• 0537 331 9315
  • ganitabordohaber@gmail.com
Ganita Haber - Kültür - Sanat - Spor Ganita Haber - Kültür - Sanat - Spor
  • HABER
  • KÜLTÜR & SANAT
  • YAZARLAR
  • SÖYLEŞİ
  • MİZAH
  • TURİZM
  • TARİH
  • SPOR
  • BELGESEL
  • İLETİŞİM
TRABZON VE ATATÜRK İLE TRABZONLULAR

TRABZON VE ATATÜRK İLE TRABZONLULAR

Ayhan PALA 16 Kasım 2025

Son günlerde Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e hakaret edenlerin gündem oluşturduğunu görüyoruz. Sakarya meydan muhaberesinde ve Samsun’da milli mücadelenin başladığı ilk günlerde Trabzon evlatları her zaman Atatürk’ün yanında olmuş ve yaptıkları kahramanlıklarla onun övgüsünü kazanmıştır.

Türk tarihine, sonsuza dek batmayacak bir güneş gibi doğan Mustafa Kemal Atatürk; “Beş sene önce ilk kez Samsun'a ayak bastığım zaman bana kalp gücü veren yurttaşlarımın ilk safında Trabzonluların bulunduğunu asla unutmayacağım.” diyerek, Anadolu tarihi ve coğrafyasında her zaman kendine özgü bir yeri ve önemi olan Trabzon ve Trabzonlular için söylediği özgü dolu sözleri sonsuza dek tarih sayfasına bir onur belgesi olarak kaydediyordu.

 Gazi Mustafa Kemal Atatürk, “Sakarya büyük kanlı savaşına üçüncü tümen ile yetişen Trabzon evlatlarının savaş alanında gösterdikleri öz verili çabaların kıymetli anısı, bilincimde sürekli kalacaktır. Bu yurtsever halka ve o kıymetli kahraman evlatla sahip bulunan bu değerli yurdumuzu; Ermenistan’a bağlı bir bölge veya Pontus krallığı yapma hayal ve istekleri ile tehditleri ne kadar korkunç bir girişimdi. Kuşkusuz bu korku sonsuza kadar hayal olmuştur.

Efendiler...

  Vatanın birliğini, özgürlük ve bağımsızlığını sağlayan ulusumuzu Cumhuriyet idaresine ulaştıran devrimlerimi; ekonomik bollukla mutluluğumuzu ve dünya uygarlığında kendimize yaraşan düzeye erişmemizi sağlayacaktır. Halkı zeki, üretken, girişimci ve çalışkan olan Trabzon’umuzu; kısa bir süre sonra ülkenin iç kesimlerine demiryolu ile bağlanmış, güzel bir rıhtım ve limana kavuşmuş olarak görmek en önde gelen dileğimdir. Trabzon; Türk camiasında Cumhuriyet’in zengin, sağlam ve duyarlı en önemli güven kaynaklarından biridir. Cumhuriyet’in bu niteliklere sahip bir kenti, hiç kuşkusuz bayındırlık ve gelişmeyi sağlamak için gerekli araçlara sahip olacaktır.

Sözlerimi bitirirken, saygıdeğer Trabzonlulara sevgi ve saygılarımla, gösterdikleri içten sevgi ve bağlılık gösterilerinden dolayı teşekkürlerimi sunmama aracılık etmenizi rica ederim.”

 Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk Trabzon’a 3 kez ziyaret gerçekleştirmiştir.

1. Ziyaret 15-17 Eylül 1924, Atatürk’ün Trabzon’a ilk gelişidir. Yeni Türkiye Cumhuriyetinin temellerinin atıldığı dönemdir. 16 Eylül 1924 tarihinde ziyaret ettiği tarihi Trabzon Lisesi Spor Yurdu defterine “Bedeni İdman, Fikri İdmanla Muvazi gitmelidir” sözünü yazmıştır. Atatürk köşkünde konakladı. Daha sonra bu köşk Atatürk’ün hatırasına müze olmuştur. Vasiyetini de burada yazmıştır.

