuzularımız çocuklarımızı toprağa verdik. Onları hayalleri, gelecekleri vardı. Bu ibretlik acı olaydan hâlâ ders çıkarmayacak mıyız?

Değişen bir şey olmayacaksa o zaman suçlu biziz!..

ZİRVE YARIŞINDA BÜYÜK KAYIP

ZİRVE YARIŞINDA BÜYÜK KAYIP

Ayhan PALA 12 Nisan 2026

Trabzonspor zirve yarışında Galatasaray maçı sonrası Alanyaspor maçında kaybettiği iki puan ile büyük yara aldı. Onuachu’nun eksikliği takımın oyununu olumsuz etkiledi. Muçi’siz bir Trabzonspor’un hücumda atak futbolunu ve istediği oyunu ortaya koyamamasına neden oldu.

Galatasaray galibiyeti Trabzonspor’un şampiyonluk ve Şampiyonlar Ligi’ne katılımda gösterdiği başarısı malum çevreleri korkuttuğu gibi harekete de geçirdi. Alanyaspor maçı ile devamında evinde oynayacağı Başakşehir maçı bir bütün olarak planlandı. Alanyaspor maçını Trabzonspor geçerse evinde oynayacağı Başakşehir maçında hemen 34.718 kişilik seyirciye maç izleme cezası geldi. Neymiş efendim, küfürlü tezahürat! Bu kabul edilebilir bir ceza değildir. Sanki diğer stadyumlarda ilahi okuyorlar. Küfürden rahatsız olanlar, küfürü ağızlarından düşürmeyen insanlar. Öyle ya “ben söylerim ceza almam ama sen söylersen bunu cezada fırsata çeviririm” anlayışı TFF yönetiminde hakim durumda.

Bu ülkede ne yazık ki İstiklal Marşımızı ıslıklayan stadyumlar gördük. Onlara bu cezayı bile layık görmeyenler, iş Trabzonspor olunca durumdan vazife çıkarıyorlar. İşin ilginç yanı Trabzonsporlu olduğu söylenen Federasyon Başkanı, tüm bu olup biteni seyrediyor. Kapalı kapılar arkasında “sakın ha konuştuklarımızı açıklama” diyen Galatasaray başkanı ile TFF başkanı arasında devlet sırrı niteliğinde konuşma hâlâ açıklığa kavuşmadığı sürece kimse temiz futboldan söz edemez.

Türkiye’de futbolun temiz olmadığını en iyi Uefa ile Fifa biliyor. Öyle ya 2026 Dünya Kupası’nda tek bir Türk hakemi görev alamadı. Bu ayıpta kim suçlu. Hakemler mi? Merkez Hakem Kurulu mu? Onları yöneten TFF yönetimi mi? Görülen o ki ülkemiz adına büyük bir itibar kaybı olan bu durumdan kimse sorumluluğu üzerine almıyor. Doğru ya onların ligi dizayn etme gibi önemli görevleri var.

Trabzonspor, Alanyaspor maçında bir önceki hafta oynadığı Galatasaray maçı görüntüsünden uzak bir oyun anlayışıyla oynadı. Topa hakim bir oyun oynarken skora hakim bir oyun ortaya koyamadı. Zubkov’da ciddi bir form düşüklüğü, Nwakaeme’nin yaşına rağmen gayreti, Agusto’nun yetersizliği sonuca gidilememesinin nedeni oldu.  Vasat bir futbol beraberliği beraberinde getirdi. Çok önemli iki puan kaybı hesapları alt üst yaptı.

Maçın hakemi Mehmet Türkmen’in yönetiminin geçmişinde olduğu gibi Trabzonspor maçlarındaki tutumu nedeniyle atanması onun da oyun içerisinde çaldığı düdüklerle bunu hissettirmesi, hatta penaltı kararında on dakika beklemesine rağmen sekiz dakikalık uzatmayla oyunu bitirmesi niyetinin beyanı olmuştur.

Trabzonspor Kulübü Başkanı Ertuğrul Doğan, verilen haksız ceza karşısında “gerekirse stadın kapılarını açıp o stadı doldururum” dedi. Bu sözünün takipçisi olacağız. Trabzonspor haksızlık karşısında susacak bir kulüp değildir. Futbolu sahada değil masa başında oynayanlara fırsat verilmemelidir. Türk futbolunu yıllarca masa başında yönetenlere artık birileri “dur” demelidir.

