• 0537 331 9315
  • ganitabordohaber@gmail.com
Ganita Haber - Kültür - Sanat - Spor Ganita Haber - Kültür - Sanat - Spor
  • HABER
  • KÜLTÜR & SANAT
  • YAZARLAR
  • SÖYLEŞİ
  • MİZAH
  • TURİZM
  • TARİH
  • SPOR
  • BELGESEL
  • İLETİŞİM
BILDIRCIN ZAMANLARI DA TARİHE KARIŞTI

BILDIRCIN ZAMANLARI DA TARİHE KARIŞTI

İsmail Kansız 24 Eylül 2026

Kulağıma usulca fısıldadı...

“Özlediniz bizi değil mi?” diye...

Ve yoluna devam etti yorgun minicik kanatları ile...

Ardından bakakaldım

Tanıdık sevimli ve buraları ve de bizleri yakından tanıyan bir kuştu kulağıma fısıldayan...

Uzaklaştıkça da devam ediyordu, tanımadın mı dayı...

Duydu mu bilemem ama "tanımaz olur muyum" diye ardından bağırdım.

Duydu beni tabii ki...

Durur eski günleri, anları konuşur dedik ama...

Uçtu gitti...

Arkasına bile bakmadan üstelik...

Sanki buraların yabancısıydı.

Az mı dinlenmişti bu topraklarda.

Dertliydi ama.

Şunun şurasında bir dinlenip gidecektik.

Bağ bahçe, bayır, tarla demeden iniverirdiler uzaklardan gelir gelmez, Boztepe'ye, Erdoğdu, Bahçecik, Soğuksu yamaçlarına.

Kanatları ıslak.

Minnacık vücutları yorgun.

Çok yorgunlarsa eğer sahile yakın bahçeli evler de onların dinlenme mekanı olurdu...

Onlar hepimizin bir şekilde hayatında yer almış boncuk gözlü BILDIRCINLARDI...

Neden daha gelmiyorlar diye düşündük mü hiç?

Uzun zamandır neden yaşanmaz BOLDIRCIN ZAMANI Trabzon'da?

Aslında kültürümüzün bir parçasıydı, bıldırcın zamanı...

Fındık ayı, yayla, hamsi zamanları gibiydi...

Bıldırcınlar elveda dediler... Bırakın yaşamayı, dinlenmek için bir parça toprağın kalmadığı beton kaplı bu kente artık uğramaz oldular.

Nedir o Boztepe'nin de hali diye eklediler.

Uzun sopaların ucundaki ağlarla elindeki fenerle ava çıkanlar da artık yok ortalıkta.

Fenerler oldu antika.

Ağlar çoktan yıprandı bittiler.

Bıldırcınlar şikayetçi.

Ya o eski delikanlılar yani bugünün babaları dedeleri...

Onlar da kestiler umudu.

Çoktan el salladılar üstümüzden uçup giden bıldırcınlara...

Onların da bıldırcınlardan farkı yok ya sıkışıp kalmışlar bahçesiz evlerin dört duvarına...

Nereye akacağı belli olmayan yağmur sularına endişeli gözlerle bakıp duruyorlar şimdilik...

Onların da çoğu veda etti ya bu dünyaya...

Eski anılarıyla...

Tam da bıldırcın zamanıydı...

Olmadı olmayacak o güzel zamanlar daha...

Ve bıldırcınlar  "biz şehre küsmedik, ama bize konacak bir parça toprak bırakmayan yanlışları kim yaptıysa onlara kızdık" diye yeniden kulağıma fısıldayıp kanat sallayıp veda ettiler...

Oysa şimdi tam da bıldırcın zamanıydı...

Ve onların gelmeleri gerektiği günlerdi...

ZİYARET KAYASI!

ZİYARET KAYASI!

İsmail Kansız 21 Eylül 2026

Habule oliy da her taraf "ziyaret kayası" oliy bizim oralarda...