2. Ziyaret 27-29 Kasım 1930-Bu geliş Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın kapanmasından hemen sonradır. Ülke siyaseti bu dönemde hareketlidir.

3. Ziyaret 10-12 Haziran 1937, Atatürk’ün Trabzon’a son ziyaretidir. Çiftliklerini millete bağışlama hareketidir. Modern Türkiye Cumhuriyeti ve aydınlanma dönemidir.

  Bu ziyaretlerinde Muhterem halkın gösterdiği muhabbetten çok memnunum sözü; Trabzon halkının her daim Atatürk’e olan muhabbetinin ve Atatürk’ün de Trabzon halkına olan muhabbetin belgesi olmuştur.

Çanakkale Savaşı’nda Şanlı Trabzon Lisesi öğrencileri 1916 yılından itibaren 3 yıl mezun vermediler. Mezuniyet defterine gittiler ama geri dönmediler yazılıyordu

Trabzon’un evlatları Atatürk’e bağlı, cumhuriyet değerlerine saygılı, milli değerleri koruyarak, her zaman sahip onun yolunda yürümeyi ilke edinmiştir.

Trabzon insanı; siyasi görüşü ne olursa olsun Atatürk’e saygılı ve bağlı, dini inançlarında hassas, bayrak, vatan sevgini her zaman önde tutan, milli marşımıza duyarlı her zaman gür bir sesle okuyan kadim bir millettir.

Bugün gelinen noktada bu değerlerimize saygısızlığı bir özgürlük olarak görüp yapılan saygısızlık asla kabul edilemez. Bu şanlı Trabzon tarihine ihanettir. Kaldı ki bunu yapanlarda asla Trabzonlu olamazlar.

TRABZONSPOR ALTYAPISI VE BAHİS

TRABZONSPOR ALTYAPISI VE BAHİS

Ayhan PALA 12 Kasım 2025

Türkiye’de Futbol bahis ve şike soruşturması ile dünyada büyük bir itibar kaybına neden olduğu gibi marka değerinin yok olmasına sebebiyet vermiştir.

Temiz eller operasyonunun futbolda yapılması gerçeği hep vardı. Ancak 2010-2011 yıllında başlamalıydı. Şayet o zaman şike adına doğru kararlar alınmış olsa idi bugün bu enkazın altında kimse kalmayacaktı.

Hukukta temel gerçek herkesin bir suçsuzluk karinesi vardır. Bunun lekelenmeden soruşturmaların yürütülmesi esas alınmalıdır. Suçlu ile suçsuzu ayırmak bu manada çok önemlidir.

Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk “ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim” derken sanki bugünleri görmüştür.

Kendine maçına bahis oynayan futbolcu, kendi yönettiği maça bahis oynayarak oyunun kaderini değiştiren hakem, teknik direktör, başkan, yönetici, menajer menfaatleri uğruna ahlaksız bir davranışla haram helal düşünmeden yaptıkları ile karaktersiz bir duruş ortaya koymuştur.

Kim suçlu ise bedelini ödemelidir. Ama kuru ile yaş birbirinden ayrılmalı, hepsi bir potada eritilmemelidir. Çünkü bu işin sonu kişilerde kalıcı hasarlar bırakacaktır.

Gelelim Trabzonspor’a! Daha sıcaklığı geçmeyen gurumuz U-19 takımızın geleceğinin yıldızı olarak gördüğümüz A takım kadrosunda bulunan, başka kulüplere satılan ya da kiralanan futbolcularımızın isimlerinin de bu işlere karışmış olmasına…

Aslında bu sistemin bedel ödetmesidir. Trabzon Lisesinde Spor Bölüm Başkanlığım zamanında 2003’te Çin’de Dünya şampiyonu olurken Ergin Keleş gol kralı oluyordu. 2005’te Danimarka’da dünya ikincisi olmuştuk. Daha sonra Okul Sporları Federasyon başkanlığım zamanında 2015’te Erdoğdu Lisesi Guatelama’da Yusuf Yazıcı’nın kaptanlığında dünya şampiyonu olmuştuk. Trabzon Spor Lisesini kurduğum zamanda bu futbolcular hayatım geçmişti. Bu futbolcuların hepsi de Trabzonspor alt yapısında yetişmişlerdi.