Trabzonspor’un bu yıl Şampiyonlar Ligi’ne katılma hakkının elinden alınmaması için bütün dinamikleriyle mücadele etmelidir.

Bölge ve ilçe takımımız olan, Cumhuriyetimizin kuruluşuyla aynı yaştaki kulübümüz Akçaabat Sebatspor, 3. Lig’den 2. Lig’e yükselme başarısı göstermiştir. Bu başarıda futbolu bilen, yönetim becerisi yüksek deneyimli iş insanı Atalay Armutçu ve yönetiminin katkısı büyüktür. Onun güvendiği genç teknik adam Turgay Karslı ve ekibi de büyük bir başarıya imza attı. Hepsini tebrik ediyoruz. Akçaabat Sebatspor’un yeri 1. Lig’dir. Onu da başaracağına inanıyoruz.

ŞAMPİYONLUK SESLERİ

ŞAMPİYONLUK SESLERİ

Ayhan PALA 05 Nisan 2026

Mehmet Ali Yılmaz Sezonu’nda Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke başından beri hedefi 1-4.lük arasında koydu. Bunun temel nedeni yeniden yapılanma yılında hem ekonomik hem de sportif açıdan Trabzonspor’da toparlanma ve geleceğe emin adımlarla yürüme adına bir politika izlenmek isteniyordu.

Ancak gelinen noktada Galatasaray bir maç eksiği ile 64 puanda iken Trabzonspor 60 puan toplamıştı. Alınacak üç puan ligin altını üstüne getirecekti.

Maç öncesi gündemi iki şey meşgul etti. Birincisi Uğurcan Çakır, ikincisi Cihan Aydın!.. Uğurcan Çakır defteri artık Trabzonspor için kapanmıştır. Bunu gündemde tutmanın nedeni yok. Tarihinin en büyük transfer gelirini Trabzonspor’a kazandırmıştır. Ayrıca Trabzonspor formasını giyse idi İstanbul basınının hakaretleri altında Milli Takım kalesini koruyamayacak ve Milli Takım belki Amerika’ya gidemeyecekti. O nedenle Milli takım’ın başarısına yaptığı katkılar için teşekkür etmek gerek.

Gelelim Cihan Aydın’a; o Trabzonspor maçlarındaki art niyetli yönetimleri ile hep sorgulandı. Trabzonspor, cumartesi akşamı oynadığı maçta onu da yenmek zorunda olduğunu biliyordu. Nitekim öyle de oldu. 50. dakikada Barış Alper’in maçın yıldızı Pina’ya  futbol hayatını bitirircesine çift dalmasına var’ın uyarısına rağmen “devam” demesi onun niyetini en belirgin şekilde ortaya koymuştur.

Asıl tiyatro ise Trabzonsporlu olduğunu söyleyen TFF Başkanı’nın, gazetecinin hakemle ilgili sorusuna “bana böyle sorular sormayın” diyerek konuyu kapatmak istemesi olmuştur. O zaman sorarlar, “bu MHK, sana bağlı değil mi?” Neyse ki Trabzonspor maç öncesi her türlü senaryoya hazırlığını yapmıştı.

Maç öncesi Başkan Ertuğrul Doğan, “Galatasaray bizim dostumuz değil” diyerek tavır ortaya koydu. Bunda geç kalınmadı mı? Yıllarca para gücünü kullanarak Trabzonspor futbolcularını ayartmış, kulübün içini boşaltmış bir kulüp nasıl dostumuz olabilir? Son olarak Trabzonspor’un alacağı futbolcuyu yüksek bedelle elinden almış bir kulüp bizim nasıl dostumuz olabilir? Maç sonu Galatasaraylı yönetici nezaketten bahsedince buna kargalar bile güldü. Galatasaray futbolda hep ayak oyunlarının saha dışında oynanmasının öncüsü olmuştur.

Gelelim Trabzonspor-Galatasaray maçına… Bu maçta oyunda süper bir yıldız vardı. Adı Wagner Pina… Maç boyunca enerjisi, ortaya koyduğu mücadelesi, Onuachu’nun kafa golünde yaptığı orta, onu yıldızlaştırdı.

