BAĞIRAN YALNIZLIK

İnsanlar dertlerini bağırarak anlattığından beri dilin önemi kalmamıştır. İnsanlar bağırdığında hangi dilde konuştuğu anlaşılmıyor. Yalnızca bir gürültü duyuyorsunuz, doğanın içinden gelen rahatsız edici bir ses. Psikologlar şöyle yorumluyor; insanlar doğru olmadığına inandıkları şeyleri gürültü çıkararak kamufle etmeye çalışırlar. Gürültü çıkarmaları,  kendilerinin haklı olduklarına inandırma çabasıdır. Oysa ki ortada trajikomik bir durum vardır. Bağıran insanların yalnızca kuru gürültü çıkardıklarını ve bu çabalarının pek işe yaramadığını herkes bilir.

Türk Müziği’nin 32 yaşında ölen bestekarı Şevki Bey şöyle bir eser yazmıştı:

 

Dil yaresini andıracak yare bulunmaz

Dünyada gönül yaresine çare bulunmaz

Her derdin olur çaresi meşhur meseldir

Dünyada dil yaresine çare bulunmaz.

 

Dil, insanlık tarihiyle beraber var olan bir olgu. Ve çeşitli coğrafyalarda farklı diller gelişmiş.  Ama insanlar bir şekilde anlaşmanın yolunu bulmuş. Ya dilleriyle, ya gözleriyle, ya işaretlerle; süreç içinde ise yazarak anlaşmışlar. Ancak anlaşamadıkları noktada savaşlar çıkmış, insanlar birbirlerini öldürmüş ve yine dil sayesinde barışmışlar; bağırmadan, çağırmadan, gürültü çıkarmadan. Tarih gürültü çıkaranları değil, konuşabilenleri yazmış.

İnsanlar konuşabildikleri yerde, susmasını bilmelidirler. Ki susmakta bir konuşma şeklidir. En çok konuşan insanlar en çok haklı olan insanlar değildir. Dil ile yaralama, kurşun yarasından daha beter yaralamadır. Nice büyük aşklar dil yüzünden bitmiş, dil yüzünden başlamıştır. Nice arkadaşlıklar, dostluklar, ortaklaşmalar gibi. Gereksiz konuşmak ortamın zehiriyse, susmak panzehiridir. Bunu bilen insan güçlü insandır, bunu bilen insan kendini nerede olduğunu bilen insandır. İşte  böyle insanlar bir iz bırakabilmiştir.

Kimi zamansa susmak tehlikeli olabilir. Birileri konuşurken, susan insanların tanımı zordur. Ve susmak eylemi, etkili bir eyleme evrilebilir. Şair; “susan bir çocuktan daha tehlikeli ne olabilir?” sözünü boşuna mı söylemiştir?

En başa dönersek; bağırmak, gürültü çıkarmak eylemleri yalnızlığı tanımlayan eylemlerdir.  Ki en çok bağıran insan en yalnız ve en sığ olan insandır. Onların yalnızlıklarıdır çıkardıkları gürültü.