Futbolda alt yapı eğitimini sadece antrenman yaptırmayla düşünmek doğru bir yaklaşım değildir. Bir insanı alıyorsunuz onu iyi eğitimli, kültürlü, sosyal yönü gelişmiş, dil bilen, toplumla yaşama ve kurallara uyma kültürünü benimsemiş, ahlaki değerlere saygılı, her şey den önce Trabzonspor tarihi ve geçmişini özümsemiş olarak yetiştirilmesi esas alınmalıdır.

Eğitimli futbolcu yetiştirme adına Başkan Ertuğrul Doğan’ın attığı ve benimde protokolünü hazırladığım proje Trabzonspor’un geleceği adına çok kıymetlidir. Bugün gençlerin çok yönlü gelişimine katkı sağlayacaktır. Ancak onda da Pedagojik eğitimi almamış,  liyakatli bir geçmişi olmayan ellere teslim edilmemesi sebebiyle bu değerinde zaman içerisinde yok olup kaybolacağı açık bir gerçektir.

Tecrübenin en değerlisi onu deneyimlemeden kazanabilmektir. Görülen o ki bu gençlerimiz Trabzonspor adına acı bir tecrübe ortaya koymuştur. Tek suçlu da onlar değildir.

Çocuklarını bir gelir kapısı olarak gören onların futboldan elde edecekleri kazanımları bekleyen aileler, onların yetişmesinde eksik eğitim almalarına sebebiyet veren öğretmenler, kazanmayı temel kabul etmiş buna dayalı katkı veren antrenörler, başarıda fotoğrafta önde kendine yer bulan ama gençlerin evde ne yediğini bilmeyen yöneticiler, daha gelişimini tamamlamadan onlara ağır yük yükleyerek beklenti içerisine giren hatta kötü oyunlarında hakaret eden taraftarlar, o futbolcularında iyi bir insan olduğunu unutturan sosyal hayattaki insanlar, yalnız bu çocuklar suçlu değildir. Hepimiz suçluyuz.

Algı yaratarak kendi geçmişlerinde şike-bahis olaylarında aklanamayanlar Trabzonspor’a leke sürme yarışına girmişler. Onların unuttuğu bir gerçek var ki Trabzonspor çamur at izi kalsın, bir kulüp değildir. Bugün leke atmaya çalışanlar 2010-2011 kupasının lekesini hala silememişlerdir. O ki bunun adı bahis-şike soruşturmasıdır inandırıcılığı için 2010-2011’den başlatılmalıdır.

Teknolojik bağımlılığın artık bir hastalık olarak kabul edildiği ortamda elinde daha yürümeyi bilmeyen telefonla başlayan hayatta merakın insanların en büyük düşmanı olduğu bir dünyada kendilerinin tuzağına düştüğü birçok organize işler sürmeye devam edecek.

Önemli olan insanların yaptıkları işlerde buna alet olunmaması. Bu da kaliteli ve etik değerlere bağlı eğitimle öğrenilir. Kitap okuma alışkanlığın olmadığı yerde vaktini sadece telefonla geçirenlerin her gün istemedikleri bir duruma düşebileceği açık bir gerçek.

Trabzonspor alt yapıyı yeniden ele almalı,  dabıl-pas sistemlerinin bir şey kazandırmadığı da ortada. Geçen yıl Avrupa ikincisi U-19 takımının bu yıl kendi sahasında kaybettiği maçta kontrolü nasıl kaybedip kavga yapabilecek duruma geldiği araştırılmalıdır.

Bu soruşturmanın Başkan, yönetici, menajer ve teknik adamları da kapsayacak şekilde devam edecek olması önümüzdeki günlerde futboldan daha çok bahis-şike soruşturmasındaki isimleri konuşacağız.