Şaka bir yana o kaya yüzyıllardır orada,"Kurt Deresi "yle arkadaş olmuşlar yaz kış ordalar...

Bazen derenin sesiyle karışık muhabbet ederler, bazen yaylanın sıcaklığında, derenin serinliğinde...

Kar yağar da kapatınca ortalığı dere yine içten içe akar da Kaya bekler suların çağıldamasını, derelerin daha hür akmasını...

Bir gerçek var ki ne dere bırakıp gitmiştir, ne de o Kaya binlerce yıldır o yaylaları...

Salah oturunca günün birinde şöyle bir manzara resmi çektireyim diye üstüne... Oluverdi meşhur bildiğimiz kayamız...

O değil de benim endişem günün birinde çul çaput bağlamaya başlanmasa "ziyaret kaya"sı diye... Her derde deva diye...

Aha iste endişemizde haklıymışım...

Aldık elimize sprey boyayı...

Yazdık mı her tarafına "Salah" diye...

Eeee olur! Dipsiz Göl’ün dibini bulmaya çalışan insanların arasında yaşıyoruz...

Salah' ı seviyoruz sadece gol attığı için değil.

Uyumlu ve insani değerlere sahip olduğu için de...

Ama o da istemezdi o kayaya isminin yazılmasını...

Doğa temiz kalmalı...

KADRAJIN DIŞINDA KALIYORMUŞ!

KADRAJIN DIŞINDA KALIYORMUŞ!

İsmail Kansız 12 Eylül 2026

Neymiş efendim Trabzon film ve dizi sektöründe önemli bir yere sahip olmaya başlamış.

Ama bu Trabzonlular yanlış yapıyorlarmış.

Ne yapıyorlar mesela?

Efendim önemli tarihi eserlerin görüntüleri filmlere yansıyormuş ama bu tarihi varlıkların kimliklerinden söz edilmiyormuş.

Kim diyor bunları?

Yunan basını... Türk dizi sektörünün küresel çaptaki başarısı ve Türkiye'nin turizm diplomasisinde kullandığı hamleleri, Yunanistan'da adeta endişe yaratmış belli ki.

Sümela Manastırı, Kızlar Manastırı, Vazelon, Kuştul Manastırları birer Yunan kültürünün örnekleri imiş. Filmlerde bunlardan da bahsedilmeliymiş.

İlahi Yunan basını belgesel çekilmiyor, film, dizi çekiliyor Trabzon'un doğasında, kültürel varlıklarının yanında...

Bu eserler de filmlerin birer parçası olarak kadrajdaki yerini alıyor.

Çok merak eden inceler öğrenir neyin ne olduğunu.

Gelelim "Yunan kültürüne ait yapılar" fikrine.

Kimse tarihi inkar etmiyor.

Yunanistan ve balkanlardan yüzlerce cami,türbe,köprü,aşevi, sivil mimari örnekleri, askeri garnizon ve kaleleri birer Türk varlığı olarak kabul edebilir ya da etmeyebilirisiniz O sizin kültürel bakış açınıza bağlı.Tabi bu saydığım Türk eserleri ayakta kalabilmişse.

Sözünü ettiğiniz Trabzon'daki her kültür varlığının üzerinde tarihini anlatan tabelaları mevcut.

Merak eden gelir ziyaret eder öğrenir.

Kaldı ki kültür ve turizme dair hizmet veren hem resmi hem de özel kurumların sitelerindeki tüm kültür varlıklarının tarihi farklı dillerde anlatılmakta.

Sorun nerde çok iyi biliyoruz.

Efendim buralar Hıristiyanlık ve Grek dünyasının geçmişte birer parçası olarak anlatılmalı.

Çok afaki ve uçuk bir eleştiri.

Bu arada iki kez yaptığım Yunanistan ziyaretlerinde Selanik'te şehrin tam ortasında Hamzapaşa Camii’nin son (1467) halini görünce içimin sızladığını da belirtmeliyim.