Trabzonspor bu maçta oyunun sonuna kadar yayılan bir mücadele ortaya koydu. Batagov ve Muçi eksikliğinin hissedilmemesini sağladı. Taraftarın desteği maç boyunca baskısı futbolcuların oyunlarını da olumlu yönde etkiledi. Taraftarlar 12. adam gibi sahada futbolculara destek veriyordu.

Oyun içerisinde Cihan Aydın, Trabzonspor’a yapılan faulleri es geçerken Galatarasay’a yapılanlarda hemen yardıma koşuyordu. Galatasaraylı futbolcuların hırçın, agresif davranışları hatta ağız okuyucusu biri olsa yaptıkları küfürler hep sarı kartta kaldı.

44. dakikada Saviç’in derinlemesine attığı topu Onuachu, Galatasaray’ın kalabalık savunmasını dağıtarak attığı golün iptali tam bir facia idi. Hemen çekilemeyen ofsayt çizgisinde nedense arka çizgide kalan adam gösterilmiyordu.

İkinci yarının hemen başlarında iki dakika sonra konsantrasyon eksikliği sebebiyle yenilen gol moralleri bozdu.  Dakikalar 61’i gösteriyordu ki Nwakaeme’nin yaptığı ortada geldiği günden beri takıma katkı veren Chibuike Nwaiwu’nun kafa golü Trabzonspor’un 2-1 öne geçmesini sağlıyordu.

Galatasaray’ın etkili olduğu anlarda tecrübeli kaleci Onana geçit vermedi. Futbolcuların inatçı, onurlu ve mücadeleci karakter taşıyan futbolu şampiyonluk yarışında “biz de” varız dedirtti.

Trabzonspor Başkanından yönetim kuruluna, Teknik direktöründen futbolcusuna hatta tüm çalışanlarıyla büyük bir sınav verdi. Bu sınavdan yüzünün akıyla büyük bir zaferle çıktı. Hepsini alkışlıyoruz. Ancak bir çiçekle bahar gelmez. Trabzonspor’un bu anlamlı galibiyetini taçlandırabilmesi için kalan maçlarda puan kaybetmeden tamamlayarak lig sonunu beklemek gerekir. Çünkü lig sona yaklaştıkça ayak oyunları başlayacaktır. Biz bu filmleri daha önce çok gördük.

Bütün dünyada aynı duygularla bu mutluluğu onu sevenlerine yaşattığı için tebrik ediyoruz. Hâlâ temiz ve onurlu futbolun adıdır TRABZONSPOR…

ŞAMPİYONLAR LİGİ'NE ADIM ADIM

ŞAMPİYONLAR LİGİ'NE ADIM ADIM

Ayhan PALA 20 Mart 2026

Mütevazı bütçesiyle koyduğu hedefe Trabzonspor adım adım yürümektedir. Fenerbahçe ile aynı puan gol averajı ile yarışın sonlarına doğru ilerlemektedir. Oynadığı maçlarda sonuç odaklı futboluyla sonuca gitmeye devam ediyor.

Eyüpspor maçı bu açıdan çok önemli idi. Her ne kadar ligin sonunda olsa bile ortaya koyduğu futbol ile mücadele etmeye devam ediyor. Trabzonspor, beş maçlık galibiyet serini devam ettirmek istiyordu.

Trabzonspor’un oynadığı kötü futbolda hiç kuşku yok ki Fatih Hoca’nın takımda beklenmeyen değişikliklerinin katkısı büyük. Umut Nayır’ın Onuachu ile çift forvet başlatılması gibi.

Pina ve Agusto’nun oyuna girmesi takıma hareketlilik getirdiği gibi Zubkov’un kornerden gelen topa Agusto’nun dokunmasıyla gelen gol Trabzonspor’un sonuç odaklı futboluna katkı sağlıyordu.

Trabzonspor’da maça başlarken Saviç, Folcarelli, Oulali, Muçi sarı kart sınırında idi.  Mümkün olduğunca rakipten kaçarak temassız futbol oynamaya çalıyorlardı. Ancak maçın başından beri sarı kart yaratmaya çalışan hakem Oğuzhan Çakır, Oulai’ye olmadık yerde sarı kart göstererek Galatasaray maçında oynamasının önüne geçerek tetikçilik yapıyordu.