Temiz eller operasyonunda suçu başkalarına atmak yerine insanlara kendi yaptığı yanlışlarda sorumluluğu almalıdır. Ahlakın futbolda hüküm süremediği yerlerde daha çok bu işlerle uğraşmaya devam ederiz.

TARAFTAR KOŞTU TRABZONSPOR COŞTU

TARAFTAR KOŞTU TRABZONSPOR COŞTU

Ayhan PALA 26 Ekim 2025

Tadı tuzu kalmamış Süper Lig’de Galatasaray’ın şampiyonluğunun bugünden kutladığı bir ortamda Türk futboluna Trabzonspor ilaç olmaya devam ediyor.

Trabzonspor yeniden yapılanma yılında yeni alınmış futbolcularla şampiyonluk yarışında bende varım diyerek haftaya Galatasaray maçına daha öz güvenle çıkacaktır.

Hafta içinde taraftarın takımını desteklemesi için çağrılar yapıldı. Hatta bilet fiyatlarında bile indirime gitti. Bu çağrılar karşılık buldu. Taraftar Akyazı Stadı’nı doldurdu. Bunun yansıması takım üzerinde olumlu etki yarattı.

Trabzonspor, Eyüpspor maçını alarak Galatasaray maçına kayıpsız çıkmak istiyordu. Müsabaka dengede bir oyunla başladı. Karşılıklı ataklar her iki takım içinde güzel futbol adına olumlu idi.

Her geçen gün oyun içindeki kalitesini geliştiren Agusto attığı golle perdeyi açtı. Eyüpspor’un bulduğu iki net gol pozisyonunda müthiş kurtarış yapan Onana hep kalesinde devleşirken hem de Uğurcan’ın tartışmalarına son noktayı koydu.

Bütün spor otoritelerinin gelecekte büyük bir yıldız olacağını söylediği Oulai orta saha da girdiği mücadelede yılmadan düşe kalka kazandığı topta yeteneklerini gösterircesine muhteşem gole imzasını attı. İlerleyen maçlarda onu zevkle izleyeceğimiz bir gerçek.

Muçi her ne kadar nerede görev verilirseler oynarım dese de oyun içerisinde pek başarılı olmadı. Yerine giren Bouchouari hâlâ kendini bulma gayreti içerisinde görüldü.

Aguston’un yerine giren Olaigbe geldiği günden beri çok verimli olduğu söylenemez. Trabzonspor için doğru bir transfer olup olmadığını zaman gösterecek.

Fatih Hoca’nın görünen o ki Sikan’la imtihanı bitmeyecek. Geçen yıl bir yıldız bir kurtarıcı olarak alınan ve 6 milyon Euro ödenen bir futbolcunun oyunun bitimine iki dakika kala oyuna koyulması kabul edilemez. Burada da iyi niyet aramak mümkün değildir. Sikan bu takımda en az değişiklik yapılan futbolcular kadar hatta daha fazla süre almayı hak ediyor.

Trabzonspor, Eyüpspor maçında ilk kez oyunu 90 dakikaya kadar yayarak güzel bir futbol ortaya koydu. Galatasaray’a ben geliyorum mesajını verdi.

Futbol Federasyonu bu maçın önemi ve kalitesini anlayarak ona göre hakemini, var hakemini atamalıdır. Maçtan sonra hakem hatalarının konuşulduğu bir maç yerine güzel futbolun konuşulduğu Türk futbolunun geleceği adına umut verdiği maç olmalıdır.

Trabzonspor çok pahalı futbolcularla şampiyon olunamayacağını doğru planlama istikrarlı adımlarla genç ve yetenekli futbolcularıyla mücadele edilebileceği gerçeği için Türk futbolu adına yaktığı bu ışık çok kıymetlidir. Bu ışık kirli ellerle söndürülmemelidir.

Sessiz ve Derinden

Sessiz ve Derinden

Ayhan PALA 23 Ekim 2025

Trabzonspor yeniden yapılanma yılında genç bir kadro ile zirve yarışına devam ediyor. 6 galibiyet 2 beraberlik 1 mağlubiyet son yılların en iyi puan ortalamasını yansıtıyor.