Fotoğrafını çekmek istediğimde bekçi beni engelledi.

Yıllar öncesinden kurulmuş bir iskele çürümek üzere.

Bekçinin beni fark edene kadar gezdiğim caminin içi perişan.

Daha önce sinema olarak kullanılmış caminin ısrarla restore edilmediği her halinden belli.

Trabzon başta olmak üzere ülkenin her yerinde bulunan kayda değer her kültür varlığını restore etmeye çalışan bir ülke olarak Türkiye sizin eleştirilerinize muhatap olmamalıydı.

Önceleri Paganist inanç sistemi içinde bulunan yerel halk, Latinlerin İstanbul’u yağmalayıp işgal etmesinden sonra Roma İmparatorluğu’nun bir parçası olarak kurulan Komnenos hanedanının hükmettiği topraklarda 200 yılı aşkın hakimiyetiyle Ortodoks Hıristiyanlığı kitlelere ulaştırma benimseme fırsatı bulmuştur.

1461 fetih sürecinden sonra da Müslüman nüfus artmasına rağmen Hıristiyan teba da Osmanlı İmparatorluğu idaresinde kendi inanç ve gelenekleri ile birlikte 600 yıla yakın yaşamışlar.

Bölgede Hıristiyanlara ait ibadethane ve okulların bol sayıda bulunuşu da bunun ispatıdır.

Trabzon uzun yıllar doğu ve batının birleştiği bir liman kenti olması nedeniyle evrensel kültüre uzak bir kent değildir.

Bir filmde tarihi tüm inceliklerini ile anlatılmayacağını bilecek kadar kültür sahibi olamamaktan ziyade "öküzün altında buzağı arama" gibi bir art niyeti akla getiren Yunan basınına önce demek lazım ki Selanik’teki Hamzabey Camii'ni ve diğer Türk eserlerini bir güzel restore edin.

Evet Trabzon’un doğal ve tarihi zenginlikleri her türlü sanatsal eserlerde yerini alabilecek kadar zengin.

Ne yapalım yani?

Bu zenginliği sanatsal yapıtlarda yansıtmayalım mı?

Valla bu yazıyı yazarken gülmek de geliyor içimden.

Şimdi filmin bir sahnesinde sevgilisine sarılıp seni seviyorum demek üzere olan sanatçı, “dur sevgilim, sana şimdi Kızlar Manastırı'nın tarihini anlatayım” demez herhalde...

Buraların tabiri ile Yunan basınına "siz iş araysınız" deyip geçelim.

TRABZONSPOR ESKİ GÜNLERE DÖNDÜ

TRABZONSPOR ESKİ GÜNLERE DÖNDÜ

İsmail Kansız 05 Nisan 2026

Ve uzun bir süreden sonra Trabzonspor orta sahada kolbastısını oynadı.

Kırk bin kişinin tek yürek olduğu Akyazı Stadı’nda yeni bir devrin ayak sesleri atılan iki golle duyuldu.

Artık şampiyonluğun adayları çoğaldı.

Şimdi Fenerbahçe, Trabzonspor ve Galatasaray da aynı şanslara sahip.

Maç önemli idi.

Bordo mavili futbolcuların hepsi hırslı, kazanma ve sahiplenme ruhuna sahipti.

Takım belliki dersine iyi çalışmış.

Fatih hoca artık yakaladığı bu fırsatı asla bırakmaz.

TS lu oyuncuların bu denli motive oldugu bir maçı ilk defa izledik dersek yanlış olmaz.

Bundan sonra her maç final gibi.

Wakayeme'ye ayri bir satır açmak gerek.

“Emekli” dedik, “yoruldu” dedik, “artık kendisini daha da yıpratmasın” dedik...

Dedik ama son maçtaki oyunuyla “daha bitmedim” dedirtti... Bu takıma bağlılığını, karakteri ve oyunu ile gösterdi.