Daha önce transfer gündemine giren ama alınamayan 19 yaşındaki Oulai’den Liverpol gazisi Galatasaray’ın korkması, yapı diye gündeme taşıdığı bugün ona çalışan kirli yapının gelecek vaat eden genç bir futbolcunun gözyaşlarının sel olmasına sebep olanlar onun gözyaşlarında boğulsun.

Şampiyonlar Ligi’ne katılma şansını yakalamış Trabzonspor’un daha önce de olduğu gibi malum kesimlerce önü kesilmek isteniyor. Trabzonlu olduğu söylenen TFF Başkanı da seyrediyor.

Trabzonspor-Galatasaray maçında da on bir kişi sahada yerini alacaktır. İnanıyorum o gün sahada olan Oulai’nın takım arkadaşları onun gözyaşlarının hesabını soracaktır. O gün sahayı dolduracak taraftarlar rakibe nefes aldırmayacaktır.

Trabzonspor, kirli Türk futbolunun temiz kalan tek kalesidir. Yıllardan beri onun hakkını yiyenlerin akıbeti hem takım olarak hem de kişi olarak hüsranla sonuçlanmıştır. Trabzonspor’un başarılı olması Türk futbolunun temiz kalması adına çok önemlidir. 2011 yılı hak yiyenler yıllar geçse de bunun bedelini ödemeye devam ediyorlar.

Bu nedenle Galatasaray maçı bir milat olacaktır. Trabzonspor bu maçla Şampiyonluk Ligi hedefine emin adımlarla yürüyecektir.

BAYRAMLARI GERİ GETİRİN

Trabzonspor, geleneklerine bağlı bir kulüptür. Bayramlaşmalarda kulübün birlik ve beraberliği adına çok kıymetli bir geleneğidir. Pandemi nedeniyle Trabzonspor’da bayramlaşmalara ara verildi. Pandeminin ortadan kalkmasına rağmen Trabzonspor Kulübü bünyesinde yapılan bayramlaşmalar hala geri getirilmedi. Hele bugünlerde birlik ve beraberliğe çok ihtiyacımız olduğu zamanda acil olarak Ramazan Bayramından başlamak üzere bayramlaşmaları geri getirin.

Tüm Türk ve İslam aleminin bayramı mübarek olsun.

TRABZONSPOR SAHADA KAZANIRKEN, TRİBÜNDE İTİBAR KAYBETMEMELİ

TRABZONSPOR SAHADA KAZANIRKEN, TRİBÜNDE İTİBAR KAYBETMEMELİ

Ayhan PALA 15 Mart 2026

Hafta arası Trabzonspor’un eski futbolcusu, Aston Villa maçı kahramanı, kişiliği, karakteri ve mütevazılığıyla örnek sporcusu, son olarak da teknik kadroda yardımcı antrenör olarak görev yapan Orhan Kaynak’ın ani ölümü başta Fatih Tekke ve Orhan Çıkrıkçı olmak üzere takımı çok etkiledi. Bu moral bozukluğu Rizespor maçında kendini gösterdi.

Trabzonspor maça çok etkili ön alan baskısıyla başladı. İkinci dönen toplara sahip olarak Rizespor’un kendi sahasından çıkmasına imkân tanımadı. Topa sahip olma ve pas yüzdesi bu bölümde Trabzonspor’un kontrolünde idi.

Ancak bu yoğun baskı bir türlü etkili atağa dönüştürülemedi. Her iki takım ilk yarı yalnız birer şutla devreyi tamamladı.

İkinci yarıda Lovik-Zubkov değişikliği yapılarak Mustafa başarılı olduğu kendi bölgesine çekildi. İlk yarı hücumda çoğalamayan Trabzonspor, Zubkov ile hücumda takıma tempo getirirken bu da 50. dakikada semeresini verdi. Sol kanattan Muçi’nin mükemmel adam eksiltmesinden sonra yaptığı ortaya Zubkov çizgi üzerinden çevirince gol makinası Onauchu’nun vuruşu ağlarla buluştu. Trabzonspor’u öne geçirdi.

Bu golden sonra müsabaka orta alan mücadelesine döndü. Yine son dakikada Rizespor daha atak görünürken yakaladığı iki etkili pozisyonda Onana gole izin vermedi.

Trabzonspor oyunun son bölümlerinde rakibe verdiği pozisyonları ve oyundan düşmeye bir çare bulması gerekiyor. Bu durum taraftarda endişe yaratıyor.