Çaykur Rizespor maçının ilk otuz dakikasına kadar ortaya konulan futbol umut verirken, geriden oyun kurma anlayışında Saviç’in geri pası ile yenilen gol bütün moralleri bozdu. Morali bozulan takıma bir kaygı eklenince geri kalan süre Çaykur Rizespor’a kalmış oldu.

Trabzonspor bugüne kadar oynadığı maçlarda bölüm bölüm iyi futbol ortaya koyarken oyun içerisinde bir anda kopmalar yaşayabilmektedir. Buda sonuç odaklı gergin ve stresi yüksek maçlarını taraftara yansıtmaktadır.

Sonuçta 3 puan her ne kadar haneye yazılmış olsa da bu futbol ile her maçın kazanılamayacağı açık bir gerçek. Top kaybı, isabetsiz pas yüzdesi, oyun içerisinde bloklar arasındaki kopukluklar, panik atak futbol tarzı, Trabzonspor’un çözüm üretmesi gereken problemlerin başında geliyor.

Agusto’nun akıl dolu sol ayak içi vuruşu, Onuachu’nun kendine has kafa vuruşu maçın güzel hareketlerindendi. Mustafa Eskihallaç’ın ve Okay’ın oyununda önceki maçlarına rağmen düşme olduğu görüldü. Oulari’de beklentiler yükselince ortaya koyduğu oyun kabul görmedi.

Fatih Hoca yaptığı beş değişiklik içerisinde kendi referans futbolcuları Muçi ve stres kırığından kurtulmuş görünen Bouchouarı’yı oyuna alırken nedense son iki maçta beş dakikalığına oyuna koyduğu bir gol atan bir penaltı yapan Sikan’ı oyuna almıyor. Trabzonspor’un yıldız diye yüksek transfer ücreti ödeyerek aldığı Sikan’ın yedek kalması onunda motivasyonunuolumsuz etkilemektedir.

Arif Boşluk oynadıkça kendini bulacaktır. Desteklenmeyi hak ediyor. Görünen o ki Fatih Hocanın takım içerisinde yaratmaya çalıştığı rekabetçi bir ortamda Viska ve Ozan bu gidişle takımda yer bulamayacaklardır.

Futbol centilmenlik kültürü içerisinde rekabetçi bir ortamda oynanmalıdır. Rakip seyircilerinde kendi takımlarının maçlarını rakip deplasmanda izleme hakları vardır. Yöneticilerin görevi bu konularda tedbir alarak izlenme hakkını kolaylaştırmaktır.

Çaykur Rizespor maçına önce rakip seyirci alınacağını söylemek buna uygun biletleri satmak sonrada seyirci kabul etmemek tam bir skandaldır.

Trabzonspor dün akşam sonuç odaklı futbolu ile aldığı 3 puan ile zirvedeki yerini sesiz ve sedasız korudu. Gelecek maçlarda bu kadar şanslı olmayabilir. Taraftarlarının sabırsız olduğu takım daha iyi futbolu hak ediyor.

TRABZON KÜLTÜR SANAT VE  SPOR ŞEHRİ Mİ?...

TRABZON KÜLTÜR SANAT VE SPOR ŞEHRİ Mİ?...

Ayhan PALA 06 May 2025

Dört bin yılın üstünde bir geçmişe sahip imparatorluk şehri Trabzon gerçekte kültür sanat ve spor şehri mi?

Doğu Rum imparatorluğunu yıkıp Fatih Sultan Mehmet ile fethedilip Osmanlı sancağı valiliğini Yavuz Sultan Selim yapmış, Kanuni Sultan Süleyman gibi tarihe mal olmuş bir padişahın doğduğu, Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal’in değer verip üç kez ziyaret ettiği, vasiyetini bu şehir de yazdığı, Samsun’da bir güneş gibi doğan Atatürk’ü ilk karşılayan ve korumalığını yapan insanların yaşadığı şehrin adıdır Trabzon.