Artık Trabzonspor şampiyonluğun en iddialı takımı.

Galatasaray sanki ligi kafasında bitirip şampiyon olmuş gibi oynadı.

GS'ın önceki bitirici, yıpratıcı oyunundan eser yoktu.

Uğurcan'ın yediği iki golde de yapabilecegi bir şeyi yoktu.

Maç öncesi gereksiz spekülasyonlar yapıldı Uğurcan odaklı.

TS ve taraftarlarınca bu söylemler çok da taraftar bulmadı.

Sonuç olarak Trabzonspor şampiyon olur, olamaz...

Olursa Trabzon bayram yeri olur.

Olmazsa yas evi olmaz.

Uyumlu bir kadro.

Birlik olmuş bir takım.

Oyuncularının neler yapabileceğini bilen bir çalıştırıcı ile verilen bu mücadelede alınan her sonuç kabulumüzdür artık.

Bu kadar önemli bir maçın sonunda alınan üç puanla Trabzonspor, Süper Lig’de belirleyici olduğunu, kimsenin unutmaması gerektiği gerçeğini bir kez daha hatırlatmış oldu.

Herkesi kutluyorum.

Tüm futbolcuları kutluyorum.

Seyirciyi kutluyorum.

Fatih Hoca’yı kutluyorum.

Trabzonspor'u kutluyorum, bu sehrin en büyük markası olduğu için...

SAVAŞ VE TURİZM

SAVAŞ VE TURİZM

İsmail Kansız 28 Mart 2026

Körfez bölgesindeki hareketlenmeler her zaman Doğu Karadeniz turizmini olumsuz etkilemiştir.

Simdi  durum daha da vahim.

Tüm Arap ülkeleri İsrail-Amerika-İran savaşından etkilenmiş vaziyette.

Karamsar olmamakla birlikte turizme bunun yansımasını analiz ettiğimizde, geleneksel Körfez Turizmi'nin eskisi gibi olamayacağı görülüyor.

Diplomasi Savaşı durduğunda beklentiler de tabiki değişecek.

Bakın Nevruz Bayramı haftasında Van'a akın eden İranlı turistler, aynı şekilde Trabzon'a da gelen Azerbaycanlılar bu yıl yoktu.

Ve bu durum doğaldı.

Avrupalı turist pek planlarını bozmuş benzemiyor.

Ege ve Akdeniz bu yıl da turizmden umutlu.

Ortaasya Türk Cumhuriyetlerine açılmak akılcı bir strateji.

Lakin yeterli mi?

Gelin bu yıl yerli turisti cazip kılacak planlamalarla mevsime girelim.

Alım gücünün zayıfladığı bu dönemde işletmeler de bunu göze önüne alarak cazip planlamalar yapabilirler...

Yine geldik tek pazarın turizmde her zaman riskli oldugu gerçeğine...

  1. DERECİK ORTAOKULU YIKILIRKEN AĞACLAR YERİNDE KALSIN
  2. BİZİM UÇURTMALARIMIZ SADECE AĞAÇLARA TAKILIRDI
  3. SİYAH ÖNLÜKLÜ ÇOCUKLAR
  4. İTALYAN LERCARİ SARAYI’NDAKİ TRABZON VE TÜRK MİSAFİRHANESİ

Sayfa 1 / 2

  • 1
  • 2
© 2025 Ganita Bordo Haber . Tüm Hakları Saklıdır. Pruva Media
Ganita Haber - Kültür - Sanat - Spor Ganita Haber - Kültür - Sanat - Spor
  • HABER
  • KÜLTÜR & SANAT
  • YAZARLAR
  • SÖYLEŞİ
  • MİZAH
  • TURİZM
  • TARİH
  • SPOR
  • BELGESEL
  • İLETİŞİM
  • 0537 331 9315
  • ganitabordohaber@gmail.com