Birileri yazıyor; “bu dünyada herkes ektiğini biçer”. Bunlar boş ve hiç bir bilimsel altlığı olmayan sözler. İnsanların kendilerini rahatlatmak için kurgulanmış, bu dünyaya mistik bir anlam yüklemeye çalışan sözler bunlar. Çünkü çiftçiler dışında bu dünyada kimse ektiğini biçmez. Ki çiftçiler bile ektiğini biçemiyor; don vuruyor, sel oluyor, dolu yağıyor…
Bu dünyada zenginler ve güçlüler birilerinin sırtına basa basa yükseliyor. Ve onlar dünyanın bütün nimetlerinden yararlanıyor. Garibanlara ise şükretmek düşüyor. O güçlülere, zenginlere bir şey olmuyor, onlar hiç ektiklerini biçmiyorlar. Hatta ekmeden, biçmeden sahip oluyorlar. Seni de “bu dünyada herkes ektiğini biçer” sözüyle kandırıyorlar.
Senin geçmiş olduğun herkes arkanda kalmıyor. Çünkü senin geçmek istediklerin, senin önünde bile değiller. Sen patlayan lastiğine hava vurmaya çalışırken, onlar senin soluduğun havayı bile bitiriyor. Onları yağmur ıslatmıyor, kar üşütmüyor, çamur kirletmiyor. Senin yazacak öykün çok, onlarsa senin öykünü okuyarak keyifleniyor. Sen üzümü ekmeğe katık ederken, onlar senin üzümünden yapılmış şarabı içiyor. Sen kendini ifade bile edemezken, onlar senin sırtında yazdıkları açıklamaları okuyorlar. Sen narın tanelerinden biriyken, onlar narın sahibi..
İnsanlar neden başkalarının üzüntülerinden sevinç duyarlar? Eğer savaş halinde değilsen, eğer başkalarının yaşam alanı senin yaşam alanını yok etmiyorsa, yağmur aynı onun gibi senin de başına yağıyorsa, hatta yürüdüğün yollar bir çok kez aynı noktada kesişiyorsa; nedendir bu nefret, nedir kaybedip de bulamadıkların? Başkaları üzüldü, acı çekti, kaybetti; senin eline ne geçti? Başkalarının yaşadığı acılardan kendine bir yaşam katarı yapanların trenlerinin raydan çıkması kaçınılmazdır. Kimse kimsenin acıları üzerine bina oluşturamaz... Bu paragrafın tamamı kandırmaca mı acaba?
Bu dünya bir resim tablosu. Ve bu tabloda bir ana fikir ve ana olmayan bir çok fikirler var. Diğer her fikir ana fikri tamamlıyor. Tablonun bir çok röprodüksiyonu yapılmış. Ve herkes çakma olan bu tabloları görüyor. Yaptığın matematiksel hesaplamaların hepsi yanlış. Sen bir resim için gerekli olan oran ve orantıyı bilmiyorsun. Oysa ki bir ana tablo var ve maalesef sen ana tablonun kahramanı olduğunu sanarak figüranlık yapıyorsun. Umarım bir gün Galileo’nun ifade ettiği gibi sen de dünyanın döndüğünü ifade edebilirsin.. Dünya, senin ifadeni bekliyor…