Kültür, sanat ve spor bir kentin oksijen kaynağıdır. Kültür ve sanat ile ruhumuzu zenginleştirirken, sporla sağlıklı bir yaşamın temelini atarız. Bu toplumlar da yaşam da huzur ve mutluluk vardır.

Bu topraklarda nice sanatçı, sporcu kültür ve devlet adamı yetişmiştir. Dünyada üç tane opera binası olan birinin de Trabzon’da olduğu sanatın değer gördüğü, hatta her konuşmada dile getirilen her metre karesine bir sanatçı düşer denilen yerin adıdır Trabzon.

Kültür, sanat ve spor bu kentin insanlarının mayasında, dokusunda doğarken yer almaktadır. Bu değerleri taşıyan kentler dünya gelişmiş örnek gösterilen yerlerdir. Her bir sanatçısı, her bir sporcusu, her bir kültür adamı o kentin anlamını ifade eden tanıtımında, geçmişten gelecek yüzüdür. Peki biz bunu Trabzon’da ne kadar görebiliyoruz? Kendi değerlerimize ne kadar sahip çıkabiliyor, onları koruyabiliyoruz mu?

Spor tesisleşmesi konusunda Trabzon uluslararasında rekabet ettiği dünya ülkelerinin çok üstünde tesise sahiptir. Bu kentin bir avantajıdır. Ancak bu tesislerde en son ne zaman Uluslararası bir spor organizasyonu düzenlendi.

Dönemin Efsane Genel Müdürü Mehmet Atalay ile 2007 Karadeniz Oyunları, 2011 Eyof düzenlenmişken benim federasyon başkanlığımda 2014 Hentbol Dünya Şampiyonası 2016 Gymnasiade Trabzon’a kazandırılmış ve düzenlenmiştir. Aradan geçen 10 yıl boyunca düzenlenen hiçbir uluslararası organizasyon yoktur. Spor Şehri olabilmenin yolu Uluslararası spor organizasyonlarından geçmektedir.

Gelelim kültür ve sanat etkinliklerine! Trabzon’un yıkılan opera binasın yerine hala bu kente yakışan bir kültür merkezi kurulamamıştır. Tiyatrocular Hüseyin Kazaz Kültür Merkezinden kapı dışarı edilmiştir. Bu sanatçılar adına büyük bir yanlıştır.

Sanat kültür etkinlikleri dar salonlarda sergilenmek için sıra beklemektedir. Turizm kenti Trabzon’da turizme hizmet 12 ay hizmet edecek yabancıların gezebileceği sanat merkezlerin olmaması turizme ve kentin kültürel anlayışının yansımasına da büyük darbe vurmaktadır.

Oysaki kültür, sanat ve spor faaliyetleri bir kentin kalkınmasında rol oynadığı gibi sosyal hayatına da büyük katkılar sağlanmaktadır.

Eğer Trabzon bir kültür sanat ve spor kenti ise bunun gereğini yerine getireceksiniz. Kaldı ki bu tarihi bir sorumluluktur. Bu değerler ancak yaşamak ve yaşatılmakla hayat bulur.

Artık Trabzon, kültür, sanat ve spor kenti söylemleri yerine, yapılacak eylemlerle hak ettiği yere bu kenti taşımanın zamanıdır. O zaman Trabzon tarihi geçmişiyle geleceğini tamamlayan, anlamına kavuşan bir kent olur.

Sayfa 5 / 5

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
© 2025 Ganita Bordo Haber . Tüm Hakları Saklıdır. Pruva Media
Ganita Haber - Kültür - Sanat - Spor Ganita Haber - Kültür - Sanat - Spor
  • HABER
  • KÜLTÜR & SANAT
  • YAZARLAR
  • SÖYLEŞİ
  • MİZAH
  • TURİZM
  • TARİH
  • SPOR
  • BELGESEL
  • İLETİŞİM
  • 0537 331 9315
  • ganitabordohaber@gmail.com