Yönetim Kurulu, Fatih Karagümrük maçında yok denecek kadar seyirciye oynadıktan sonra aldığı doğru kararla bilet fiyatını düşürdü. Taraftar da on ikinci futbolcu olarak Akyazı’da yerini aldı, takımını destekledi.

Trabzonspor averajla ikinci sırada yer alırken istikrarını sürdürüp zirve yarışında yerini korurken Galatasaray maçının da önemini artırdı. Fatih Tekke’nin 1-4 arası hedefi doğru yolda devam ediyor.

TRABZONSPOR’UN ANAYASASI KENDİ TÜZÜĞÜDÜR

Geçtiğimiz günlerde Amigo’nun biri Atatürk’e hakaretten dolayı Disiplin Kurulu tarafında ihraç edilmiş, bu kamuoyunda ve genel kurul üyeleri tarafından büyük memnunlukla karşılanmıştı.

Gel gör ki bu hafta Rizespor maçında bu cezalı amigo statta yerini almış. Bu Trabzonspor’a meydan okuma, Disiplin Kurulu kararını tanımama ve bu kararı uygulamasından sorumlu Yönetim Kurulu’nu yok saymaktan başka bir şey değildir.

Burada iki soru sorulması gerekiyor: Bu Amigo, Rizespor maçında cezalı iken sahaya girmesine müsaade eden güvenlik sorumlu ise hepsi birden görevden alınmalıdır. Diğer taraftan Yönetim Kurulu, bunu görüp, görmezden geliyorsa bu görevi kötüye kullanma ve görevi ihmal demektir ki bu daha vahimdir. Bu kabul edilemez davranış Trabzonspor adına bir itibar kaybıdır.

Bilmeyenlere Trabzonspor tüzüğü üzerinden hatırlatma yapalım: Tüzüğümüzün madde 40: Yönetim Kurulu’nun görev ve yetkilerini belirlerken o bendi de Disiplin Kurulu kararlarının uygulamasında yönetimin ne yapması gerektiğini ortaya koymuştur.

Mdde 58: Disiplin Kurulu görevleri kapsamını belirlerken “d” bendi de disiplin cezalarında ihraç edilen üye hakkında yapılması gerekeni açıkça yazmıştır. Buna göre; “Disiplin Kurulu’na sevk edilen üye hakkında ihraç kararının verilmesi üzerine ceza alan üye hakkında, Disiplin Kurulu kararı doğrultusunda Yönetim Kurulu; tesislere girmeme, genel kurullara katılmama, lokal ve ve diğer kurulların/organların toplantılarına katılmama kararı verebilir. Yönetim Kurulu, Disiplin Kurulu tarafından bu maddenin a, b, c ve d fıkralarına göre cezaların uygulanması sağlar” amir hükmüdür.

Daha açıklamak gerekirse Disiplin Kurulu’nun verdiği kararları uygulaması Yönetim Kurulu’nun uhdesi ve yetkisindedir. Hiç kimse üç maymunu oynayamaz. Yani “bilmiyorum”, “görmedim”, “duymadım” diyemez.

Yönetim Kurulu yetki ve yürütmeyi kendi anayasası olan tüzükten almaktadır. Kendi tüzüğünü asla yok sayamaz. Bu konuda yönetim kurulu kamuoyunu bilgilendirici bir açıklamayı mutlaka yapmalıdır.

Kimse Trabzonspor’dan büyük değildir…

  1. HELAL PUANLARLA YARIŞA DEVAM
  2. ÜÇ KAFA ÜÇ GOL
  3. TATSIZ FUTBOL ALINAN ÜÇ PUAN
  4. TRABZONSPOR ZİRVEDEN KOPTU

Sayfa 3 / 5

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
© 2025 Ganita Bordo Haber . Tüm Hakları Saklıdır. Pruva Media
Ganita Haber - Kültür - Sanat - Spor Ganita Haber - Kültür - Sanat - Spor
  • HABER
  • KÜLTÜR & SANAT
  • YAZARLAR
  • SÖYLEŞİ
  • MİZAH
  • TURİZM
  • TARİH
  • SPOR
  • BELGESEL
  • İLETİŞİM
  • 0537 331 9315
  • ganitabordohaber@gmail.com